Yalakalık İçimize İşlemiş

31 Ağustos 2008 Pazar

Umutla beklediğimiz Şampiyonlar Ligi kuraları çekildi. F.Bahçeyezehir zemberektakımlar düştü. Arsenal, Dinamo Kiev ve Porto... Hepsi de zaman zaman Avrupanın tozunu attılar. Bence; şanssız bir kura çektik. Ama aşırı derecede ümitli olanlar var. Dereyi görmeden paçayı sıvıyorlar. Rakip takımları adeta çantada keklikgibi görenler de var. Geçen yıl hepimiz yaşadık, izledik. F.Bahçe lig ikincisi oldu. İkinci kümeye düşmekte olan bazı takımlara yenildi. Bu yıl başka bir yıl... F.Bahçe ille de Şampiyonlar Ligi kupasını almaya şartlanmış. Bu yolda yönetim hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyor. Aragones ve Güiza gibi evrensel boyutta isim yapmış elemanları aldılar. Şimdi umut onlarda. Ne var ki mevsim başı G.Antep ve Partizan karşısında iyi futbol oynayamadılar. Şimdiden, umutları sarsılanlar oldu. Ama şöyle bir gerçek var ki: F.Bahçe bu yıl da geçen sezondan farklı bir görüntü ortaya koymuyor. Dileriz, toparlanırlar.

Eğri oturup doğru konuşalım. F.Bahçe yaptığı bunca transfer ve harcadığı milyon Avrolar karşılığında Şampiyonlar Ligi kupasını alacak gibi görünmüyor. Çünkü tekdüze futbol oynuyorlar. Başarıya giden yolda hiçbir değişiklik yapmıyorlar. Sadece arkalarında, büyük seyirci kitlesi var; bunlar F.Bahçe adına sonucu çok etkiliyor. Onlar için en büyük itici güç... Takım olarak da iyi oynamıyorlar. Her yıl olduğu gibi bu sezon da bazı kahramanlardan umut bekliyorlar. Avrupa takımlarını zaman zaman televizyondan izliyoruz ve oynadıkları futbolu kıskanıyoruz. Oysa, onlar da insan biz de... Hiç kimse futbolcu olarak dünyaya gelmedi. Ama bir eksiğimiz var... Düşünce farkı ve yönetim biçimi. Bugünkü futbolda Avrupanın büyük takımları zaman zaman sahada üçlü ya da dörtlü bloklar yapıyorlar. Bu bölgedeki futbolcular, birbirlerinin oyun karakterini çok iyi biliyor. Futbol lisanları ve düşünceleri birbirine çok yakın. Alışmışlar birbirlerine... Gözleri kapalı dahi olsa birbirlerine vermek istedikleri paslar yerini buluyor. Yani pas hatası yapmıyorlar. Bir de bize bakalım. Takımda, bizim yarattığımız hiçbir orijinalite olamıyor. Eskiden neysek aynı şekilde futbol oynuyoruz. Anadolu takımları da artık büyük kulüpler kadar futbol oynuyor. Antrenör olarak ülkemize kim gelirse gelsin Türk futboluna çağdaşlığı yayamıyor. Bunu başarsalar bütün takımlarda bu kadar çok sayıda antrenör silinip gider miydi?

F.Bahçenin G.Antep yenilgisi büyük olay oldu. Fatura futbolculara kesildi. Ama Partizan galibiyetinin baş mimarı olarak Aragones gösterildi. Oysa her iki maçta da futbol açısından bir değişiklik yoktu. Ama bizim halkımız çok ilginç. Daha dün bir, bugün iki... Aragonesi göklere çıkartıyorlar. Yalakalığımız, protoplazmamıza kadar işlemiş. Bu durum ilerleyen haftalarda değişir mi; bekleyip göreceğiz...