Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Hukuk Kullanarak Hukuku Yok Etmek...

15 Haziran 2017 Perşembe

Erdoğan’ın 1996’da yaptığı “Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz” açıklamasında belirtilen inilecek durağa geldiğimiz anlaşılıyor.
Hukukun kanun hükmünde kararnameler ile yerle bir edilmesi yetmezmiş gibi şaibeli ve kabul edilmesi tartışmalı halkoylaması ile dayatılan anayasa değişikliğinin çeşitli maddelerine serpiştirilmiş yeni kurallar, hukuksuzluğu perçinlemenin amaçlarını da yansıtıyor.

***

Anayasa değişikliğinin henüz iki maddesi yürürlüğe girmiş durumda. Onlar da Cumhurbaşkanı’nın parti üyesi olmasını ve Hâkimler Savcılar Kurulu’nu (HSK) yeniden belirlemesini sağlayan maddeler.
Öteki maddeler, erken seçim söz konusu olmazsa 3 Kasım 2019’da birlikte yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçim takviminin bu aşamasıyla ya da sonuçlanmasıyla yürürlüğe girecek.
Ama AKP ve MHP’nin ortak yapımı anayasa değişikliği kimi konularda yapılacak değişikliklerin zorlayıcı bir yaklaşımla yapılmasını öngörüyor.
Bunların başında da Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü geliyor.

***

İçtüzüğün, anayasayı değiştiren yasanın yayımlanmasını izleyen altı ay içinde değiştirilmesi yeni anayasanın emri!
İçtüzük, yeni değişikliğe uydurulursa yer alamayacak eski kuralların kimilerini anımsamaya çalışalım.
Birleşim ve oturumlarla ilgili toplantı ve karar sayıları 600 milletvekiline göre düzenlenecek. Komisyonların üye sayıları da buna göre belirlenecek.
Bakanlar Kurulu, TBMM’ye yasa tasarısı gönderemeyecek.
Bir bakan, başka bir bakan adına oy kullanamayacak.
TBMM’nin yasa hükmünde kararname çıkarması için yetki vermesi tarih olacak.
TBMM’nin bakanları tek tek ya da topluca denetleme yetkileri arasında sözlü soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yolları kalkacak.

***

Bu değişiklikleri yapmazsanız anayasanın bağlayıcı emri yerine getirilmemiş olacak.
Yaparsanız, anayasanın daha yürürlüğe girmemiş maddelerini İçtüzük yoluyla yaşama geçirmiş olacaksınız. Aynı ikilem Anayasa’ya Uyum Tasarısı’ndaki maddeler için de geçerli.
Uzun sözün kısası, hukuk kurallarını canınızın istediği ya da işinize geldiği gibi düzenlemeye kalkarsanız olacağı budur.
Bizlere de hukuksuzluğu sergileyerek direnme görevi düşer...