Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Gazeteciyi Kim Öldürdü?

17 Haziran 2017 Cumartesi

Haluk Şahin, 43 yıllık meslek yaşamında gazeteciliği hem kuramsal hem de eylemli olarak başarıyla uygulamış, seçkin bir meslektaşımızdır.
Gazetecilikle ilgili kitaplarına “Babıâli’de Cinayet/Gazeteciyi Kim Öldürdü” adını verdiğiyle bir yenisini ekledi.
Gazeteciliğin nereden nereye geldiğini roman türüyle, kişileri soyutlaştırıp yaptıklarını somutlaştırarak anlatıyor.

***

AKP’nin uygulamaya soktuğu “düşman hukuku” yaklaşımı, kontrol altında tuttuğu yayın organlarını da etkileyerek gazetecileri ve yayın organlarını da kendi aralarında bile düşman kardeşlere dönüştürdü.
Çıkar çatışması ve kazandıklarını koruma içgüdüsü tetikçileri de birbirine düşürmüş durumda. Bir anlamda kendi ayaklarına da tetik çekmeye başladılar.

***

Oysa gençliğimizde böyle değildi. Size Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 1975- 1976 yıllarına ilişkin çalışma raporundan bir belge sunmak istiyorum.
O yıllar bir yandan kaba kuvvet yanlılarının öte yandan siyasetçilerin basına kurşunlu, sözlü saldırıların artmaya başladığı bir süreç.
Cemiyet yönetim kurulunun çağrısı üzerine meslek örgütü yöneticileri ve yayın organları temsilcileri 24 Ocak 1977’de bir araya gelip bir bildiri yayımlamışlar.
İşte o bildiriden kimi bölümler:
Yasadışı saldırılar bugün basın özgürlüğünün özüne kadar uzanmıştır, basın mensuplarına, gazete idarehanelerine, basım evlerine, gazete satıcılarına ve hatta okurlara kadar yöneltilen saldırılar vahim bir durum almıştır. Bu saldırılar yalnız basın özgürlüğünü değil fakat basının yaptığı ve yüklendiği görevin mahiyeti itibariyle aynı zamanda hür demokratik rejime, dolayısıyla halkımızın huzur ve mutluluğuna yönelik niteliktedir. Güvenlik kuvvetlerinin vatandaşa yönelik saldırılarla beraber, basın kuruluş ve mensuplarına karşı yasadışı eylemleri kesinlikle önlemeye, suçluları yakalayıp adalete teslim edici tedbirler almaya davet ediyoruz.
Basına yapılan saldırılar bugüne kadar daha çok sorumsuz kişi ve gruplardan gelirken, Parlamentoda bazı üyelerin basına ve basın mensuplarına en ağır kelimelerle saldırmalarını üzüntü ile karşıladığımızı, bu suçlamaları reddettiğimizi, kullanılan kelimelerle belirtilen niteliklerin sahiplerine ait olmaktan öteye gidemeyeceğini.....

***

Geldik bildirinin imzacılarına.
Türk Basını’nı bugünlere getirenlerin yüzleri kızarmadan okuyacaklarını biliyorum.
Çünkü meslek dayanışmasını, demokrasiyi birlikte savunmayı yansıtan çıkar çatışmasının başlamadığı süreci vurgulayan önemli bir kanıt.
Hayali cihan değer” dedikleri bu olsa gerek...
Akşam - Bayrak - B. Anadolu - Cumhuriyet - Dünya - Günaydın - Güneş - Hergün - Hürriyet - HHA - İstiklal - İstanbul - Milliyet - Millet - Orta Doğu - O. Yenigün - Sabah - Son Havadis - THA - Tercüman - Politika - Türkiye - Tünaydın - Vatan - Y. Asya - A.A. - Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası - (Türkiye) Gazeteciler Cemiyeti - Türkiye Gazeteciler Sendikası - Ülkücü Gazeteciler Cemiyeti.

***

Enis Berberoğlu kararı, aslında AKP için verilmiş vahim bir karardır.

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Enis Berberoğlu, Haluk Şahin