Köşe Yazısı

A+ A-

Trump’la eski kâbusa uyanmak

Paylaş
instela'da paylaş
04 Ağustos 2017 Cuma

ABD Başkanı Donald Trump’lı dönemde uluslararası ilişkilerle alakadar zevat olarak hepimizin ‘beyni döndü’. Istırap dolu altı ay içinde, neyi nasıl anlayacağımızı şaşırdık. Boşuna kendisini ‘Çılgın Donald’ diye anmıyoruz. Tabii ki mevzu Trump’ın bizatihi kendisi değil. Ergin Yıldızoğlu hocanın bu haftaki yazılarında isabetle kaleme aldığı üzere, bunlar ‘Amerika’nın asli unsurunu oluşturduğu hegemonyanın dağılış sürecinin’ tezahürleri. Trump’ın varlığı ‘sebepten’ ziyade ‘sonuç’. Amerikan müesses nizamı içerisindeki büyük kapışma Trump’la birlikte daha görünür sadece. Mevzu Trump’ın bunları yönetme/ yönetememe biçimiyle de alakalı. Elbette aynı şekilde ‘fırsatlar’ sunmakta. Ancak bu hegemonyanın kolayca yitip gitmesini beklemek saflık olacakken, ABD’de devreye sokulan beş tehdit formülasyonu (Rusya, Çin, İran, Kuzey Kore ve terörizm) eski kâbusları canlandıracak cinsten.

***

Trump, kampanyası boyunca Rusya ile iyi ilişkiler salık verdi. Yemin edip göreve başlamadan Hillary Clinton’a sandıkta taktığı çelmeyi hazmedemeyenler tarafından başına ‘Rusyagate’ sarıldı. Pulitzer ödüllü efsane gazeteci Seymour Hersh’e bakarsak bu bizzat ‘CIA operasyonu’. Bilemiyoruz. Vardığı aşama, geçen hafta Kongre’nin ‘Amerika’nın Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası’ oldu. Trump da onaylamak durumunda kaldı. Baş hedeflerden birisi Rusya. Yani Trump artık ağzıyla kuş tutsa Kongre’den onay alıp Rusya Federasyonu’na yönelik Obama’dan kalma yaptırımları kaldıramaz. Ne ekonomik olanlarını ne de diplomatik yaptırımları... ABD’nin Suriye ve Ukrayna’daki ‘mecburi’ işbirliğini Trump’ın hanesine yazıp alttan alan Moskova için artık muhtemelen işler değişecek.

***

Ortadoğu’ya yansılamalar aynı. Neoliberal küresel nizamın ‘Arap isyanları’ ile siyasal İslamcılardan ‘liberal demokrat’ çıkarma hayalleri çöktüğünden beri Amerikan hegemonyası sallantıda. ABD’nin tutunabildiği tek yer Suriye’nin kuzeyi ve Kürtler. Onların da akıbeti meçhul. Trump da aciz bir tablo çiziyor. Suriye’de ‘geri çekilme’ sürecindeler.
En son CIA’nın rejim değişikliğini hedefleyen cihatçı gruplara eğit-donat programına son verildi. Ürdün sınırındaki ‘Yeni Suriye Ordusu’ fiyaskosunun ardından rivayet o ki bu gruplardan destek çekiliyor.
En son ironiktir ki yıllardır Rusya, İran ve Suriye üzerinde tepinirken görmezden geldikleri İdlib’deki ‘El Kaide emirliğini’ keşfettiler! ABD’nin özel temsilcisi Michail Ratney, “Suriye’nin kuzeyi tarihinin en büyük trajedilerinden birine sahne oluyor” buyurdu. Çarpıcı biçimde “İdlib’de ortaya çıkacak ağır sonuçların sorumlusunun (Heyet Tahrir üş Şam’ın lideri) El Colani ve çetesi olduğunu herkes bilmelidir” dedi. İsim değiştirmenin işe yaramayacağını ekledi. HTŞ dediğimiz malum Nusra Cephesi, daha önce isim değiştirdiğinde ABD medyası ve ‘think tankland’i tarafından ‘ılımlı’ sunumuna malzeme çıkmıştı. Şimdi işler değişti. IŞİD özel temsilcisi Brett McGurk boşuna İdlib için Türkiye’yi dolaylı olarak itham edecek şekilde “11 Eylül’den bu yana El Kaide’nin en büyük güvenli limanı haline geldi” demedi.
Hegemonya iflasının bu ikiyüzlü tezahürlerine bakıp ‘Günaydın’ demek yetmez elbette.

***

Bu hal ve gidişat içinde Trump gözüne yıllardır El Kaide ve IŞİD ile hakikaten savaşan İran’ı kestiriyor. CIA’nın İran operasyonlarının başına şahin Michael D’andrea getirilmişti. ABD medyasında ekim ayı itibarıyla İran’la dünya güçleri arasında Temmuz 2015’te imzalanmış nükleer anlaşmanın gömüleceğini okuyoruz. İran’ın anlaşmaya uyduğu iki kez onaylanmışken, rivayet o ki, Trump ekibinden İran’ı ‘ihlalci’ gösterecek seçenekler istemiş.
Elbette bu çok taraflı bir anlaşma, üzerinde BMGK’nin 2231 sayılı kararı, onayı var. İşin içinde hem Rusya hem İran’a yeni yaptırımlardan rahatsız AB var. İran dediğimiz Rusya ile Çin’in Avrasya stratejisindeki ‘kesişeni’.
Etrafını Pentagon’dan askerlerle çeviren Trump, Cumhuriyetçi Parti içindeki neoconlar yahut Körfez’deki Vahhabi Selefi monarşilerle işbirliği ile nereye kadar top çevirebilecek? Umarım bu ‘hegemonya çöküşünün’ Armageddonvari tezahürlerini görmeyiz.

Tümü Ceyda Karan - Son yazıları

Trump’ın ‘şer ekseni’ 22 Eylül 2017 Cum
Katalonya ve kendi kaderini tayin 20 Eylül 2017 Çar
IKBY’nin bağımsızlığı 15 Eylül 2017 Cum

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ergin Yıldızoğlu