Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Yalandan Kim Ölmüş ki?

3 Eylül 2008 Çarşamba

Zafer Bayramı kutlamaları ile ilgili haber ve görüntüler arasında, televizyonlara yansıyan kısa bir İçişleri Bakanlığı açıklaması.

Açıklamada, Bakanlık müfettişlerinin zabıta dayağı olayı ile ilgili olarak kovuşturma başlattığı bildiriliyor.

Soruşturmaya konu olan olayın işlenme tarihi 14 Ağustos Perşembe gününe rastlıyor. Olayın geçtiği yer ise başkent Ankaranın gözde ilçesi Keçiören.

O akşamki haber bültenlerinde Keçiören Belediyesi A takımı adı verilen gözü dönmüş bir kaba kuvvet ekibinin, ellerindeki kalın sopalarla Başbakan Erdoğanın ikametgâhına 500 metre mesafedeki bir büfenin işleticisine nasıl saldırdığını ve Metin Şahin adındaki büfecinin nasıl dövdüğünü görmek mümkün.

Tabii, Erdoğanın o çok sevdiği ve sık kullandığı deyim ile gözleri var, görmezler türünden kimselerden değil iseniz.

Devletin Gözleri Ve Kulakları \t Ne Âlemde?

Ama öyle anlaşılıyor ki, devletin üstelik başkentteki gözleri, aynı yerdeki bu dayak olayını görmek, dahası duymak da istemiyor... Ta ki, ABDnin Ankara Büyükelçiliği adına Başkâtip Jeffi Colins, bu vahşet olayı hakkında bilgi toplamaya kalkışıncaya kadar.

Daha doğrusu, o bilgi toplama işlemi başladıktan ve öylelikle bizim medyamızın belirli kesiminde konu hak ettiği büyüklükte ele alındıktan 16 gün sonra, yurttaşlarının güvenliğinden birinci derecede sorumlu olan makam harekete geçebiliyor.

Unutmadan ekleyelim. İçişleri Bakanlığının, Keçiören olayı hakkında soruşturma başlattığını açıklaması, CHPnin Bakan hakkında TBMMde bir Meclis soruşturması açılması için girişimde bulunmasının da sonrasında gerçekleşiyor.

Aynı bakanlığın, alkol konusunda son derecede duyarlı olduğu saklanamaz hale gelen muhafazakâr AKP iktidarı döneminde, sorunu hangi ölçütlerle ele aldığını da bilmeyenimiz yok.

İstanbul bile

Medyamızın belirli kesimi, AKP yönetimindeki belediyelerin, o arada dünyanın kültür başkenti olarak adlandırılmaya aday İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de içki konusunda nasıl ortodoks ölçütler uygulamak için fırsat kolladığını sergiliyor. O sergileme ile ilgili haberlere karşın ne ilgili belediyeler, ne de İçişleri Bakanlığının bu haberleri yalanlamaya kalktığını ya da ilgililer için soruşturma yaptığını gören, bilen yok.

Çünkü öyle bir girişimi yok büyüklü küçüklü iktidar organlarının ve de onlar tarafından yönetilen kamu kurumlarının.

Ama Başbakanın, üstelik Genelkurmay Başkanlığında Zafer Bayramı nedeni ile verilen resepsiyonda, Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı ile yaptığı bir söyleşide medyanın duyup haber yapmasını sağlamak amacıyla hiç kimsenin bardağında ve tabağında ne olduğu konusunda herhangi bir davranışı bulunmadığınıüçüncü kişilere vermek istediği sözde bir güvence de var.

Erdoğanın bu açıklamasını okuyunca, birileri gerçeği söylemiyor. Ama onlar kim mi diyeceğiz.

Yoksa çevremizde her gün bir yenisi eklenen bu görüntülü haberlere, kırmızı çizgili haritalara, bizzat her birimizin karşılaştığı yasaklara bakarak Başbakanın gerçekleri söylemediğine mi hükmedeceğiz?

Faks: 0 216 302 82 08

E-Posta: [email protected]

Tümü Orhan Birgit - Son yazıları

Doğukan’ın Gözyaşları 9 Ocak 2013 Çar
Anlayan Varsa Beri Gelsin 8 Ocak 2013 Sal
Şehit İki Pilotun Elleri Yakanızdadır! 4 Ocak 2013 Cum