Köşe Yazısı

A+ A-

Özgür kıskandı mı adaşının ülkesini?

07 Eylül 2017 Perşembe

Ağustos ayındaki başkanlık seçimleri yüksek mahkemece iptal edilen Afrika ülkesi Kenya 1887 yılında bir İngiliz şirketi tarafından Araplardan kiralanmış ve o tarihten itibaren 1963 yılına kadar tam bir İngiliz sömürgesi olarak yaşamış.
Ülkenin yabancı boyunduruktan kurtulmasında başrolü oynayan Jomo Kenyatta 1964’te ilk cumhurbaşkanı da olmuş.
Baba Kenyatta, oğluna Uhuru adını koymuş. Uhuru, Svahili dilinde özgür demek olduğuna göre Jomo Kenyatta’nın oğlu, Uğur Mumcu’nun oğlunun adaşı oluyor.
Bizim Özgür’ün adaşı olan Uhuru 2013 yılında, ülkenin en genç Cumhurbaşkanı olarak sandıktan çıkıp başa geçmiş.
Kenya, 45 milyonluk tipik bir Afrika ülkesi. Etnik farklılıklar ve bağnazlıklar diğer komşularına göre daha az. Ama yine de geniş çapta ölümlere neden olan siyasi çatışmalar eksik olmuyor. Nitekim ağustos ayında yapılan seçimlerden sonra patlak veren çatışmalarda 24 kişi yaşamını kaybetmiş. 2007 yılında patlak veren olaylarda ise 1200 kişi ölmüş.

***

2013 yılında yapılan seçimleri kazanarak, başkanlık koltuğuna oturan Uhuru Kenyatta bir yandan ülkenin en genç başkanı olmuş kişisi unvanını taşırken öte yandan ülkenin en büyük servet sahiplerinden biri olarak da biliniyor.
Yani Kenya tipik Afrika ülkelerinin kronik hastalıklarının bir bölümünü bağrında taşıyor. Şiddet, nepotizm, yolsuzluk gibi olaylara sıkça rastlanıyor.
Sandığa gidildiği sırada iktidarda olan ve başlangıçta yüksek seçim kurulu tarafından oylamanın galibi ilan edilen Uhuru Kenyatta’nın kazandığı ilan edilen seçimler yüksek, mahkeme tarafından oylamada yolsuzluk gerekçesiyle iptal edildi. Yüksek mahkemenin altı yargıcından dördü, sonuçları tutanaklarca desteklenmeyen seçimlerin anayasa ve yasalara uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle iptal kararı lehine oy kullandı.
Kararın ilan edilmesi üzerine devlet televizyonunda konuşan Uhuru Kenyatta, bizlere yabancı gelmeyen bir ifade ile “5-6 kişi 45 milyon insanın iradesini değiştiremez, ama 6 kişi insanların iradesini değiştirmiştir” diyerek, yüksek mahkemeyi halkın iradesini yıkmakla suçlarken yine de ölçüyü kaçırmayan tavrını açıklamıştır:
- Bu karara katılmıyorum. Ama saygı da gösteriyorum.
Sonra da eklemiştir:
- Seçimden sonra geri döneceğiz ve yargı konusunu yeniden değerlendireceğiz.
Görüldüğü gibi Uhuru Kenyatta ile yargı arasında çok tehlikeli bir gerginlik var.

***

Ama bu gerginliğe karşın, işler demokrasinin temel ilkeleriyle uyumlu yürüyor.
Yüksek yargı, yürütmenin egemeninin karşısında boyun eğmiyor, sandık tutanaklarıyla kanıtlanmayan seçim sonuçlarını anayasa ve yasalara uygun görmeyince iptal edebiliyor.
Kenya Yüksek Mahkemesi’nin kara derili yargıçları bağımsızlık sınavından alınlarının akıyla çıkıyorlar.
Ve yürütmenin başı da, yüksek yargıyı eleştirmekle birlikte, normal olanı ilan ediyor:
- Karara katılmıyorum, ama saygı gösteriyorum.
Kenya’daki seçimler ile igili olarak, Özgür Mumcu dün Kenyatta’nın kampanyasında çalışan Cambridge Analytica ile uluslararası bağlantıları ve kullandığı psikometrik yöntemleri de anlatan çok ilginç bir yazı yazdı, atladıysanız, mutlaka dönüp okuyun derim.
Ben söz konusu yazıyı okurken hukukçu yazar Uğur Mumcu’nun yine hukukçu yazar olan oğlu Özgür Mumcu’nun, adaşı Özgür Kenyatta’nın ülkesinin yargı bağımsızlığını ve her şeye rağmen yürütmenin yargı kararlarına saygısını acaba kıskanmış mıdır, diye düşünmeden edemedim.
Bana sorarsanız ne kadar kıskansa yeridir.
Baksanıza, o Kenya kiralama yoluyla İngiliz sömürgesi haline geldiğinde bizim “bağımsız İmparatorluğumuzun(!)” bugünkü Danıştay’a denk gelen Şûrayı Devlet’i 24 yaşını doldurmuştu.
Geçen zaman içinde onlar nereden nereye gelmişler, biz nereden nereye gitmişiz...

Etiketler:

adaş, uhuru, kenyatta, jomo, kıskan, kenya

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Özgür Mumcu, Uğur Mumcu