Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

İnsandan Robot Yapsınlar da Görelim...

16 Eylül 2017 Cumartesi

Kapı yoldaşım Hakan Kara ve Teknoloji sayfamızın hazırlayıcısı arkadaşımız Necdet Çalışkan ile görüş birliğine varmamız birkaç nedenden ötürü zor gibi görünüyor.
Napolyon’un savaşın neden kaybedildiğini sorduğu komutandan “Birincisi barut bitti” yanıtını aldığında “Yeter. Ötekileri söyleme” tepkisine benzeyen bir durum var.
Ben de “Ben gazeteciliğe başladığımda Türkiye’de daha tükenmez kalem yoktu” dersem, arkadaşlarımla aramızdaki farkı anlayacağınıza inanıyorum.
Dünyada yılın konusu, ki arkadaşlarım da yakından izliyorlar, robotlar ve yapay zekâ.
Kimi metallerden imal edilen robotlar, kendilerine yüklenen yapay zekâ ile istenileni yapıyorlar.
Geçenlerde televizyonda, ünlü bir orkestranın konserinin bir bölümüne şeflik yapan robotu izledik.
Gençlerimizin uluslararası yarışmalarda ödül kazandığını öğrenerek mutlu olduk. Seks robotlarının partnerlerini öldürebileceğini okuduk ama korkmadık.
Arkadaşlarımızın verdikleri bilgiler genelde benim yorumumla nal topladığımızı gösteriyor ama Türkiye’nin başarısı ile baş edebilecek bir ülke olmadığını düşünüyorum.
Çünkü onlar kimi metalleri kullanarak robot yapıyorlar, bizde ise robotlar insandan imal ediliyor. Hem de her iş alanı ve meslekte!
Gazeteciler var, yargıçlar var, savcılar var, komutanlar var, politikacılar var, dinbazlar var. Yani varoğlu var...

***

Atatürk’ün öğretim birliğini gerçekleştirirkenki düşüncelerini ve konuşmalarını kimi bilim insanları şöyle yansıtıyor.
Aydınlarımız milletimizi en mesut millet yapalım der. Başka milletlerde nasıl olmuşsa onu da öyle yapalım der. Lakin düşünmeliyiz ki böyle bir nazariye hiçbir devirde muvaffak olmuş değildir. Bir millet için saadet olan şey, diğer millet için felaket olabilir. Aynı sebep ve şartlar birini mesut ettiği halde diğerini bedbaht edebilir. Onun için millete gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü ilminden, buluşlarından, ilerlemelerinden yararlanalım. Lakin unutmayalım ki, asıl temeli kendi içimizden çıkarmak zorundayız.
Atatürk’ün öğretmenlerden istediği de şudur:
Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller (kuşaklar) ister.”

***

Atatürk’ün, çalışma arkadaşlarıyla gerçekleştirmeye çalıştığı geniş yelpazeye dağılmış isteklerini, bugünkü dinbazların öncüllerinin “Aynı tornadan çıkmış insanlar yetiştiriliyor” diye karşı çıktığını biliyoruz.
AKP iktidarının eğitim üzerine kurguladığı planların Türkiye’yi getirdiği durum ise ortada.
Eleştirilerinin dik âlâsını uygulamaya geçirdiler. Düşüncesi, anlama yetisi ve iyilikten huzur, kötülükten azap duyma yetisi olan kuşaklar yerine düşünmeme, sorgulamama, güç sahibinin isteklerine koşulsuz uyma yetisi olan kuşaklar yetiştirme sürecine geçildi.
Mezardan naaş çıkartanlara, şortlu hanımları tekmeleyenlere, kendilerine aykırı gelenlere palayla, tekme tokatla saldıranlara, Atatürk heykel ve büstlerini parçalamaya çalışanlara niye şaşırıyoruz ki...
Yoksa bugünler görece daha iyi günlerimiz mi?