Köşe Yazısı

A+ A-

Ensarcı eğitime dava

04 Kasım 2017 Cumartesi

Milli Eğitim Bakanlığı, geçen aylarda imzaladığı birer protokolle yetki ve görevlerinin birçoğunu, Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti ile Birlik Vakfı’na devretmişti.
Yürekli bir öğrenci velisi, Danıştay’a başvurarak bu protokollerin iptali ve yürütmelerinin durdurulmasını istedi. Dava dilekçelerinde, “din ve değerler eğitimi”ni benimseyen bu kuruluşların milli eğitim sistemine dahil edilmesinin hangi hukuksal metinlere aykırı olduğu şöyle özetlendi:
“Protokol özellikle anayasanın ‘Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi’ başlıklı 42. maddesinde yer alan, ‘Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz’ hükmü ile ‘İnkılap kanunlarının korunması’ başlıklı 174. maddesinde yer alan 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu’nda kabul edilen öğretim birliğine, karma eğitime, eğitimde laikleşme ve çağdaşlaşmaya (milli kültüre dayalı, demokratik ve bilimsel) aykırı bulunmaktadır.”
Dilekçenin anlamı çok açık:
Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki Ensarcılar, imzaladıkları protokolle Türkiye Cumhuriyeti’nin “laik hukuk devleti olma” niteliğini ortadan kaldırıyorlar.Tıpkı FETÖ’cüler gibi.
 
Muhtar nikâhı kimin önerisi?
Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, “imamlara nikâh yetkisi” tanıyan yasaya, “muhtarlara da nikâh yetkisi verelim” önerisi ile sözüm ona muhalefet etmişti!
Emekli Mülkiye Başmüfettişi Mahmut Esen, “muhtarlara nikâh yetkisi” önerisini AKP’nin 2014’te İç Güvenlik Yasa Paketi ile TBMM’ye getirildiğini anımsattı.
Konuya ilişkin Meclis Komisyon ve genel kurul tutanaklarını inceledik:
AKP, daha önce çıkardığı büyükşehir belediyelerini genişleten yasa ile 18 bin 167 köyü mahalle haline getirmişti. Oysa köylerde nikâh yetkisi, köy muhtarlarına aitti. Köyler mahalle olunca, köydeki nikâh uygulaması ortadan kalkmıştı.
AKP yaptığı yanlışı kapatmak amacıyla 2014’te hazırladığı tasarı ile mahalle muhtarlarına da nikâh yetkisi tanımak istedi. Dahası, Saray’daki AKP’li, muhtarları külliyesine çağırıp “nikâh yetkisi” müjdesi verdi.
İçişleri Komisyonu’nda, CHP’li milletvekillerinin de (Ali Serindağ, Ahmet Toptaş, Tanju Özcan,Ali Sarıbaş, Celal Dinçer, Ali Haydar Öner) verdiği bir önerge üzerine bu madde tasarıdan çıkarıldı.
Anlayacağınız, “imam nikâhı” dayatmasına karşı Kemal Kılıçdaroğlu yönetimince yürütülen sözde muhalefetin “muhtar nikâhı” önerisi, aslında AKP’nin...
Aynı öneriyi, iki yıl önce kabul etmeyen de CHP...
CHP’nin bugün getirildiği hal, 1945 sonrası Köy Enstitülerini tasfiye edip imam hatip yetiştirme kursları açan, her türlü karşı devrim dalgasına kapılan CHP’ye çok benziyor.
 
Şaşkın
Peşmergelerin püskürtülmesi, aşiret reisi Mesud Barzani’yi çok şaşırtmış, “ABD buna neden sessiz kaldı” diye soruyor. Dünya egemenlerinin oyuncağı olmak Barzani ailesinin geleneğinde var.
Baba Mustafa Barzani hayattayken, önce Sovyetler’e sığınmış, ardından MOSSAD’dan yardım almış, sonra CIA ile işbirliği yapmış, ardından da ABD’de ölmüştü.
Oğul Mesud Barzani de babasının yolunda ilerlerken “bağımsızlık” ilan ettiğini sandı.
Ketenpereye geldi. Şimdi şaşkın.

Tümü Işık Kansu - Son yazıları

Bunlar gidici… Ya geliciler? 18 Kasım 2017 Cmt
Talas Medresesi 11 Kasım 2017 Cmt
Ensarcı eğitime dava 4 Kasım 2017 Cmt