Köşe Yazısı

A+ A-

Bir İzmir masalı...

06 Kasım 2017 Pazartesi

İzmir, herkesin kalbindeki şehir…
Dağlarında çiçekler açan, Mustafa Kemal Paşa’dan vazgeçmeyen şehir…
O şehir ki, düşmanın ayak basmasıyla Kurtuluş Savaşı’nın başladığı, düşmanın denize dökülmesiyle de Kurtuluş Savaşı’nın bittiği şehir.
Şehir böyle de, stat ve zemini bu kente göre değildi.
Yerden atılan paslarda top zıplayarak gider mi, bu statta gidiyordu.
Demek ki bu kente verilmiş bir nevi “ceza” vardı…
Beşiktaşlılar için “Hakem Hüseyin Göçek, aman dur çökek”! endişesi vardı.
Takımlar arasında bir puan fark vardı ve maç sonucu her iki ekip için de önemliydi.
Maç başladığında Göztepe’nin Beşiktaş üstüne gelmesi ve yarattığı tehlikeler bu kadar puanı boşuna toplamadıklarını gösteriyordu. Beşiktaş defansının arkasına sarkmanın dışında pas yaparak yarattıkları tehlikeler ilk yarı için oldukça fazlaydı.
Ancak, tecrübeli Beşiktaş neredeyse ilk ciddi atağında golü buldu. Geçen hafta Negredo’nun gol vuruşunun adı “Darbeli Kafa” ise, bu “Duble Darbeli Kafa” vuruşuydu.
Göztepe’nin “top oynama” yani, futbol oynama “gol bulma” arzusu ikinci yarı da devam ederken Beşiktaş’ın 2. golü geldi. Bilindiği gibi Türkiye’de bazı teknik adamların en büyük taktiği “Top oynatmama taktiğidir!”. Göztepe öyle oynamadı. Çıktı ve futbol oymaya çalıştı. Oynatmamaya çalışmadı.
Cenk’le 3. golü bulmasına rağmen “Teslim olmadı” Beşiktaş’a Göztepe..
Bu Göztepe’nin tek şeye ihtiyacı vardı. Yüzde yüz zemini güzel olan daha güzel bir stat.
“Teslim olmadı” derken ofsayttan olsa golü de buldu Göztepe.
E normaldi tabii, ne de olsa “Hakem Hüseyin Göçek, aman dur çökek”!
Beşiktaşlılar penaltıya penaltı der!
Atiba’nın elle çekmesi penaltıydı. Talisca’nın da Göztepeliler tarafından düşürülmesi penaltıydı.
3-1 öndeyken bile Beşiktaşlılar için “Bıyık yeme” dakikalarıydı.
Talisca’nın pasını Cenk 4. gol olarak yapsaydı “Bıyık yeme” dakikaları bitecekti.
Şenol Hoca da Talisca yerine Necip’i oyuna alarak skoru koruma hamlesi yaptı.
Beşiktaş’ın penaltısını vermeyen Hüseyin Göçek durduk yere Göztepeli oyuncuya kırmızı verdi. Bu haksız bir karttı.
Kırmızı kartla birlikte “Sen misin İzmir’e maça gitmeyen” diyen yayıncı kuruluşun TV yayını gitti. Son anlarda ise pozisyonlar “kaçan kaçanaydı” resmen..
Beşiktaş tecrübesiyle maçı alırken, gerçekten de bu Göztepe’nin ve İzmir’in tek şeye ihtiyacı vardı. Zemini güzel olan daha güzel bir stat! Çok takımın canını yakarlar.
İşte o zaman da, iki gözüm önüme aksın ki,
‘Ben Kemal, Mustafa Kemal..’ olur arkadaş..

Tümü Orhan Can - Son yazıları

Bir İzmir masalı... 6 Kasım 2017 Pzt
Pişman ölmek 2 Kasım 2017 Per
Beşiktaş’ı vurdular! 24 Ekim 2017 Sal