Köşe Yazısı

A+ A-

‘Gelenekçi-liberal’lerin 3 saptırması ve 4 darbesi-13

09 Kasım 2017 Perşembe

Osmanlı’dan bu yana, yukardan aşağı doğru yapılan reformlarla toplumu çağdaşlaştırma çabalarına karşı çıkan, bilinçlenmemiş ve özgürleşmemiş kalabalıkların din ve milliyet değerlerini istismar eden “Gelenekçi-Liberal” cephe, aslında büyük çelişkileri içinde barındıran bir aldatmacalar ve sivil darbeler zinciri üzerine kuruludur.
1) Liberallikleri aldatmacadır:
Toplumu Din/Tarım döneminde tutmak istedikleri için, siyasal, kültürel ve ekonomik atılım yapmak isteyen yöneticilerin denetimindeki devlete karşı “Liberallik” adı altında direnirler.
Devlet eliyle toplumun çağdaşlaştırılmasına karşı olduklarından, “Devlet-Halk” veya “Devlet-Millet” karşıtlığı üzerine, sureta halktan veya milletten yana görünüp sözde “Liberal” sloganlar geliştirirler.
Oysa asla “Liberal” değildirler; iktidara geldikleri anda despotlaşırlar.
2) Gelenekçilikleri saptırmadır:
“Geleneklerimiz”, “Milli ve yerel değerlerimiz” gibi nitelemelerle, aslında mezhepçilik yaparlar.
3) Demokratlıkları aldatmacadır:
Temel hak ve özgürlükleri sadece kendileri için ister ve savunurlar.
“Milli İrade” kavramını, sadece kendileri gibi düşünenler için, başkalarının temel hak ve özgürlüklerini yok sayarak kullanırlar.
İfade özgürlüğüne, muhalefet özgürlüğüne, medya özgürlüğüne, yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin ayrılığına, evrensel hukuka ve bağımsız adalet mekanizmasına inanmazlar.

***

Bu saptırmaları yapan “Gelenekçi- Liberaller”, iktidara geldiklerinde de, Demokratik Rejime karşı 4 sivil darbe gerçekleştirmişlerdir:
1) Demokrat Parti’nin 27 Nisan 1960 Tahkikat Encümeni Darbesi:
Bu ilk sivil darbe ile Demokrat Parti, milletvekillerinden 15 kişilik bir “Encümen” kurmuştur. Bu Encümen’in kararları temyiz edilemez. Sivil ve asker mahkemelerin, savcı ve yargıç yetkileri ile donatılmıştır. Görevi muhalefetin rejim aleyhtarı faaliyetlerini tahkik etmektir.
Anayasaya açıkça aykırı olan bu sivil darbe ne yazık ki, 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesini tetiklemiş; bu müdahale sonunda yapılan özgürlükçü 1961 Anayasası ise, kendisine tepki olarak, Toprak Ağaları/Sermaye/Emperyalizm/ Ordu ittifakının 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbelerine yol açmıştır.
2) 12 Eylül 2010 Anayasa Halkoylaması darbesi:
Yargı bağımsızlığına son verilmiş ve adalet mekanizması siyasal iktidara bağlanarak, Demokratik Rejim, en önemli güvencesinden yoksun bırakılmıştır.
3) 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi ve buna dayalı olarak 20 Temmuz OHAL darbesi.
Temel hak ve özgürlükler sınırlanmış ve kısıtlanmıştır.
4) 16 Nisan 2017 Halkoylaması Darbesi.
“Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” Anayasası askıya alınmış, Parlamenter Demokrasi yerine Tek Adam yönetimini ikame eden, tutarsız, çelişkili, garip bir ucube sistem uygulamaya konulmuştur.

***

DİREN CUMHURİYET...
DİREN DEMOKRATİK, LAİK VE SOSYAL HUKUK DEVLETİ!

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Kuramsal tartışmalara bir reklam arası 23 Kasım 2017 Per
Marx, Weber, Marcuse ve Atatürk - 15/2 21 Kasım 2017 Sal
İdeolojik değişme modeli-15 Weber ve Marx 12 Kasım 2017 Paz