‘Çizginin söze ihtiyacı yok’

28 Kasım 2017 Salı

Çınar Şahenk bir “mimar-karikatürist”. Ancak bunun tersi daha doğru: Çınar Şahenk bir “karikatürist - mimar”. Bugüne dek karikatürlerini içeren dört kitabı yayımlandı. Ayrıca yine karikatürlerinden oluşan 10 kişisel sergi de açıldı. Aralık ayının ilk haftasında Çınar Şahenk’in Paris’te yeni bir karikatür sergisi açılıyor. Mimarlar da, karikatüristler de mesleklerini “çizgi” ile anlatıyorlar. Kendisi de bir mimar olan Profesör Mete Tapan, Çınar Şahenk ile Cumhuriyet için karikatür sanatı üstüne bir söyleşi yaptı.

- Karikatür sizin için ne ifade ediyor? Neden karikatür?

“Karikatür parantezi” içindeki çizgiler sözcüklerin bir defada söyleyebileceklerinden çok daha fazlasını dile getirebilirler. Birkaç çizgi, çoğu kez, sayfalar dolusu yazının anlatabileceğini misliyle anlatır insana.

Özünde sembolik bir anlatımdır bizim burada görmek istediğimiz karikatür; insanı sembolleri yorumlayarak düşünmeye zorlar ve böylece çizerin anlatmak istediği konunun yelpazesini genişletir.

İşte, o zaman insan çizgilerin ruhuna inebilir ve kâğıt üzerinde görünenlerden çok daha fazlasını görebilir. Yani, karikatür çizgileri gayet güçlü birer “dolaylı anlatım” aracıdır ya da öyle olmalıdırlar !

“Neden karikatür?” mü? “Neden karikatür?” sorusunun cevabı, neden resim, neden heykel, neden edebiyat, neden müzik sorularının cevabı ile aynıdır. İnsanın düşünceleri vardır, duyguları vardır, itirazları, reaksiyonları ve söylemek istedikleri vardır. Duyuru aracıdır karikatür diğer sanat dalları gibi...

Karikatür kısa ve çabuk yoldan, yalın çizgilerle, anlatır anlatmak istediğini. Buradaki çizgiler, kırıcı bir saldırganlıktan uzak, ince bir ironi perdesinin ardına gizlenip, evrensel sisteme ve doğal olana aykırı giden çelişkilere, yanlışlara, düşüncelere ve eylemlere el uzatır, dil uzatır... Hem tebessüm ettirir (güldürür demiyorum) hem de düşündürür.

- Mimarlıkla karikatür sanatı arasında bir ilişkiden söz edilebilir mi?

Her ikisinin de “çizgi” dilini kullanır olmasına karşın, doğrudan bir ilişkinin var olduğunu düşünmüyorum. Her mimar nasıl aynı zamanda bir karikatürist değil ise, her karikatüristin de aynı zamanda bir mimar olduğundan söz edilemez. Belki, “mimarca” düşünerek, analiz ve senteze ulaşma bilgi ve yeteneğinin, karikatür çizerliğine bir katkısının olduğundan söz edilebilir.

Bu konu açılmışken, yalın çizgilerin ustası, hatta ustaların ustası olan, Romanya doğumlu Amerikalı bir “duayen” karikatüristi, bir karikatür dehasını anmak isterim : Saul Steinberg (1914 – 1999). Steinberg bir mimar idi.

- Günümüz karikatür sanatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu, tabii çok kapsamlı bir soru. Kanımca, karikatürün ruhunu yok edip bambaşka bir platforma oturtan ve kabul edilemez mertebesindeki uygulamaların yanında karikatürün ruhunu ve felsefesini yaşatan uygulamalar da var. Sözünü ettiğim ilk uygulamaların kendi felsefeleri olmadığı gibi onlar “karikatür kavramının” felsefesine de aykırı düşmekteler.

- Size göre başarılı karikatür nedir?

Bu soruyu, izninizle, “başarılı karikatür nasıl olmalıdır?” diye anlamak ve cevaplamak isterim. Karikatürün dili çizgidir. Çizgi kalabalık ögelerden arınmış ve düz bir yalınlığa ulaşmış olmalıdır. Örneğin, sözlü bir anlatımda, baş vurulan “lâf kalabalığı” anlatılanı anlaşılmaz kıldığı gibi anlatılanın altının boş olduğunu da ortaya koyar. İşte çizgi diliyle anlatım da böyle bir şeydir. Karikatürün yazıdan, yani, sözcüklerden ve tümcelerden destek alması söz konusu olmamalıdır. Çizimde olabilecek bir, iki kelime çizgilerin ayrılmaz bir parçası, yani, bir anlamda çizginin kendisi olabiliyorsa ancak kabul edilebilir... Bir diğer deyişle, sözcük burada çizgi haline dönüşmüştür. Karikatürde “alt yazılar”, patlıcan burunlu insanların ağzından çıkan “söz baloncukları” çizerin can simidi olmamalıdır. Böylesi bir karikatürde, çizginin üzerini kapatın ve yazıyı okuyun. Yazı size bir şeyler söylüyor ise, demek ki resim gereksizdir. Yazıyı kapatıp resme bakın şimdi de. Resim bir başına bir şeyler anlatamıyorsa, demek ki “alt yazılar” veya “söz baloncukları” koltuk değneği olarak kullanılmıştır. Çizginin koltuk değneklerine gereksinimi olmamalıdır. Bir de, bunların dışında, karikatür kısıtlı yerel kültürel kodların dışına çıkabilir olmalıdır. Evrensel dili ile “evrensel insandan” yana bir duruş ortaya koymalıdır. Burada, bence bir istisna olarak keskin kılıcı ve sivri iğnesi ile “politik karikatürü” görebiliriz.

- Sizce karikatür sanatına en yakın sanat hangisidir?

Resim mi diyelim?.. Ancak, herhangi bir sanat dalının diğerleri ile akrabalık derecesi hangi ölçüde ise, “karikatür sanatının” diğer sanat dalları ile akrabalığı aynı ölçüdedir. Gözü, kaşı, ağzı, burnu diğer sanat dalları ile benzer olmasa bile, “karikatür sanatı” genlerinde sanat kavramının ölçütlerini taşır.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları