Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Siz ölülerinizi sayarsınız, onlar paralarını sayar

01 Aralık 2017 Cuma

İstediğiniz kadar Oscar töreni izler gibi saati saatine izleyin o davayı.
Orada telaffuz edilen rakamları siz de telaffuz edin.
Ve “Vay anasını” deyin.
“Bu sefer tongaya bastılar” deyin.
“Bir daha asla seçim kazanamazlar” diye düşünün.
“Foyaları ortaya çıktı” diye sevinin.
Hiçbir işe yaramayacak.
Asıl ortaya çıkması gereken gerçek yine es geçilecek.
Şimdi derin bir nefes alın ve düşünün.
Amerika’da görülen bu mahkeme aslen neyi deşifre etmiştir?
Ortada dönen paraların ve ilişkilerin ve hukuksuzlukların pornografisini bir an unutun.
Onun yerine Amerika’nın yoksullarını düşün.
İran’ın yoksullarını düşünün.
Türkiye’nin yoksullarını düşünün.
Tüm dünyanın yoksulluğunu düşünün.
İnsanın aslen neden yoksun bırakıldığını düşünün.
Bir de savaşları düşünün.
Devletlerin ve şirketlerin arasında çıkan savaşları.
Ambargoları, anlaşmaları, bozuşmaları, pazarlıkları düşünün.
Bu devletlerin ve şirketlerin bir olup neyi paylaşamadıklarını düşünün.
Aralarındaki kirli ilişkileri ve bu kirli ilişkiler için neleri feda ettiklerini düşünün.
İran’a koyulan karanlık ambargonun ve o ambargoyu delip karanlık ticarete devam eden ülkelerin arasındaki bağı kuran karanlık aracıların foyalarıyla birlikte ortaya dökülenlere bakın...
Ve savaş zengini ne demek... Bir zahmet onu düşünün.
Ve hemen üzerine, savaş ne demek onu düşünün.
İnsanlığın kendine bu hukukla ve bu devletle ve bu ticaretle reva gördüğü sistemin bedelini neden hiç sorgulamadığını düşünün.
Tüm devletlerin yeraltında yürüttüğü ilişkiler;
Ve insanların yeryüzünde mahkûm edildiği hayatlar...
Bunlar arasında bağ kurmanızı engelleyen ne?
Onu da düşünün.
Göreceksiniz;
Karanlık iktidarları ve etrafı sularla çevrili paraları onaylayan bir sistemi ilmik ilmik ören Tanrı değil, bizzat sizsiniz.
İtiraz etmediğiniz, kolayca ikna olduğunuz ve hatta gönülden parçası olduğunuz sisteme şu anda muazzam bir otopsi yapılıyor.
Bütün iç organları dışarıda.
Siz o otopsiye gözlerinizi fal taşı gibi açmış bakıyorsunuz ama yine görmeniz gerekeni değil görmenizi istediklerini görüyorsunuz.
Kendinizi bu güçler savaşında tuttuğunuz tarafla tarif etmeye zorlandığınızı fark etmiyorsunuz.
Çünkü sistemin balını emenler iyi biliyorlar;
İktidarların parayla nasıl oynadığına ve bu oyunun nelere mal olduğuna isyan edemeyecek kadar ehlileşen kalbiniz ancak yıkılan heykeller, devrilen tahtlar, akan kanlar karşısında hızlı atacak.
Bu arada yeni heykellerin dikilmesi, yeni tahtların kurulması, yeni savaşların kurgulanması kılınızı kıpırdatmayacak.
Dünya bugüne kadar yığınla alınıp satılan vatan gördü.
Birini daha görürse kör olmayacak, kendinden utanmayacak, tersine dönmeyecek.
Tüm geri kalmış ülkelerde halk paraya tapar.
Onun kendisinin mi başkasının mı olduğuna aldırmaz.
Ve tüm geri kalmış ülkelerde halk kahramanlara çabuk kanar.
Onların karanlık mı yoksa aydınlık mı olduğuna bakmaz.

***

Siz tüm bunları yine düşünmeyin...
Ama fırsat bu fırsat şu sert gerçeği iyi düşünün:
Savaş çıkar...
Siz ölülerinizi sayarsınız.
Onlar paralarını sayar.

Tümü Mine Söğüt - Son yazıları

Kıyametinizi burada mı kopartırsınız? Paket mi yapalım? 14 Eylül 2018 Cum
‘Peki şimdi nereye?’ 12 Eylül 2018 Çar
Bugün eylülün kaçı? 7 Eylül 2018 Cum