‘İnanç Yayınları Fuarı’ Neden Olmasın?

09 Temmuz 2014 Çarşamba

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) her yıl ramazan ayında İstanbul’da ve Ankara’da kitap fuarları düzenliyor. Bir ramazan etkinliği olarak başlayan fuarlar zamanla kalıcılaştı, 33. yılına erişti. Ankara’da Kocatepe Camisi’nde 2010 yılına kadar da İstanbul’da Sultanahmet Camisi avlusunda eşzamanlı olarak yapılıyordu fuarlar. “İstanbul 2010 Kültür Başkenti” etkinlikleri kapsamında Beyazıt Meydanı’na taşındı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’ndan alınan destekle yaptırılan ve destek oranının büyüklüğü ile tartışmalar yaratan çadırda gerçekleştirilmeye başladı. TOBB’nin fuarlar listesinde resmi adı “Kitap ve Kültür Fuarı” olmasına rağmen “Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı” adı kullanılıyor. Yasal olarak mümkün mü bilmiyorum ama “Türkiye” dediğinizde o fuarın “uluslararası” nitelikte olması, kapsayıcı olması gerek. Oysa TDV’nin yaklaşımı çok sınırlayıcı ve seçici. Esas olarak dini yayın yapan yayınevlerine stant veriyorlar. Ama sadece belli bir anlayışta İslami yayın yapanlara yer var. Örneğin Hıristiyanlıkla ya da Musevilikle ilgili yayın yapan yayınevleri yok. Bahaileri ya da Budistleri hiç aramayın. İslamiyet denilince de yine bir seçme var. Alevilikle ilgili yayın yapan yayınevlerine baştan beri yer yok. Bu sene bir adım daha atarak önceki yıllarda fuara katılan Boğaziçi, Muştu, Yakamoz, İrfan, Babıali Kültür, Zaman Kitap’ın aralarında yer aldığı 20 yayınevine yer vermemişler. Fuar yönetimi alan darlığını gerekçe göstermiş ama fuar alanının daraldığına dair bir bilgi yok. Çadır aynı çadır. Zaten 20 yayınevine yer vermezken 30’a yakın yeni yayınevine ve kitap yayını olmayan Yeni Şafak ve Star gazetelerine de stant verilmiş (bkz. Zaman, 29.06.2014).
Fuara alınmayan yayıncılar 28 Şubat döneminde de Risalei Nur yayımlayan yayınevlerinin fuara alınmadığını, bu yıl da o döneme benzer bir uygulama yapıldığını söylüyorlar. Risalei Nur kitaplarının yeni basımları için bandrol verilmeyerek yayınlarının engellendiğini göz önüne alırsak Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Özavşar’ın “Herhalde yaşanan süreçle alakalıdır” sözü tavrı tam olarak ifade ediyor. Hükümette kim varsa onun siyasi görüşüne göre davranıyorlar. Tüm dinlere, dini anlayışlara aynı eşitlikte hizmet vermeleri gerekirken sadece dönemin hükümetinin onaylayacağı yayınevlerini fuara alıyorlar.
Bu yıl fuar İBB Kültür AŞ işbirliğiyle düzenlenmiş. Eskader ve Basın Yayın Birliği de destek vermişler. Fuar hakkında bilgi alabileceğiniz bir web sitesi yok. Fuarı düzenleyen Vakıf Fuarcılık’ın vakiffuarcilik.com.tr’deki web sitesi yayında değil. Kültür AŞ’nin kultursanat. org adresli web sitesinde ve Basın Yayın Birliği sitesinde sadece fuarın açıldığı haberi var. Eskader’in sitesinde fuarda yapılacak imza günlerinin bazıları ve derneğin düzenlediği ramazan sohbetlerinin programı var. Fuarla ilgili bilgileri medyada yer alan haberlerden edinebiliyoruz. 173 stantta 180 yayınevi katılıyormuş. Fuara kabul edilen yayınevlerinin hangileri olduğunu, kültürel etkinlik olarak ne yapılacağını ancak fuara gidenler öğrenebilecek.
Açılış konuşmalarında fuarın ramazanın ruhuna uygun bir yapıda olduğu belirtilmiş. Fuarda sergilenen kitaplarda ağırlığın başta Kuran, mealler ve tefsirler olmak üzere dini eserlerde olduğu görülüyor. Mehmet Emin Özavşar 1983’te dini yayınlar fuarı ismiyle başlayan fuarın 28 Şubat ortamında ismini değiştirmek durumunda kaldığını ve önümüzdeki yıl yeni bir isim, yeni bir içerik, yeni bir ufukla yoluna devam edebileceğini söylemiş. Ben yayıncılığın türlerine özel fuarlar yapılmasında yarar görüyorum. Böylece okur o türde yapılmış yayınlara tamamına daha kolay ulaşabilir. Bu fuara da “İnanç Yayınları Fuarı” adını öneriyorum. Tabii tüm dinleri, dini inançları kapsayacak, yer verecek, siyasi gelişmelere göre tavır ve isim değiştirmeyecek bir anlayışla yapılması koşuluyla.  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Ara Güler Müzesi 5 Eylül 2018

Günün Köşe Yazıları