Köşe Yazısı

A+ A-

Anlamadığı her şeyi soran robotun akıbeti

09 Şubat 2018 Cuma

İnternet yayınlarına getirilmek üzereolan RTÜK denetiminin haberinin verildiği saatlerde herkesin telefonuna aynı mesaj düşüyordu.
Güvenli İnternet Gününüz kutlu olsun!”
Ve yine aynı saatlerde Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun düzenlediği Güvenli İnternet Günü programı sırasında bir robot sık sık araya girip Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın konuşmasını kesiyordu.
Nihayetinde Bakan tatlı tatlı sinirlendi.
“Robotu kim kontrol ediyorsa gereğini yapsın lütfen” dedi.
Robot anında susturuldu.
Yeniden formatlandı.
Ve ertesi gün çıktı, kameralar karşısında bakandan özür diledi...
Robotun sorumlusu “Bu hep böyle söz keser mi?” diye soran muhabire, “Anlamadığı her şeyi sorar” diye cevap verdi.
Hayatı kolaylaştırmak için tasarlanan, insanların duygularını bile anlayabilecek bir programla donatılan, her konuda karşılıklı konuşabilecek bir yapay zekâya sahip olan bir robot...
Anlamadığı her şeyi soracak...
Hiçbir iktidar buna tahammül edemez.
Anlamadığı şeyleri soran bir robot, toplumun içinde öyle elini kolunu sallayarak gezemez.
Bugün anlamadığını soran, yarın çıkar her şeyi sorar.
Düne kadar işbirliği yaptığınız Fethulah Gülenle ne oldu da birden düşman kesildiniz” deyiverir.
Hani Kürt sorununu çözmek üzereydiniz, hepsini terörist sivil ayırmadan kucaklıyordunuz, sonra ne oldu da birden çark ettiniz” diye çemkirir.
Amerika’nın ağzının içine bakıyordunuz neden birden en azılı Amerikan karşıtı oluverdiniz” diye laf eder.
Bir dediğiniz diğer dediğinizi tutmuyor, hiçbir şeyin hesabını da vermiyorsunuz, bu nasıl çirkin bir siyaset!” diye çıkışır.
O zaman iktidar ne yapar?
Tabii ki hiç acımaz, onu son vidalarına kadar söker.
Yeniden programlatıp kendisine biat ettirir.
Bundan sonraki tüm robot yazılımlarınaRTÜK denetimi getirir.
Yine baş edemezse o robotu, örgüt üyesi olmamakla beraber örgüte yardım ve yataklık yapmaktan tutuklatır.
Doğru Silivri’ye gönderir.
ByLock kullanmış mı kullanmamış mı diye bir türlü gelemeyen bilirkişi raporları ister.
Bu arada ha bire yeni tanıklar çağırır.
O tanıklara robot olmak nedir, tane tane anlattırır.
O mahkemelerde robotluğun kitabı yeniden yazılır.
Robot gerçekten bir robot mudur yoksa casus mudur?
Kimler için çalışmaktadır, neden anlamadığı her şeyi sormaktadır?.
Onu kimler formatlamaktadır?
İktidarın formatına neden bir türlü uymamaktadır?
Robot kaçma olasılığı olmadığını, anlamadığı şeyleri sormak yüzünden tutuklanıp yargılanmasının anlamını anlamadığını, bu işi robotluğunun gereği olarak yaptığını ve kimselerden emir almadan bir başına düşünebilecek ve soru sorabilecek donanıma sahip olduğunu hâkime defalarca tane tane anlatır.
İster ki hâkim de anlamadığı bir şey varsa sorsun.
Sora sora Bağdat bulunsun.
Ama hâkim, robotluğun asıl vazifesinin anlamadığı şeyleri sormak olduğunu umursamaz.
Robot savunmasını yaparken haddini aşıyor, bak hâlâ anlamadığı şeyleri soruyor” diye dava üstüne dava açar.
Durmadan anlamadığı şeyleri soran robotu yeri gelir salondan atar.
Çünkü...
Hâkimi kim formatladıysa iyi formatlamıştır, yazılımını soru sormamak ve sadece emredileni yapmak üzerine planlamıştır.
Böylece hâkim de işini yaparken gerçek bir robota bin basmıştır.

Tümü Mine Söğüt - Son yazıları

İstismar sanatı 23 Şubat 2018 Cum
Sen susarsan çocuk da susar 21 Şubat 2018 Çar
Baba tarafından faşist bir Türk; Anne tarafından kalleş bir Kürt... 16 Şubat 2018 Cum

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Arslan