Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Hayatın baharı ve iktidarın sonbaharı

06 Nisan 2018 Cuma

İnsanın hayatında, iktidarın bir parçası ya da kurbanı olmadan önce onu sorgulamak için kullanabileceği çok kısa bir süre vardır.
Çocukluktan hemen sonra, yetişkinlikten hemen önce...
Gençlikte.
Sadece gençlikte görülebilecek gerçekler ve sorulabilecek sorular çok kıymetli;
Sisteme karşı yükselecek itirazlar çok değerlidir.
İmam hatipli çocukların öncelikli bir iktidar olarak önlerine çıkarılan inancı;
Boğaziçili çocukların da tepelerinde balyoz gibi sallanan faşizmi sorgulaması aslında aynı kıymetli kaynaktan beslenen ortak bir enerji.
Dine inançlarını yitirmeye başlayan, deizme yani sadece Tanrı inancına yönelmeyi tercih eden imam hatipli çocuklar...
Ve iktidarın baskıları karşısında susmayan, ideallerini dile getirmekten korkmayan Boğaziçili çocuklar...
Büyüdüklerinde ve bu ülkenin birlikte yaşayan, çalışan yetişkinleri olduklarında geçmişlerindeki ortak bir zulmün yarasını paylaşacaklar.
Şu an bu ülkedeki iktidar, dışladığı çocuklara onları tutuklayarak, tehdit ederek alenen kasıtlı bir kötülük yapıyor.
Ama sahip çıktığı ve dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek için avucuna aldığı çocuklara da kötülük yapıyor.
Gücünü her açıdan o kadar hoyrat ve hesapsız kullanıyor ki kendi kuyusunu kazıyor.
Gençler, ister dualarla büyüsünler ister sloganlarla...
Henüz kirlenmemiş bir algıyla gerçekleri yetişkinlerden daha iyi görürler.
Ve kendi çağlarının adına yeryüzüne yeni sorular getiriler.
Bu soruları cevaplayamayan otoriteler, eninde sonunda iktidardan düşerler.
Cumhuriyet’in hatası da buydu.
Yeni nesillerle doğru ilişki kurmayı beceremedi.
Koca ülke, nesiller arasında yaşanan kopukluğun açtığı boşluğa bakımsız ağaç gibi eğildi.
Şimdiki iktidar da aynı hatayı yapıyor.
Bir yandan imam hatiplere hapsettiği, beynini yıkamaya yeltendiği bir nesli neferi zannederek gaflete düşüyor.
Diğer yandan muhalif gençleri tehditlerle yıldırabileceğini sanıyor.
Birbirlerinden farklı olsalar da her türlü iktidarı sorgulayan...
Ve baskılara rağmen kendi sorularını sorup, kendi cevaplarını bulmaya çalışan gençlerden öğrenilmesi gereken en önemli şey merak ve cesaretin kıymetidir.
Onlara bakın...
Ve korkulara kapılmadan, inancınızı kaybetmeden, yılmadan, sinmeden önceki...
Gençken yaşadığınız hayatı hatırlayın.
İtirazlarınızı ve itirazlarınıza olan güveni hatırlayın.
Meraklarınızı ve sorularınızı hatırlayın.
Kandığınız şeyler karşınıza çıkmadan ve kendinize olan inancınız kaybolmadan önceki o kıymetli ve kısa zamanı hatırlayın.
Aldığınız ama çoğunu uygulayamadığınız keskin kararları hatırlayın.
Bir de geldiğiniz noktaya bakın.
Çocukların sizin yaptığınız hataları yapmasını istemiyorsanız...
Onların cesaretini desteklemelisiniz.
Kendi korkularınızı onlara aktarmadan....
Kendi yargılarınızı onlara aşılamadan...
Bırakın içlerinde ya da dışlarında devrimler yapsınlar.
Baskıcı tüm sistemlere dirensinler.
Kendi dünyalarını kursunlar ki...
Hem kendilerini kurtarsınlar...
Hem de sizi kurtarsınlar.

Tümü Mine Söğüt - Son yazıları

Yazarları hapiste olan ülkede... 16 Kasım 2018 Cum
9’u 5 geçe siz neredeydiniz? 14 Kasım 2018 Çar
Silah ahlaka zararlıdır 9 Kasım 2018 Cum