Ayşe Yıldırım

Hollanda’nın uyarmasına gerek yoktu

12 Nisan 2018 Perşembe

Hollanda, Türkiye, Rusya, Çin ve İran’a gidecek şirket yöneticilerini ve bürokratlarını uyarmış; bu ülkelere giderken sadece içi boş akıllı telefonlarınızı ve dizüstü bilgisayarlarınızı götürün.
Hatta uyarının devamında da “Yanınıza ‘temiz’ bir telefon ve dizüstü bilgisayarı alın” demeyi de ihmal etmemişler.
Basının eski “amiral gemisi” şimdinin havuz medyası da bunu “garip uyarı” diye vermiş.
Ne var bunda? Zaten yurtdışında yaşayan Türkiyeliler bunu nice zamandır biliyor.
Uzun süredir yurtdışında yaşayan Türkiye kökenliler ülkeye gelirken ya cep telefonlarını yanına almıyor ya da akıllı olmayan ucuz bir sıfır telefon alıp gelmeyi tercih ediyor.
Nedenini sanırım duymuşsunuzdur.
İşte birkaç yaşanmış hikâye.
Yurtdışında yaşayan genç bir mühendis. Akraba ziyareti için Türkiye’ye geliyor. Uçaktan inen yolcularla birlikte pasaport polisine doğru ilerliyor. Bir anda havaalanı polisi önlerini kesiyor. Onun da aralarında olduğu dört-beş kişiyi durduruyor. Pasaport ve cep telefonlarını alıyor. Bekleyin diyorlar. Onlar da bekliyor. İki buçuk saat sonra dönüyor polis. Anlaşılan cep telefonlarında ve GBT’lerinde bir şey bulamamışlar ki yolcuları bırakıyorlar.
Başka bir hikâye.
Bir gazeteci yurtdışında yaşayan Türkiye asıllı bir arkadaşını arıyor. Telefon kapalı. Üst üste birkaç gün daha arıyor. Telefon yine kapalı. Bu kez bir mesaj atıyor. Aradan iki hafta geçtikten sonra arkadaşı arıyor; kusura bakma Türkiye’ye gitmiştim ve cep telefonumu yanımda götürmemiştim.
Bir tane daha.
Yine yurtdışından Türkiye’ye gitmeyi göze alan biri. Ne olur ne olmaz diye akıllı telefonunu yanında götürmüyor. Birçok arkadaşının yaptığı gibi gidip android olmayan ucuz bir cep telefonu alıyor. Havaalanında onun da cep telefonunu alıyor polis. Ama o da ne? Bu cep telefonunda ne Twitter, ne Facebook, ne WhatsApp var.
Kimbilir bu kaçıncı vaka ki polis kızıyor; beni mi kandırıyorsun, bu senin gerçek telefonun değil.
Cep telefonundan kurtaran ülkeye giriş yapıyor, ama maazallah beğenilmeyen bir paylaşımı yakalanan ise gerisin geri geldiği ülkeye gönderiliyor.
Onun için Hollanda’nın uyarısına gerek yoktu. Kaldı ki garip falan da değil. İnsanlar artık ürkerek geldikleri Türkiye’de daha havaalanında cep telefonlarının didiklenmesinden yıldılar.
Kimbilir belki Hollanda’nın ticari görünen uyarısının altında da bu yatıyordur.

***

‘Türkler bu paraları ödeyemez’
Avro ve dolar Türk parası karşısında rekor üzerine rekor kırıyor. Dolar borcu olanlar, dolarla kredi alan şirketler büyük panikte. Döviz arttıkça her şeyin fiyatı yükseliyor. 80 milyon insan neredeyse nefesini tutmuş dövizdeki bu artışın nerede duracağını bekliyor merakla. (Aslında TL’deki düşüşün)
Ancak sadece onlar değil, bugünlerde çok gergin bir süreç yaşadığımız komşumuz Yunanistan’ın turizm işletmecileri de Türkiye’dekilere benzer bir panik havasında.
Küçük bir Yunan adasında turizm işletmeleri olan Yunanlı bir turizmciyle sohbet ediyoruz. Türkiye’den gelen turistlerden çok memnun olduklarını anlatıyor. “Bu kez onlar için farklı bir konsept hazırlıyoruz” diyor ve anlatmaya devam ediyor:
Bu zamana kadar villalarımızı, apart otellerimizi kiraya veriyorduk. Ama artık odalarımızı küçültüyoruz. Beş lira olmuş bir Avro. Türkler artık bu paraları ödeyemez. Odaları küçültüp fiyatları da ona göre belirleyeceğiz ki ödeyebilsinler.”  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Son bir soru ve veda 13 Eylül 2018
Siyasal yangın 30 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları