Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Son Dakika Haberleri En Kanlı, Kirli Oyunları Geçti...

19 Temmuz 2014 Cumartesi

Gecenin bir yarısından sonra haber akışında yükselen sesle uyanınca, karanlıkta gördüğüm ışıklı topların ilk çağrıştırdığı, ABD merkezli Irak işgal geceleri... Altyazılarla İsrail’in Gazze operasyonu görüntüleri olduğuna ayılınca.. geniş topraklar üzerinde çok daha büyük sayılarla nefes alan insanın ölümle yüz yüze olmadıklarını anlamam, çaresiz acımı hafifletmiyor... Çok sıkışık bir alanda çok uzun yıllar çok çaresiz yaşamış insanların, Filistin halkından kadın, çocuk ayrımı da yapılmaksızın daha yüksek oranda insanın daha acılı ölüme, yaralanmaya hedef olduklarını anımsamaya gerek kalmıyor... Gelen ateş toplarından kaçacak delikleri olmayan insanların çaresiz sokaklara kendilerini atışları, paylarını almalarının görüntüleri, ölen, yaralananları taşımaya çalışanların çığlık sesleri geliyor...
Sonrasının gün boyu da sürüp giden, dünyanın her yerinden en büyük güç sahipleri, siyasilerden gelen açıklamalar, karşılıklı suçlamalar, işin içinden sıyrılma, siyasal çıkar sağlama hesaplarında söylenenler hem çok bildik hem de çok kirli sırıtıyor... En acı olanı galiba kanlı savaş filmlerini sevenlerin en kötü senaryolarla yazılı en kötü film kopyaları ile değil, yaşanan insanlıktan çıkış hallerimizin belgesi gerçeklerle yüz yüze seyirci konumunda olmamız değil mi? Üstüne üstlük bu kanlı, kirli oyunların başrollerinde katkıları olan siyasilerin, ustalıklı siyasi hesaplar adına kazançlı çıkmaları, en çok insanlık, haklar adına bağırıyor olmaları var ya... Ölen Filistinli çocuklar, cenazeleri üzerinden yapılan çoğunluk protesto gösterilerinin aynı merkezli siyaset organizasyonları olması, öylesine bildik sırıtan kötü senaryolardan ki...
Bir araştırma merkezinin “Gazze’nin Gizemi” başlığı ile bir jeopolitikçi ve stratejist bilim insanının 2009 yılında yayımlanmış bir araştırmasını, verileri ve haritaları ile yeniden listesinin başına almış olması dikkatimi çekiyor... Özetle Gazze’nin 40 kilometrelik çok küçük kıyı şeridinin neden böylesine işin içinden çıkılmaz bir kanlı savaşların, çatışmaların odağı, bölgede yaşayan 2 milyonun altındaki Filistinlinin çaresizliği olduğunu anlatıyor. Deniz alanları hem enerji hem de enerji güvenliğiyle ilişkili çok önemli; İsrail-Mısır-Gazze-ABD dörtgenindeki gelişmelerin nedeni...

***

Filistin’de El Fetih ile Hamas’ın birleşme adımları attıkları, ancak IŞİD kanlı operasyonlarıyla, Irak-Suriye ekseninde çok kanlı, çok büyük mezhepler savaşlarını tetiklemişken Ortadoğu’da enerji paylaşım savaşlarında bütün dünyayı çok yakından ilgilendiren paylaşım savaşları, haritaların yeniden yazılmasını dünyanın sıcak gündeminde çok kanlı taşımışken.. İsrail’in Doğu Akdeniz üzerindeki gelecek enerji paylaşım savaşlarında, güç odağı olma rolünü sürdürme hesapları da içinde, dünyaya karşı en haklı sayılabileceği “Hamas’ın bombaları karşısında halkının güvenliği” gerekçeli Filistin’in sivil halkına yaşattıklarını umursamadan yeni kanlı bir operasyonla atağa geçtiği yorumları öne çıkıyor...
Ortadoğu halkları ırklar, mezhepler eksenli iç savaşların kaosunda... Siyasi iktidarları birbirinden ayrı yollarda kirli çıkarlarda kendi iktidarlarını kollama, en üste çıkarma kavgasında. Dünyanın jandarmalığını üstlenmiş ABD’nin hesapları, taraflar arasındaki denge oyunları üzerine hemen her kanlı senaryoda yeniden yazılan öylesine benzer senaryolar söz konusu ki... Değil yinelemek, dinlemek bile sıkıcı olabiliyor. Oysa sonuçta sözde evrensel örgütlenmelerin alınmış kararlarında olduğu üzere alınacak kararlarında da belirleyici en etkin rolü oynuyor. Elbette dünya dengelerindeki zikzaklarla ABD’nin hesapları arasında her zaman yeni dengeler kuruluyor. Bu kez Rusya’nın Ukrayna önceliğinin, İsrail’in Obama’nın tam desteğini almasa da atak kararında etkili rolü olduğu varsayılıyor. Rusya’nın Suriye’de oynadığı değiştirici rolü Filistin’in insan hakları boyutundaki gücüne, haklılığına rağmen oynayamayacağı söyleniyor. ABD-AB kamuoylarının Hamas’ın radikal kanatlarının sorumsuz çıkışları ile oyalayabilecekleri, İsrail’in hızla hareket etmesi koşulu ile elinin rahatlatılabileceği öngörülüyor...
Bu arada günübirlik Ukrayna hava sahasında içinde sivil 395 yolcunun ölmesi ile sonuçlanan füzeyi atan tetikçi ellerle ilgili hesaplaşma, Rusya-Ukrayna ya da ayrılıkçıların siyasal sorumlulukları, sıcak gündemin kenarına kayıveriyor. Batı cephesinin Ukrayna faciasını, İslam dünyası ve Türkiye’nin Gazze işgali vahşetini öne çıkarma çabaları bile insan hakları algılamasında ne boyutlarda kirli siyasetin oyunların kucağına düşüldüğünün, çifte standartlı yaklaşımların bir başka göstergesi... Daha bir gün önce sınırımızın öteki yakasından bize uzanan alevlerin sıcaklığında, IŞİD’in kanlı cinayetlerinin görüntüleri arkasında yaşanan Ortadoğu petrol yataklarının ırklar, mezhepler üzerinden yeniden çizilecek haritalarla paylaşılmasında oyanan asıl kirli oyunlar bu kafa karmaşıklığında alışkanlık yaratmış oldu... Rehinelerimizin acısı bile ailelerinin içine gömüldü...

Tümü Şükran Soner - Son yazıları

Çözülme korkusu Memur-Sen 20 Nisan 2019 Cmt
Çamura yattıkça yüze göze bulaşır 16 Nisan 2019 Sal
Nasıl içinize sığdırıyorsunuz? 13 Nisan 2019 Cmt