Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Köşk’e Çıkarsa, Güç Kaybedecek...

22 Temmuz 2014 Salı

AKP’nin içi kaynıyor, daha doğrusu tepesi kaynıyor... Çok doğal bir durum... RTE, partinin en güçlü kişisi, eğer seçimi kazanırsa partisinden ve Başbakanlık’tan hukuki olarak resmen ayrılıyor. Başbakan da, partisinin önde gelenleri de çok iyi biliyor ki, hukuki durum birinci derecede önemlidir ve Çankaya’ya çıkarsa, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Her ne kadar RTE’nin içinde ve gönlünde, “oradan da hem partiyi hem hükümeti yönetirim, başbakanı atarım, hatta bakanları bile...” benzeri, fiili durum yaratma düşünceleri geçiyor olsa bile.. Hatta bunları sık sık “icracı cumhurbaşkan... tabii ki ihaleleri, yolları arsaları takip edeceğim..” gibi absürd laflar etse bile.. Bu laflar son çırpınışları..
Bunları yapamaz, yapamayacak, bunlar kendisine yaptırılmayacaktır.. Çünkü eşyanın tabiatına aykırı bir durum olur..
Ne atanacak başbakan, ne bakanlar, ne parti başkanı ve başkaları.. Hiçbiri Erdoğan’ın uzantısı, uygulayıcısı olamazlar.
Şüphesiz, Erdoğan bir No’lu figürdür partide.. bu durumu şüphesiz etkisi azalarak sürer.. sözü, azalarak da olsa etkisini sürdürür.
Ama gerçek olan şu ki, Çankaya’da, başbakanken sahip olduğu güce, yetkiye, sorumluluğa hiçbir zaman sahip olamayacaktır.
RTE’nin gönlünde yatan ile fiili hukuki durum arasındaki “büyük açık”, kapatılması mümkün olmayan bir yasal durumdur. Ne gönlünde yatan “yeni Türkiye’nin yeni kurucu lideri” olabilir, ne başka benzeri başka bir şey..
Erdoğan’ı, 2007’den beri gönlünde yatan, mutlaka Çankaya’ya çıkma dayanılmaz arzusu mahvetmektedir..

***

Partisi kaynıyor dedim.. Geniş bir kadro yükselmek istiyor.. Lider değişirse, şüphesiz kadro seçimleri, bakan seçimleri, hemen hepsi de epey değişir. Siyasi insan yükselmek ister, hiçbiri bulunduğu yeri kendine layık görmez, daha yukarılarda daha başarılı işler- hizmetler yapma arzusu ile yanar tutuşur..
Hükümet içinde ve medyada artık hükümet/ iktidar yanılısı sesler yok, Erdoğan yanlıları var. Çünkü hükümet içinde Erdoğancılar ve Erdoğancı olmayan kanatlar oluşmuş durumda..
Mesela partinin propaganda şefi Hüseyin Çelik.. 11 Temmuz tarihli gazetelerde Erdoğan için şöyle diyodu: “3 şapkası olmayacak... Anayasanın 104. maddesi ortada, orada olmayan yetkiyi kullanmaz...”
Diyor ki aslında, zaten istese de kullanamaz..

Gül Parti Başına Geçebilir mi?
Erdoğan anayasada yazılı yetkilere göre çalışacağını, belki de ilk kez açıklıkla söylüyor. Eski cumhurbaşkanları yazılı yetkilerinin tümünü kullanmıyorlarmış, o kullanacak, belirli aralıklarla Bakanlar Kurulu’na başkanlık edebilirmiş... Köşk’e çıkarsa öncelikle Çözüm Süreci’ni ve Paralel Yapı ile mücadeleyi izleyecekmiş (Milliyet, 21 Temmuz).
Neyse, sınırlarını zorlayarak, ama belirliyor. Çözüm süreci, RTE’nin elinde iyi bir koz ve oy demek... Bunu kullanmayı sürdürecek. Çankaya’ya çıkarsa, cemaatin boşluktan yararlanmasına da imkân vermeyecek.

***

Peki Gül? Kimse RTE’nin bırakın bu konuyu seçimden sonra düşünürüz, talimatını takmıyor. Gül’ü partinin başına ve hükümete isteyenler çok. Partiden, hükümetten, iş dünyasından.. Bir kulis bir kulis... “Bu şartlarda siyaset yapmayacağım”ın üzerinden epey su aktı. Hizmet edeceğini açıkladı. Partimin dışına itildim şikâyetini dillendiriyor. RTE borazanları Gül aleyhine yazıyor. Hükümete yakın yazarlar “aralarında sorun çıkmaz” gibi siyaset dışı “analizler” yapıyor, ama aslında kendi gönüllerinde yatanı, yani aman dalaşmasınları dile getiriyor.
RTE ve Gül arasında yeraltında yerüstünde taktik savaşları sürüyor.
Gül parti kurar mı, bu aşamada ve bu koşullarda kurmaz. Kendisini isteyen zaten bir parti var!
RTE örneğin Gül’ü isteyen kurucu babaları (Arınç’lar vb.) üç dönem sonunda seçilmeme tüzük yasası ile tasfiye etmek istiyor. Yazıp durduğumuz gibi, deneyimsiz gençleri onların yerine geçirip, biat ettirecek ve yönetecek. En hoşlandığı iş bu.. kendisine aykırı düşünceler ileri sürenlere kapıyı göstermek istiyor.

AKP Seçim Sonrası Doğurgan Duruyor
Bunu ne kadar başarır? Parti içinde esecek karşı rüzgârların gücüne bağlı.
Köşk’e çıkarsa, örneğin Gül’ü atayamaz, milletvekili değil.. Peki ataması için gerekli koşulları yaratır mı? Yaratmaz. Gül en son seçenektir onun için. Partinin kongresi olacak. Güçlü bir rüzgâr estirebilirlerse babalar, Gül’ü parti başına getirebilir. Getirebilirler mi? Sanki.. Burada yaratabilecekleri toplam sinerjik güçlerine bakacağız, RTE’yi dengeleyebilecek bir karşı (siyasi) güç yaratabilirler mi.. Hukuk, fiili olarak onlardan yana.. Seçimler var 2015 Haziranı’nda... Güçlü bir gerekçeleri de: Seçmenin güveni var Gül’e, meydanlarda partiyi ancak o ayakta tutabilir..
HabertürkTV’de moderatör Ece Hanım’ın sorusuna, Gül’ü asla çağırmaz parti başına dedim. Şimdi bunu şöyle düzelteyim: Parti içindeki güçlü rüzgâr, RTE’yi buna mecbur bırakabilir. İstemeye istemeye.. Eh, kendi anayasal sınırlarını da çizmeye başladığına göre...
RTE, parti içinde gücünü şüphesiz meydanlarda attığı nutuklarla topladığı oylardan alıyor.
Seçmenin oylarını ise parti içinde diğerlerine karşı da aslında bir sopa gibi/olarak kullanıyor.
Ama Metin Feyzioğlu’nun tanımını bir kez daha yazayım: Parti Erdoğan’ı tekmeleyerek yukarıya yükseltiyor.. Ama Erdoğan’ın da isteği doğrultusunda..
Köşk’e çıkarsa, yazıyorum, eski gücünü yitirmesi mukadder.. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.. Kaydı AKP’den silinecek!
Bunu yaratacak olan, hem Çankaya’nın o büyülü cazibesine kapılma, hem de sanırım biraz dinlenme ihtiyacı ve anayasal hukuki durumdur..
AKP seçim sonrası büyük olaylara gebe.. Doğurgan duruyor.