Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Hikmet Çetinkaya

Fethullahçılara Şafak Operasyonu...

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Musul Konsolosluğumuza IŞİD’in yaptığı silahlı baskın, çalışanların dinci terör örgütünce “rehin” alınmaları, günlerdir kulaktan kulağa yayılan Emniyet’teki “cemaatçi” yapılanmanın çökertileceği fısıltıları, İsrail’in Gazze’yi karadan ve havadan vurması...
Ve önceki gün CHP’nin, hükümetin “insani yardım taşıyor” dediği Adana’daki TIR tutanaklarını açıklaması...
AKP’nin üstünü örtmeye çalıştığı TIR’larla Suriye’de El Kaide ve IŞİD’e silah taşınıyormuş.
Evet CHP bunları belgeleriyle açıkladı...
Silahların Esenboğa’ya yabancı bir uçakla geldiğini, orada TIR’lara yüklendiğini CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan açıkladı.
Açıkladı da ne oldu?
Bir gün sonra gece yarısı yurdun dört bir yanında bir operasyon başlatıldı, aralarında emniyet müdürlerinin de bulunduğu çok sayıda polis gözaltına alındı.
Zaten şaşırtıcı olan buydu...
Gözaltına alınan adların çoğu gazetecilerin bildiği kişilerdi.
Zaten “havuz medyası” bunun sinyalini, Başbakan Erdoğan’ı 17-25 Aralık 2013’te zor duruma düşüren rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun hemen ardından vermişti.

***

22 ilde yapılan “paralel operasyonu”yla gözaltına alınan polisler ne yapmış? Suç işlemek için örgüt kurup, yasadışı dinleme, belgelerde sahtecilik yapmışlar...
Devletin
güvenliğini tehlikeye düşürecek belge düzenlemişler...
Dahası da var...
Casusluk, özel hayatı kayda almak, haberleşmenin gizliliğini çiğnemek, kanıtları yok etmek, bilişim sistemini engellemek
Gözaltına alınanlar arasında eski Terörle Mücadele Şube Müdürleri Ömer Köse ve Yurt Atayün de bulunuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı öğle saatlerinde “paralel yapı” iddialarına ilişkin yürütülen “casusluk” ve “yasadışı dinleme” soruşturmalarında, 115 emniyet görevlisi hakkında “yakalama-gözaltı” kararı çıkarıldığını, 67 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Benim açıklamadan çıkardığım, gözaltına alınan emniyet görevlilerinin, aslında “Fethulllahçı” oldukları, ancak haklarındaki “casusluk” suçlamasının, geçmişte yaptıkları sözde “Selam-Tevhit” örgütü soruşturmasına dayandığı yolunda...
Aklıma birden Ergenekon, Balyoz, Devrimci Karargâh, Odatv, KCK operasyonları geliyor...
“Ergenekon’un kasası” denilen, beş parasız defnedilen Kuddusi Okkır...
Onurunu kurtarmak için intiharı seçen Yarbay Ali Tatar...
Mamak’ta küçük kızıyla oynarken beyin kanaması geçirip hayatını yitiren Albay Murat Özenalp...
Bu davalarda da sahte kanıtlar yok muydu?
Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna “sehven” yükleme yapılmadı mı?..
Bu kadar benzerlik karşısında gülmeye başlıyorum...
Yine aklıma yeraltında bulunan gıcır gıcır silahlar, dijital sahte veriler, “Fuhuş ve Casusluk” davası...
Yahu o dönem askerleri sabaha karşı evinden alan, gazetecileri, bilim insanlarını zindanlara atan, sahte delilleri hazırlayan kimlerdi?
AKP ve Fethullahçı yapı!
Söylesenize bunu açık açık, kıvırtmadan!
Evleri didik didik aranan bu emniyet müdürleri hangi görevdeydi?
Örneğin eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer?
Yakından izlediğim için biliyorum, o davalarda iddianameyi polis hazırlıyordu.
Savcı ise imzasını atıyordu...
Bavulcu gazeteci o belgeleri nereden buluyordu, Taraf gazetesinin görevi neydi o dönemde?
Hrant Dink cinayetini gizleme, karartma eylemi...
Dönemin İçişleri ve Adalet bakanları ne yapardı, efsane savcılar yaratan RTE neler konuşurdu anımsayın...
Dolmabahçe Sarayı’nda bir kokteylde Savcı Zekeriya Öz’ün elini sıkmak için sıraya giren çok işadamı gördük.
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral, beyaz giysiler içinde savcı Öz’ün elini sıkarken ne demişti anımsatayım:
“Beni de gözaltına aldıracak mısınız sayın özel yetkili savcım!”

***

Yok “Selam-Tevhit” örgütüymüş, “paralel yapı”ymış, şuymuş buymuş demeyin...
Tüm bunlar 17/25 Aralık’tan sonra oldu, “AKP-Cemaat” hükümet ortaklığı çöktü...
Fethullahçı yapılanma özellikle son 30 yıldır devletin kadrolarına yerleşti...
TSK’den yargıya, polise, eğitime kadar!
Birlikte yürüdüler bu yollarda, hüzünlendiler...
RTE, Zekeriya Öz’ü “efsane savcı” diye överken öte yandan “Ben Ergenekon’un savcısıyım” dediği günleri unutmuş... Cumhuriyet.com.tr’de gördüm dün sabah; RTE savcı Zekeriya Öz hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcısı’na suç duyurusunda bulunmuş, HSYK’ye şikâyet etmiş...
Neden mi? Öz, RTE’yi Twitter’dan mesajla tehdit etmiş...
Bu işler böyledir...
Hayat böyledir işte!

Tümü Hikmet Çetinkaya - Son yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018 Paz
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018 Per
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018 Sal