İYİ Partili Türkkan: Siz ne zaman doyacaksınız?

TBMM Genel Kurulu'nda 2020 yılı Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerinde konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, asgari ücretliden kesilen verginin kaldırılmasını gerektiğini belirterek bu vergilerin bütçe açığını gidermek, olmayan yolcunun, olmayan hastanın, geçmeyen aracın taahhütünü, bütçedeki delikleri kapatmak için getirildiğini söyledi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, TBMM Genel Kurulu'nda 2020 yılı Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerinde konuştu. Türkkan, asgari ücretliden kesilen verginin kaldırılmasını gerektiğini belirterek "Zengine vergi getirdik dediniz. Böylece aslında beyaz yakalıları vurdunuz. Vergi oranını yüzde 35’ten yüzde kırka çıkardınız. Kim bu insanlar? Yok ettiğiniz orta direkten geri kalan asıl harcamayı yapan asıl KDV topladığınız insanlar. Üç beş kuruş fazla vergi almak için bu insanların tüketimine balta vurdunuz. Aslında dolaylı olarak esnafı da vurdunuz. 


Eğer zenginden vergi almak isteseydiniz şirketinden belli bir miktarın üzerinde kâr payı alanın stopaj oranını arttırdınız. O zaman şöyle derdiniz ‘Zengine vergi getirdik’. Eğer zenginden daha çok fakirden daha az almak istiyorsanız asgari ücretliden kesilen vergiyi kaldırın. Asgari ücretli nefes alsın. Suriyelilere 40 milyar dolar harcamakla övünen bir devletin, açlık sınırının altında yaşayan bir maaştan gelecek vergiye ihtiyacı olmaması gerekir. İkisinden birisi yanlış bunun. 


40 milyar dolar harcayacak kadar hovardalık yapabiliyorsanız asgari ücretliden vergi almayacaksınız. Ama insanlardan sakladığınız gerçek şu; siz bu vergileri zenginden daha çok fakirden daha az almak için değil bütçe açığını gidermek, olmayan yolcunun, olmayan hastanın, geçmeyen aracın taahhütünü bütçedeki delikleri kapatmak için getirdiniz. Keşke sadece bütçe açığını gidermek olsa yine iyi. Benim anlamadığım ülkeyi neredeyse üzerinize geçirdiniz ya. Ülke sizin üzerinize geçti.  


Siz ne zaman doyacaksınız? Ve şu masadan ‘elhamdülillah’ diyerek ne zaman kalkacaksınız merak ediyorum. Bir elhamdülillah deyin ya. Hamd olsun bu kadar doyduk deyin. Ama hala sırtına çökmüşsünüz, devlete çökmüşsünüz, fakir fukara açlıktan perişan durumda siz hala doymayı bilmediniz. Yani siz iktidara gelirken yandaşlarınızla beraber masaya oturup Türkiye’yi kendinize pay mı ettiniz arkadaşlar? Ya da iktidarda kalmak için kendi sermayenizi yaratırken ‘Nasıl olsa kadı bizim, aynı kadı’ bunu düşünerek ipin ucunu kaçırdınız. Tek derdiniz yandaşlarınızı doyurmak oldu, tek çareniz de dışarıdan borç almak" dedi.