Adnan Dinçer

Neyin derbisi?

26 Şubat 2020 Çarşamba

Geçmişte derbi denince neredeyse bayramlık elbiselerimizi giyer, maça girmek için imkânlarımızı zorlardık. Gol olunca yanımızdaki kişiyi tanımaz, biraz öce atışırken bir anda sarılırdık birbirimize. Bazen maça giremesek de dışarıdan atlı polislerin coplarından korkmadan stadın içindeki sevinci paylaşırdık. Otobüsler stadın önündeki durağa geldiğinde biletçi hastane diye bağırır bizi indirirdi. Arıyoruz o günleri!

Bizi böyle mutsuz yapan, 90 dakikaları rahat bırakmayan çıkar grupları ve borazanlarıdır! Yoksa hepimiz biliyoruz birinin kaybedip ötekinin kazanacağını. Acaba bu alkışladığımız kimlerdir ve nedendir bu geçimsizlik?

21 yıl maç kazanamamak normal değildir ama kazanmak çok normalken neden başkan tribünden atlar kendisine küfredenlere? Sosyolojik boyutu nedir? Ayıp değil midir? Ve sebebi nedir böyle bir olayın? Sadece maç sonucu mudur sanılıyor hazmedilemeyen anlamsız tepki! Neden o başkana saygı duymuyorlar ve tepki verip zıvanadan çıkarıyorlar, araştırdınız mı? Sizlerin kaçı o formaların ülkemiz için ne olduğunu ve tarihindeki anlamını neden unuttuğunuzu biliyor musunuz? Neden futbolun beşiğinde derbilerin nasıl oynandığını unutmak?

Oyunu konuşalım! Daha önceki bu maçları yöneten hakemler acaba bu karşılaşmayı neden genç Halil Hoca’ya postaladı? Oyunun sürekli kurallarına bağlı kartlarla yönetilmesine neden oldular. Psikolojik ve sosyolojik boyutuna neden sırt dönüldü? Açıkçası kartlar neden bir silah gibi kullanıldı? Kural ve cezalarını oyuncular bilmiyor muydu ki her şeyi göze alıp bazen barbarca oynadılar oyunu? Derbi böyle mi olurdu?

Teknik adamın, özellikle kendi sahasında oynayan takımına aylardır savunmada yetersiz hamlesi olan ağır Jailson gibi bir futbolcuyla karşı ataklarla oynayacak rakibinin Onyekuru gibi süratli ismine önlem alacak taktiği neredeydi? Orta alanda oyunu daraltacak ve karşı atağa kalkacak, top kullanma becerisi olan rakibe sadece pas yaparak oynama zorlaması az mı hataydı. Geçmişte oyunun zevki sadece taraf tutan takımın başarılı olmasına değil yaratıcı yıldızların da izleyenleri unutulmayacak enstantanelerine âşık olmalarına neden olan kalite neredeydi?

Siz geçmişte bu mevkiye gelirken ve teknik adam olurken üç büyüklerin futbolumuzu yönlendirme, hayalinizin onlara teknik adam olma bilincini neden unutmuş göründünüz? Ve sizler; yorumcular, takım yandaşları, maçı konuşanlar heyecandan amigo gibi hatalı tutumunuzu gözden geçirecek eğitimi almanızın gerekliliğine, uyarısına neden uzak kaldınız?  Benim de hocalığımı yapan bir teknik adamın başında olduğu tüm takımları çalıştığım ekiplerle yenme başarımın sihrini sorduğunda verdiğim yanıt şuydu: Siz bana gerekli önemi vermiyorsunuz ama ben sizi çok önemsiyorum! İyi haftalar. 


Yazarın Son Yazıları

Raket! 8 Nisan 2020
Koronayı yenmek 1 Nisan 2020
Koronadan korunmaya 16 Mart 2020
Kime emanet? 11 Mart 2020
Yan cebime 3 puan 7 Mart 2020
Neyin derbisi? 26 Şubat 2020
Sörloth’un başarısı 23 Şubat 2020
Futbol kimin? 19 Şubat 2020
Yeni lider Başakşehir 15 Şubat 2020
Herkes komedyen olmuş! 12 Şubat 2020
Sıkıntı yok 9 Şubat 2020
Acılı kömür! 5 Şubat 2020