Bir sonraki seviye

02 Şubat 2020 Pazar

Devir sakal devri.

Suratları kıl ile dekore etme devri.

İktidarla birlikte, devlet ve millet katında moda oldu.

Bu süreçte “sakal atma”nın argoda “rüşvet” ve “avanta” anlamına gelmesi rastlantı olabilir mi?

***

Çok şükür ve Emine Hanım’a teşekkür; sakal bırakmadığı için sakala rahatça dil uzatabiliriz.

***

Aksakal Kızılay Başkanı Kerem Kınık belli ki hidayete ermiş.

Başkent’in doğalgaz şirketine “vergiden kaçınma tetikçiliği” yapıyor.

Kendisi de özel şirket sahibi olduğu için (UG MEDICAL SERVICES Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi) halden anlıyor belli ki.

Döviz transfer tetikçiliği elbette hayırlara vesile ve Bilal’in vakfının New York’taki gökdelen inşası için.

İstikbal göklerdedir.. Mahdum bey olmak hüner değildir, yüksel ki yerin bu yer değildir!

Sakallar, bağışlar, hibeler, satışlar hep rastlantı.

Katar’ın 500 milyon dolarlık hediye makam tayyaresi de rastlantı, Tank Palet Fabrikası’nın 50 milyon dolara Katar’a “kiralanması” da.. Bu işi kotaran medyacı ve BMC’ci Ethem Sancak’ın sakallı olması da..

Hayat zaten rastlantı.

Hele, Güven Dinçer Ağabeyimin, Haymana’yı överken, TRT’de çalınmayan o türküyü hatırlatması ise tam tesadüf:

Sakallım gel yanıma,

Cüzdanın cüzdanıma!

Soyun da gir koynuma,

Hamam paran boynuma!

***

Geleneğimizde, “hamam parası” çok önemli.

Apak ve pirüpak olmak bedava değil.

Kazık gaz tarifesi neyse de enerji şirketleri sayaç depozitosu açgözlülüğü ile milyonlar kazanıyor.

Yine de vergi vermekten kurtulmak için Kızılay’a bağış yaparmış gibi yapıyor.

Hem de yukarıların gözüne giriyor!

Ama o kadar hesapçılar ki, Kızılay’a yüzde 1 bile bağışı çok görüyor:

8 milyon dolara karşılık 75 bin dolar!

Tam hamam parası!

Sıhhatler olsun.

Allah boy aptesinizi kabul etsin!

***

İslamiyet, boy aptesini “cünüplükten” kurtulmak için şart koşuyor.

Kamusal avantacılar gırtlaklarına-sakallarına kadar cünüpler.

Ama bu hiç konuşulmuyor. Çünkü şeylerine uygun fetvacı imamları var:

Yolsuzluk hırsızlık değildir!

Benzer fetvalarla, maaşını dibine kadar hak eden başkanıyla DİB’miz var.

Siz hiç Diyanet İşleri Başkanı’nın ağzından “kul hakkı” en ağır, en affedilmez dediğini hiç duydunuz mu?

Ama binlerce din âliminin gelip geçtiği ülkemizde, devlet desteği ile üretilen, alınan, satılan sigaranın, tıpkı domuz eti yemek gibi “haram” olduğunu ilan eden tarihin ilk DİB Başkanı oldu.

Doktora tezi “İlahi Dinlerde Melekler” üzerine imiş.

“TOKİ’ye Faiz, Son Taksite Kadar Caiz” fetvasının nedeni, acaba rüyasına Cebrail yerine Musevi inancındaki bir başka melek girdiği için mi?

***

İleride, anayasa hukuku tarihçilerine ayıp olmasın diye, Tayyip Bey çok şükür önlemini aldı.

Anayasaya “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” deyimini yazdırmadı.

Son düzenlemede, Diyanet İşleri, doğrudan Cumhurbaşkanına bağlandı.

İyi oldu.

Tencere kapağını, Başkomutan da Erbaş’ı buldu.

Erbaş, tezkere bırakırsa “TOKİ için ise faiz sonuna kadar caiz” türünden siyasete ve sadra şifa fetvalarına devam ederse daha uzun yıllar başımızda.

***

Kızılay, “Kızılhaç’ın Müslüman olanı” diye tanımlanıyor.

Acaba yandaş şirketlerin paralarını iktidara yağcılık yapmak için, yurtdışına transfer tetikçiliği yapan dünyada bir tek Kızılhaç örneği var mıdır?

Ve bunu da çıkıp TV’lerde savunacak kadar yüzsüz bir yönetici!

***

Aslında Reyiz’in otoriterliği çok abartılıyor.

Para babası bazı yakınları onu pek sallamıyor.

İstanbul’un siluet bozan gökdelenleri için “Baktıkça kahroluyorum!” demişti.

Sahibinden kaçak katların yıkılmasını istemişti. Ama sallayan olmadı.

Bir yakını da Ankara’da AVM açmıştı.

Adı İngilizce idi.

Reyiz, “yerli ve millici” bir ruh ile kurdeleyi keserken talimatı verdi:

Olmaz. Bu adı değiştirin!

Aradan yedi yıl geçti.

AVM’nin adı değişmedi.

Üstelik, nanik yapar gibi, ülkenin tüm yandaş müteahhitleri, işadamları gidip orada işyeri açtılar.

Belli ki AVM’nin İngilizce “sonraki seviye” anlamından çok etkilendiler. Oraya üşüşmüşler.

Haklılar.

Son on sekiz yılda hepsi de “sonraki seviye”ye ulaşmış durumda.

Keşke Kızılay da oraya taşınsa!

Bağış maskesi altında “vergiden kaçınma” tetikçiliğini yaptığı tüm yandaş şirketler ya oradalar ya da komşu AVM’lerde.

Işık Kansu geçenlerde bu şirketlerin şeceresiyle birlikte listesini yayımladı.

Reyiz, Meclis’e giderken buranın hep önünden geçiyor.

Orada çocuklarına ABD bursu sağlayan elbise tüccarı da var, gerçek yüzlerini yazdığı için Cumhuriyet’e 2 milyon TL tazminat davası açanlar da..

Reyiz, “Bu adı değiştirin!” dediğini ise unutmuş görünüyor.

Ya Cumhuriyet’e vurulacak 2 milyonluk darbeyi bekliyor,

Ya da kendisi de “bir sonraki seviye”ye ulaştığı için bu ismi benimsedi.


Yazarın Son Yazıları

VIP kişi niyetine.. 29 Mart 2020
Virüs muamelesi... 22 Mart 2020
Koronanın hayrı! 15 Mart 2020
Tepeleme.. 23 Şubat 2020
‘Avukatız biz!..’ 16 Şubat 2020
Patlıcanlama... 9 Şubat 2020
Bir sonraki seviye 2 Şubat 2020
Deprem.. Ecevitler 26 Ocak 2020
Coğrafi şahsiyet.. 5 Ocak 2020
Meşguliyetle tedavi 29 Aralık 2019
Siyaset tespih ister! 22 Aralık 2019
Süksesiz masal 15 Aralık 2019