Dokunmayın çakarlarına...

10 Aralık 2019 Salı

Son dönemlerde “torba yasa”lar moda oldu. Birbirleriyle, ilgisiz konular bir yasa tasarısının içinde çeşitli maddelerde bir araya getiriliyor ve Meclis’ten öyle geçiriliyor. Böylelikle kamuoyunun tepkisine yol açacak bazı düzenlemeler fazla dikkat çekmeden yasalaşabiliyor.

Beklenenden fazla tepki aldığı için, 13 termik santralın bacalarına filtre takılması zorunluluğunu bir süre için daha erteleyen düzenleme böyle geçirilmişti. Milletvekillerine, trafikte geçiş üstünlüğü tanıyan düzenlemede de öyle yapıldı.

Ama torba yasa yöntemi ikisinde de tutmadı, ikisi de, kamuoyunun büyük ölçüde tepkisini çekti.

Özellikle büyük kentlerin insanı bezdiren trafik düzeninde, mavi kırmızı cak cak çakan çakarlarıyla bir de düdüklerini öttürerek, emniyet şeridinden çakarları çakaraktan, şakıyaraktan afili afili geçen, ikide bir yol isteyip, sıkıştıran geçiş üstünlüğüne sahip araçlar öfkesini “yine bir kocabaş geçiyor” diyerek dile getiren halkın büyük tepkisine yol açıyordu. Buna karşın, yasal olarak geçiş üstünlüğüne sahip olsun olmasın resmi sıfatı bulunsun bulunmasın, kendi kendine bu hakkı tanıyan bir kısım adamlar çakarları yakarak, alarmları öttürerek, trafikte afi satmayı sürdürüyorlardı.

Çakarlı arabanın içinde kim olduğunu bilemeyen, yılgın sıradan vatandaş, korkudan sesini çıkaramıyor. Polis ise “ben kimim biliyor musun” sorusuyla karşılaşıp, baltayı taşa vurmaktan çekindiği için duruma seyirci kalıyordu.


* * *


Tepkiler artınca, trafikte geçiş üstünlüğü konusunu bir düzene sokma düşüncesiyle yeni yeni yasa hazırlanırken, eski ve yeni milletvekillerine geçiş üstünlüğü sağlayan bir hüküm eklendi. Bu durum yalnız sosyal medyada tepki doğurmakla kalmadı, aynı zamanda bir kısım eski milletvekili ve bakanın da karşı tavır almalarına neden oldu.

Bu yazı işte bu tepkilere karşı, “Milletvekilimin, çakarına dokunmayın!” demek için kaleme alındı.

Cumhurbaşkanlığı yönetim biçimi rejimiyle milletvekili son zamanlarda “Yalova Kaymakamı” derkesine düşürülmüştür.

Artık Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle milletvekilinin yasama yetkisi iyice budanmıştır.

Milletvekili artık, yürütmeyi de denetlemek yetkisini kaybetmiş bulunmaktadır. İktidar partisinin milletvekillerinin bakanlara erişememekten, vatandaşın (yandaşın okuyun!) dertlerini yürütmenin yüce katına ulaştıramamaktan yakındıkları haberlerini sık sık okuyoruz.

Milletvekili, yasama ve yürütmeyi denetleme yetkisini yitirip, hatta son irdelemede bütçeyi onaylama imkânını da elinden kaçırınca, neye yaradığı merak konusu olan bir varlık statüsüne mahkûm edilmiştir.

İktidar milletvekilleri her ne kadar bakanlara ulaşamamaktan şikâyetçi iseler de, statülerinden şekvacı olmadıklarını, termik santrallar konusundaki tutumlarıyla gözler önüne sermişlerdir.

AKP milletvekillerinin bu konuda, partinin kararı doğrultusunda oylarıyla kabul ettikleri metin, bizzat aynı zamanda genel başkanları olan Tayyip Erdoğan tarafından veto edilmiştir.

AKP’nin milletvekilleri genel başkanlarının iradesi doğrultusunda oylarıyla kabul edilen metni veto ettiği için Cumhurbaşkanı’na minnet ve şükranlarını sunarak, vetoyu baş tacı edip, statülerinden memnun oldukları mesajını verince milletvekilinin ne işe yaradığı sorusunun gündeme gelmesi de şaşırtıcı olmamaktadır.

Bu soruya yanıt ararken, milletvekilinin yine de milli iradenin temsilcisi olduğunu unutmamak gerekir.

Evet milletvekili milli iradenin tecellisidir. Yasama, bütçeyi onaylama yetkisi elinden alınmış, yürütmeyi denetleme işlevinden yoksun bırakılmış, istediğinde seçmeninin dileğini “Bakan Bey”e iletme olanağından yoksun kalmış, yeni dönemin “Yalova Kaymakamı” derkesine indirilmiş milletvekiline bir de tek fiyakası olarak kalan, çakarlı arabasıyla somutlaşan, geçiş üstünlüğünü çok görmeyin bari.

Milletvekilimin çakarına dokunmayın!


Yazarın Son Yazıları

Covid-19 ve OHAL 20 Mart 2020
8 Mart mektubu 10 Mart 2020
Futbola dikkat! 28 Şubat 2020
Amaç ne? 7 Şubat 2020