Arif Kızılyalın

Yeşil dönüşüm derken!

19 Haziran 2024 Çarşamba

İstanbul Sanayi Odası (İSO) yıllardır Yeşil Dönüşüm adı altında bir yarışma düzenliyor. Firmalara çevre bilincine katkıları nedeniyle çeşitli ödüller veriliyor. Bu yıl Arçelik’ten Sabancı’ya, Ülker’den Kalebodur’a onlarca firma dereceye girdi. Otonom buzdolabı ilgi çekiciydi. Törene damgasını vuran gelişme ise karbon meselesiydi. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, 2026’dan itibaren sınırda karbon denetiminin hayata geçirileceğini ısrarla anımsattı. İğneden ipliğe, gıdadan tekstile kadar tüm kalemlerde Avrupalı tüketici size “Bu ürünün karbon ayak izi var mı, sınır aşıldı mı” sorusunu soracak. Kurala uyulmazsa da o ürün iade edilecek. “Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması” olarak adlandırılan SKDM’nin Türkiye’nin AB ülkelerine yönelik ihracatına olası etkisi tam hesaplanamasa da yıllık 3.5-4 milyar Avro kayıp hanesine yazılabilir. İSO yöneticisi ve Sürdürülebilirlik Platformu Başkanı Sultan Tepe, Türk sanayisinin neredeyse yarısını oluşturan İstanbul’un değişime ayak uydurmaktan başka çaresi olmadığını söyledi. Uzmanlar ve İSO yönetimi uyarıyor; piyasanın büyükleri hazırlıklılar ancak Ar-Ge firmalarından rapor bile istemekten kaçınan orta ve küçük boy işletmeler önlemlerini alırlar mı bilinmez.

Bu arada törende Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı Mehmet Özhaseki yıllardır AB ülkelerinde uygulanan şişe dönüşüm sisteminin Türkiye’de de zorunlu hale getirileceğini açıkladı. Yani evde, işyerinde kullanılan plastik ve alimünyum şişe-kutuları biriktirenler marketlerin girişindeki makinelere attıkları ürün başına para veya alışveriş çeki alacak. Proje güzel ancak adı lazım değil, büyük bir market bu işi yapmıştı, örneğin 10 şişe getirene 1 liralık indirim çeki vermeye başlamıştı; tutmadı. 10 şişeden gelecek 1 TL için o eziyete girmez kimse. Eğer bakanlık bu konuda ciddiyse Almanya’daki uygulama örnek alınır. 30-40 şişe-kutu biriktiren evine litrelik alkolsüz içecek veya iki ekmekle dönemeyecekse bu proje ölü doğar, bizden Özhaseki’ye söylemesi.

BAYRAMLIK GÖRÜNTÜLER!

Bayram geldi, hoş geldi derlerdi eskiler. Bu bayram pek hoş gelmedi. Özellikle de nüfusun yüzde 90’ı sıkılarak, üzülerek, hatta canı gevrek çeken çocuğuna kuru bir simidi alırken bile düşünerek geçiriyor Kurban Bayramı’nı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her ne kadar “Fırsatçılara izin vermeyeceğim” dese de uzun bayram tatili arsızlar için fırsata dönüştü. Kuzey Ege ve Güney Marmara üzerinden iki örnek vereceğim. İlki Saros’tan. Vasat bir kamp işletmesi. Kimi karavanıyla gelmiş, kimi otel pahalı diye sabit karavan kabini tutmuş. Günübirlikçiler de şezlong şemsiye kiralıyor. 4-5 kişilik bir aile sadece 2 bin TL ödüyor dört şezlong, iki şemsiyeye. Yiyecek içecek ateş pahası, bir karton kutuda, çocuğu bile doyurmayacak vasat bir hamburger 400 TL. Alkolsüz içecekler 65-70, biralar 250 TL. İşin kötüsü şezlong için ödenen paranın fişi yok. Diğer harcamalarda da eğer kartla değil de nakit ödüyorsanız ortalarda bir kayıt yok. Buradan, motokuryenin gelirine göz diken Mehmet Şimşek’e çağrı: Eğer biraz vicdan sahibi ise Kuzey Ege’nin en kuzeyi Saros’tan Güney’deki Samandağı’na kadar işletmelere müfettiş gönderir! Fiyatlara veryansın ederken Saros’a 60-70 km uzaklıktaki Dedeağaç’a giden arkadaşlarla sohbet ettik. Bizim yakada bir hamburgerle kolaya ödediğimiz 15 Avro’ya Yunan salatası ve kebap yemişler bira eşliğinde! Bir de canları ne isterse sipariş ediyorlar. Örneğin sardalya istiyorsanız sardalya cennetinde esnaftan, “Bayram nedeniyle denize çıkan olmadı, porsiyonu 400 lira yaptık” karşılığını almıyorsunuz Yunanistan’da. Çünkü onlar ekonomik çarkı durdurmuyor bayram seyran diye! Bu yüzden biraz parası-olanağı (örneğin vizeli pasaport) olanlar komşuya gitti. İşin kötüsü fırsatçılara dur diyemeyenler (Mehmet Şimşek) sinekten yağ çıkarmak için yurtdışı çıkış fonu denen ucube yönteme yüzde 1000 zam yapmak için çalışma başlatmış! 150 TL’den 1500 TL’ye çıkacakmış yurtdışı çıkış har(a)cı!

Hiç mi iyi örnek yok bizim topraklarda? Var; Saros’un 25 kilometre doğusundaki Şarköy’e uğradım. Özel işletmelerde arsızlık aynı, bir porsiyon köfteye 350 TL istiyorlar, köfte diyarı Tekirdağ’da. Ama çözümü bulmuş yerel yönetim. Kısıtlı parası olanlar Şarköy Belediyesi’nin çoğu deniz kenarı sosyal tesislerinde bankalara borçlanmadan bir şeyler yiyip içebiliyorlar. Çay, su vb. 10 TL, porsiyon köfte 180 TL, salatalar 60-70 TL. Bölge şarabının da şişesi 350-400 TL! Belediye başkanı Alpay Var, seçim öncesi verdiği sözleri tutmuş. Keşke sayıları 411 olan CHP’li belediyelerin tamamı bu tür iktisadi işletmelerle halkın yanında olsa.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Olimpiyata çeyrek kala 12 Temmuz 2024

Günün Köşe Yazıları