Haluk’un Babıâli’si

19 Haziran 2024 Çarşamba

Haluk Şahin’le dostluğumuzun bin yıllık olduğunu söylemek bu dostluğun tarihi hakkında bir fikir verse de derinliği konusunda pek bir şey anlatmış olamaz.

Çünkü ilk gençlik yıllarında başlayan arkadaşlıklarının anlamı yılların sayısında değil, özellikle o gençlik dönemlerindeki yaşantılardadır.

1960’lı yılların başlarında, yaklaşık 60 yıl öncenin Bursa’sında başlayan bir dostluktan söz ediyorum.

Bu dostluğun günümüze kadar sürmüş ve sürüyor olması kuşkusuz her anlamda mucizedir.

Fakat yine de asıl mucize bir zamanlar genç olmak ve o gençliği birlikte yaşamış olmaktır.

***

İlk şiirlerimin, örneğin “Bir Ermeni General”in hem de ilk versiyonlarının ilk dinleyicisi olmuş Haluk Şahin, İstanbul Hukuk öğrencisi zarif bir genç adamdı. Kibar, anlayışlı, duygulu, inceden esprili. Her zaman da öyle kalmıştır. Fakat o yıllarda edebiyat sevgisi, edebiyata ilgisi, “Halkın Dostları”nda yayımlanan “Yeni Bir Kör” adlı çok ilginç öyküsü sayılmazsa okur olma ötesine geçmiş ya da geçecekmiş gibi değildi. Fakat kozasını nasıl içten ve sessizce örmüş olmalı ki sonraki yıllarda, iletişim kuramı ve pratiği alanında onu ülkemizin en önemli bir öğretim üyesi yapan bilimsel ürünlerinin yanına, her biri ötekinden ilginç romanlarını birbiri ardına ekleyiverdi. Aralarına, onlardan daha az başarılı olmayan şiir kitaplarını da serpiştirerek.

Elimizde şimdi en yeni ürünü “Babıali’ye Son Tren” duruyor. Aslında bir polisiye adı olabilecek kışkırtıcı bir başlık. Bir polisiye değil bu, fakat akıcılığı ve olay çeşitliliği ve zenginliğiyle yine roman tadında bir yaşamöyküsü.

***

“Yolculuğa Hazırlık” başlıklı giriş bölümü bana liseli Haluk Şahin’i tanıttı. Ben ve yakın arkadaşlarım 1960’lar öncesinin Çankırı Lisesi öğrenciliğimizde neler yaşamış, neler okumuş, nelerden etkilenmişsek Haluk ve başta Çetin Gövez olmak üzere yakın arkadaşları, Bursa Lisesi öğrencilik yıllarında aynı şeyleri yaşamışlar. (Haluk’la tanıştığımız yıllarda tanıdığım Çetin Gövez’in “Atlara Koşan” adlı unutulmaz şiirinin bazı dizeleri bugün de ezberimdedir: Suları ay yangınıdır bürünüp al atlara/ Aşkları durunca kalpleri durdular kederde/ Yüreği atlara koşan bir gece yolcusunun gibi. Yüreği atlara koşan nice gece yolcuları taşra kentlerinin daraltılmış yaşamlarında yitip gittiler. Kuşkusuz büyük şair kumaşı olan sevgili Çetin Gövez bunlardan biridir.) Liseli yıllarında meğer Haluk da ilk şirini yazmanın ve yayımlamanın mutluğunu yaşamış. Bunu kitabından öğrendim. Ne ağzı sıkı adammış! Liseli yıllarına ilişkin şu cümle altı çizilecek önemdedir: “Özünde ben Bursa Erkek Lisesi’nin çocuğuyum! Orada şair oldum, orada yazar oldum, orada ilerici, orada Türkiyeci oldum!” 

***

Sonraki sayfalarda genişleyerek süren yaşamöyküsünü özetlemek kolay değil. Tanıştığımızda mükemmel İngilizcesi olan (Cummings’in bir şiirinin çevirisi üzerine birlikte kafa yormuştuk.) Haluk’un, lise öğrencisi iken bir yıllık bursla Amerika’ya gittiğini kitabını okuyunca anımsadım. Sonraki yıllarda, Amerikalı ilk eşiyle evliliği öncesinde doldurması gereken bir belgedeki “ırkçılık” sorusunu buraya eklemeliyim. Soruya “Türküm” diye karşılık verdiğinde “O milliyetinizdir” demişler. “Irkınız nedir? şunlardan birini seçeceksiniz: Kafkasyalı, zenci, Asyalı, Kızılderili, İspanyol soylu.” İlk kez böyle bir soruyla karşılaşarak şaşıp kalan Türk genci kendine bir “ırk” seçemeyince yanıt hanesine “Kafkasyalı” yazılmış!... Hemen sonrasındaki Avrupa yolculuğu izlenimleri üzerine düşünceler ise yine altı çizilecek önemdedir: “Avrupa ‘çağdaş uygarlık’tı, kültürdü; Amerika ilginçti ama çok uzak ve yüzeyseldi. Biz onun değil Avrupa tarihinin bir parçasıydık.”

Haluk Şahin’in yaşamöyküsünün prizmasından 1985’e kadar basın dünyası ve yazarın bu dünyanın belli başlı kişileriyle tanışıklıkları, ortak çalışmaları başta olmak üzere ülkemizin inişli çıkışlı ve çok acılı tarihini hem yazınsal hem belgesel değeri çok önemli bu kitaptan okumalısınız.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Sığınmacı 3 Temmuz 2024
Normalleşmek 26 Haziran 2024

Günün Köşe Yazıları