Barış Doster

FETÖ, darbeler ve liberal destekçileri

16 Temmuz 2022 Cumartesi

ABD emperyalizmi destekli FETÖ terör örgütünün darbe girişiminin üzerinden altı yıl geçti. Bu ihanet, casusluk ve terör örgütünün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi, aynı zamanda bir işgal ve iç savaş girişimiydi. İktidar partisi başta olmak üzere, pek çok partinin açık, örtülü ve örgütlü desteği yanında, liberallerden, neoliberallerden, numaracı cumhuriyetçilerden, etnikçilerden, mezhepçilerden, liberal solculardan, yetmez ama evet takımından, özür diliyoruz.com güruhundan da büyük destek alan FETÖ; çok örgütlü bir yapıydı. Siyasette, bürokraside, iş dünyasında, meslek kuruluşlarında, oda ve borsalarda, demokratik kitle örgütlerinde, spor kulüplerinde, medyada, üniversitelerde, eğitim kurumlarında, yargıda geniş, güçlü bir ağ kurmuştu. Mali yapısı çok güçlüydü. 15 Temmuz’dan bu yana atılan onca adıma rağmen, halen tüm kadroları devletten temizlenmiş, yargı önüne çıkarılmış, yurtiçi ve yurtdışındaki mali, siyasi destekleri kesilmiş değil.  

Liberaller; FETÖ’yü adeta şirin ve masum göstermek için, hep “sivil toplum kuruluşu” dediler. FETÖ’nün gazetelerinde yazıp, üniversitelerinde ders verip, kuruluşlarında konuşup, televizyonlarında program yaptılar. Cumhuriyet ve Atatürk karşıtlığında buluştular ve kol kola yürüdüler. Demokratik bilincin, özgür iradenin, serbest tartışma ortamının, itirazın, muhalefetin, eleştirinin, özeleştirinin, adil ve saydam seçimlerin olmadığı bir ortamda, demokrasinin, siyasi partinin, demokratik kitle örgütünün, “sivil toplum kuruluşunun” olamayacağını görmediler, bilemediler. Çünkü hem Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığında, güçlü bir müttefike sahiplerdi hem olanakları çok geniş olan FETÖ’nün kanatları altında yükseliyor, ünleniyor, güçleniyor, zenginleşiyorlardı.  

LİBERAL YANILGI VE ÖZGÜRLÜK YALANI  

Liberallerin dilinden düşmeyen, “daha az devlet, daha çok özgürlük” söyleminde özgürlük, piyasayla anlamdaştır. Özgürlük ve demokrasiden anlaşılan, sermayenin özgürlüğüdür, özelleştirmedir ve serbest piyasa ekonomisidir. FETÖ de serbest pazar ekonomisini savunduğundan, her iktidarla iyi geçindiğinden, her yerde kolu olduğundan, liberalleri cezbetmiştir. ANAP’ın kurucusu Turgut Özal’dan CHP’nin 1950’lerdeki ünlü genel sekreteri Kasım Gülek’e, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’e, Bülent Ecevit’ten Süleyman Demirel’e dek çok sayıda siyasetçiyle iletişimi, ilişkisi güçlüdür FETÖ’nün. Liberaller de bilindiği üzere, her zaman gücü severler, gücün yanında konumlanırlar.  

Liberaller; ABD ve Avrupa’da da FETÖ’nün gönüllü lobiciliğini yapmışlardır. Önemli diplomatlarla, dini çevrelerle, siyasetçilerle, gazetecilerle, akademisyenlerle buluşmasına yardımcı olmuşlardır. 12 Eylül darbecilerinin gözde bürokratı, darbe döneminin başbakan yardımcısı, siyasi yasakların savunucusu, sendika karşıtı Turgut Özal’ı “sivil, demokrat, özgürlükçü” olarak göklere çıkaran liberaller, FETÖ liderini de “İslamın dünyaya açılan yüzü, hoşgörü, uzlaşma ve diyaloğun simgesi” olarak göstermiş, karşılığını da her anlamda fazlasıyla almışlardır. 

Sonuçta iktidarı ve muhalefetiyle Türk siyaseti; FETÖ’nün darbe girişiminin üzerinden altı yıl geçtiği halde, gerekli dersleri çıkarabilmiş, laik Cumhuriyetin önemini yeterince kavrayabilmiş, etnik, dinsel, mezhepsel temelli yapıların, kimlik siyasetinin, tarikat ve cemaatlerin demokratik siyasette yerinin olmadığını anlayabilmiş değildir. 15 Temmuz gecesi devleti sokakta toplayan millet, siyasetçilerden çok daha öngörülüdür. 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları