Barış Doster

FETÖ’nün siyasi ayağı ve emperyalizm

01 Şubat 2020 Cumartesi

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 26. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un, FETÖ’nün siyasi ayağına ilişkin açıklamaları, gündemin zaten ilk sıralarında olan konuyu, daha da alevlendirdi. Eski istihbaratçı ve FETÖ’den tutuklu Enver Altaylı hakkında yazılan iddianamedeki bilgiler, Altaylı’nın ilişkileri ve FETÖ lideri Gülen’e yazdığı mektup da dikkate alındığında, konunun daha uzun süre gündemde kalacağı anlaşılıyor. Zira sorun, iktidar ve muhalefet blokları arasında da karşılıklı suçlamalarla sürekli öne çıkıyor.

Meseleyi daha sağlıklı, doğru bir zeminde tartışmak zorunlu olduğundan, şu hususları dikkate almakta yarar var:  

Birincisi, FETÖ, silahlı kuvvetlerden üniversitelere, eğitimden sağlığa, yargıdan Diyanet’e dek devletin tüm birimlerinde, kurumlarında örgütlendiği gibi, özel sektörde, iş dünyasında, sendikalarda, demokratik kitle örgütlerinde, spor kulüplerinde, meslek odalarında, kısacası yaşamın her alanında, toplumun her kesiminde de örgütlenmiş. O nedenle FETÖ’yle mücadelede siyasi, hukuki, idari, mali, örgütsel boyutların yanında ideolojik, toplumsal, kültürel boyutları gözetmek şart. Bunlardan birindeki eksiklik, irade noksanlığı, kararlılık zaafı, mücadelenin tamamını olumsuz etkiliyor.

İkincisi, FETÖ, siyasette örgütlenirken; partilerin ideolojisine, siyasal çizgisine, toplumsal tabanına, oy oranına, iktidara gelebilme ihtimaline, iktidarda kaldığı süreye dikkat etmekle birlikte, hiçbir partiyi ihmal etmemiş. Hepsinde örgütlenmeye, yuvalanmaya, kümelenmeye çalışmış. Büyük-küçük, iktidar-muhalefet, sağ-sol ayrımı yapmamış. Yaşadıklarımız bunu gösteriyor.

FETÖ’nün, NATO ve AB’deki destekçileri

Üçüncüsü, FETÖ, bir terör örgütü olmanın yanında, bir casusluk örgütü, bir istihbarat örgütü. O yönüyle de ABD emperyalizmi başta olmak üzere, Türkiye üzerinde hesabı olan, Türkiye’nin bağımsızlığı, bütünlüğü, egemenliği, birliği aleyhine faaliyet yürüten her devletle, her odakla, her istihbarat teşkilatıyla ilişki kurmuş. Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkeleriyle, NATO üyeleriyle işbirliği yapmış. Onların emrine, güdümüne, kullanımına girmiş. FETÖ’yle mücadelede bu boyut öncelikle, özellikle, önemle dikkate alınmalı. FETÖ’nün, emperyalizmin Türkiye’yi çökertme, bölme projesinin bir aparatı olduğu unutulmamalı.

Dördüncüsü, FETÖ gibi, dünyada 5 kıtada, 150’den fazla ülkede örgütlü, 300 milyar dolarlık bir mali güce hükmeden, okulları, hastaneleri, işadamı örgütleri, medya organları, holdingleri, vakıfları, dernekleri bulunan bir yapıyla, sadece Türkiye içinde değil, dünya ölçeğinde mücadele edilmeli. Bunun için milli seferberlik başlatılmalı. Kamu diplomasisi unsurları, dünyadaki Türk diasporası harekete geçirilmeli.

Kısacası, FETÖ’nün siyasi ayağının üzerine, ayrım yapmadan, kararlılık, tutarlık ve yüreklilikle gidilmeli. Arkasındaki emperyalist güçlerle aynı şekilde mücadele edilmeli. FETÖ’nün yurtdışındaki mali ve diplomatik desteği kesilmeli.



Yazarın Son Yazıları