Emek Dünyası

İşe iade kararı işverene değil işçiye sorulsun

14 Ocak 2021 Perşembe

OLCAY BÜYÜKTAŞ

Sendikalı oldukları için işten atılan 8 işçi kararlı: Küresel sözleşmelere uyulsun

Bursa Orhangazi’de sendikalı oldukları için işten atılan sekiz Cargill işçisinin hak arama ve işe iade talebi 1004. günde. İşçilerden Abdullah Saraç, “Biz mahkemeden sendikal tazminat istemedik, işimizi istedik” dedi.

İşvereni rahatsız edecek her noktada eylem planlayan işçiler önümüzdeki günlerde Ankara’da ABD Konsolosluğu önünde basın açıklaması planlıyor. Tek Gıda İş Başkanı Türkel, küresel federasyon IUF’nin kendilerine güç kattığını belirtti.

Son günlerde bir eylem ve ona gösterilen tepki ile sarsıldık yine. Ankara’da Orman Bakanlığı önünde eylem yapmak isteyen işçilere polis yine orantısız güç kullanmış, “Size devletin gücünü göstereceğiz” tehditleriyle oldukları bölgeden uzaklaştırmıştı. Peki bu insanlar bu kadar öfkeyi hak edecek ne yapmıştı? İşçiler gösteri hakkını kullanmak istemiş, gözaltına alınmış, geç saatlerde bırakılmış ve yetmezmiş gibi “sokağa çıkma yasağı olduğu bir saatte sokakta” oldukları için bir de korona cezası kesilmişti. Konuştuğumuz kıdemleri iki ile 19 yıl arasında değişen işçilerden Abdullah Saraç, Cargill’in Bursa Orhangazi’deki tatlandırıcı üreten rafinerisinde çalıştığını, sekiz yıllık kıdemli olduğunu belirterek süreci şöyle özetledi: 

Örgütlenmeye başladık. En büyük sorun maddiyatsızlıktı. Asgari ücret alıyorduk. Doğru dürüst iyileştirme yapılmıyordu. Söz hakkımız pek yoktu. Biz de birlik olalım, söz hakkımız olsun, güçlü olalım diye sendikalı olalım, sözleşmemiz olsun dedik. Daha önce de sendika gelince atılanlar olmuştu. Bizler belli bir sayıyı yakaladık. 15 gün içinde 14 kişi aynı anda çıkarttılar. Bizlere kota gerekçesi gösterdiler. Ama kota eylülde başlayacaktı, bizi nisanda attılar. Kendi aramızda toplandık karşımızda iki seçenek vardı. Tazminatları alacak başka bir yerde işe başlayacak, yeniden örgütlenene kadar çalışacaktık. Ya da işimizi geri alıp örgütlü bir şekilde çalışacaktık. Biz sendikalı çalışmak için yola çıktık. Hâlâ da yollardayız.

TAZMİNAT İSTEMEDİK

İki çocuğu olduğunu anlatıyor Saraç biri sekiz diğeri dört yaşında. Daha doğrusu dörde girecek. Ama kendisini doğru dürüst görmemiş... “Biz hep çocuklar daha iyi yaşasın diye çekiyoruz bunları” diyor. Ağzından “Gerekti 40 gün betonda yattık, gerekti günlerce yürüdük. Bizim gücümüz haklılığımızdan geliyor” sözleri dökülen Saraç, zorluk çektiklerini belirtiyor. Ve şunu ekliyor: “İşçiler zaten ekonomi karşısında zor ayakta duruyor. Bizim maddi talebimiz yoktu. Biz tazminat istemedik. Bizler işimizi istedik. Anayasal haklarımızı kullanalım istedik”... 

İşçilerle birlikte her türlü eylemde yer alan Tek Gıda İş’in örgütlenme uzmanı Suat Karlıkaya, yıllardır baskının her türünü gördüklerini dile getirdi. Direnişin fabrika önünde başladığını, bir süre sonra seslerini nerede daha iyi duyuracaklarsa orada olmaya başladıklarını anlattı. “Aslında işvereni nerede rahatsız edeceksek orada oluyoruz. Önümüzdeki günlerde de yeniden Ankara’da olacağız. Orada ABD Konsolosluğu önünde açıklama yapmak istiyoruz. Ne de olsa Cargill, bir ABD şirketi” diyen Karlıkaya, işveren baskı yaptığında işçinin her yerde kaybettiğini dile getirerek, amaçlarını, “Bizler küresel sözleşmeler ve hukuku etkin kılarak bataklığı kurutmak istiyoruz” dedi. Karlıkaya, işverenin mahkemeye gittiğinde özellikle işe iade davalarında hâkimin ‘işe alacak mısın yoksa tazminat mı vereceksin’ seçeneğini işverene sorduğuna dikkat çekerek, “Oysa böyle bir durumda işverene değil mağdura sorulmalı” dedi.

TÜRKEL: GÜCÜMÜZ VAR

Tek Gıda İş Başkanı Mustafa Türkel de söz konusu direnişte sonuna kadar haklı olduklarını dile getirerek, “Uluslararası şirketler, dışarıda uyguladıkları kuralları burada uygulamıyorlar. Biz de Uluslararası Gıda ve Tütün İşçileri Federasyonu (IUF) üyesiyiz. Yönetiminde yer alıyoruz. Ve orada güçlü bir desteğimiz var. Bu arkadaşlar işlerine dönene kadar devam edeceğiz” dedi.

HUKUKİ BİR GARABET VAR

Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğum endüstri ilişkileri ve iş hukuku uzmanı Dr. Murat Özveri konunun hukuki boyutunu şöyle özetledi: Türkiye’de varolan yasalara göre, işe başlatma işverenin tercihine bırakılıyor. Bu durumda işçiye dört aydan az, sekiz aydan çok olmamak şartı ile taziminatın yanı sıra kıdem ve ihbar tazminatlarının da ödenmesi gerekiyor. Eğer dava sendikal nedenlerle açılmış ve karar işçi lehine verilmiş ise yine işverenin tercihine bırakılan bir durum söz konusu. İşveren ağırlıklı olarak işe almak yerine tazminatı tercih ediyor. Çünkü işyerinde sendika istemiyor. Bu durumda da işçiye bir yıldan az olmamak koşuluyla tazminat, 4 aylık boşta geçen zaman için tazminat ve kıdem ile ihbar tazminatları ödeniyor.

ILO GEÇERLİ OLSA

Ancak Türkiye’nin de imzaladığı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 158.maddesi bu durumları düzenliyor. Örneğin Almanya’da benzer bir durum yaşansa, ILO sözleşmesine göre işçinin işe iadesine hâkim karar veriyor. İşçinin dönüp dönmeyeceği hâkim kararına bırakılıyor. Hâkim işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinin zedelenip zedelenmediğine bakıyor. Eğer işe dönüşe izin vermeyecekse tazminatı da hâkim belirliyor. Alt ve üst sınırı yok tazminatta. Ve aradan mahkemenin sonuçlandığı zamana kadar geçen zamanın da ücretlerinin ödenmesi gerekiyor.

SEKİZ KİŞİDE KARAR SENDİKA LEHİNE ÇIKTI

Şirketin gazetemize gönderdiği bilgi ve açıklama özetle şöyle: 

Faaliyet alanlarımızdan biri olan tatlandırıcı üretimimiz, devletimiz tarafından belirlenen kotaya bağlı olarak 2018 yılında önemli ölçüde azalmıştır. Bu nedenle Orhangazi Mısır İşleme Tesisimizde küçülmeye gitme kararı alarak, 16 çalışanın iş sözleşmesini feshetmiştik. 

İş sözleşmesi feshedilen işçilere ilişkin Nisan 2018’de başlayan dava süreci, Nisan 2020 itibarıyla sona ermiştir. Dava sonucunda 8 kişi ile ilgili karar sendika lehine, 4 kişi ile ilgili karar Cargill lehine çıkmıştır. 

Cargill Türkiye, mahkeme kararları gereğince tazminat bedellerinin tamamını ödemiş bulunmaktadır. Böylece tüm dava dosyaları kapanmıştır. Davacıların tazminat bedellerini tahsil etmesiyle birlikte, hukuki süreç mahkeme kararına uygun şekilde tamamlanmıştır. Cargill Türkiye olarak, Türk hukukuna ve mahkeme kararlarına saygımızın sonsuz olduğunu ve yasal tüm yükümlülüklerimizi yerine getirdiğimizi belirtmek isteriz.

BELEDİYE EMEKÇİSİ GREVE EVET DEDİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki Belde AŞ’de çalışan işçiler yaptıkları oylamada “greve evet” dedi. Şirkette çalışan 4 bin 700 işçiden 2 bin 526 işçinin 39’u oylamaya katıldı. AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde çıkan bu sonuçla birlikte 1 ay içinde taraflar arasında anlaşma sağlanmazsa işçiler greve gidecek. Hizmet-İş Sendikası Şube Başkanı İdris Ersoy, “YHK’ye gitmeden imzalamak istiyoruz” diye belirtti.

YEMEK SEPETİ ÇALIŞANI NAKLİYAT İŞ’Lİ OLUYOR

Yemek Sepeti çalışanları anayasal haklarını kullanarak DİSK’e bağlı Nakliyat İş sendikasında örgütlenmeye başladı. Sendikada yapılan açıklamada, Türkiye genelinde 69 kentte faaliyet gösteren 6 bin işçinin çalıştığı Çevrimiçi Yemek Sipariş Şirketi Yemek Sepeti/ Bana Bi/ Vale’de çalışan işçiler artık örgütleniyor sendikalı, DİSK’li, Nakliyat-İş’li olduğu belirtilerek, “Sendikamızın başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere diğer şehirlerde çalışmaları sürüyor. Yemek Sepeti’nde örgütlenme çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki günlerde 6356 sayılı yasaya göre gerekli yasal çoğunluğu sağlayıp, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na başvuru yapacağız” denildi.

İNŞAAT-SEN ÜYELERİ ALACAKLARINI İSTİYOR

İki yıldır ücretlerini ve tazminatlarını alamayan 250 Kayı İnşaat işçisinin bir süredir devam eden eylemleri bugün de şirketin Yapı Kredi Plaza önünde yapılacak. Saat 11’de şirket merkezinin önünde toplanacak işçiler, bir kez daha alacaklarını isteyecek. 

İşçiler 28 Aralık 2019’da maaşlarını alamadıkları için Cezayir’de grev yapan ve arabuluculuk sözleşmeleri imzalanan emekçilerin hakedişlerinin 2020 Mart ayında ödeneceği taahhüt edilmiş, ancak sözler tutulmamıştı.


Yazarın Son Yazıları

Madenciye sert müdahale 26 Kasım 2020
Güç birlikten doğdu 12 Kasım 2020
Metalde sessiz tehlike 30 Ekim 2020