CHP: Kedi olalı ilk kez bir fare tutabildi

10 Şubat 2020 Pazartesi

CHP’nin CNN’i boykot kararı, belki de ilk kez, bir sonuç yaratma potansiyeline sahip bir muhalefet eylemidir. Hani derler ya “Kedi olalı ilk kez bir fare tutabildi”… İşte öyle bir şey.

Yanlıştan…

CHP, Deniz Baykal’ın, bugünkü rejimi kuran sürece kapıyı açan o talihsiz tutumundan bu yana, AKP’de temsil edilen siyasal İslamın iktidara yükselişini, “pasif devrim” süreci boyunca meşrulaştıran, kolaylaştıran, muhalefeti uyuşturan bir siyasi çizgi izlemiştir. 

CHP liderliği, bir taraftan siyasal İslamın kültür dünyasına yakınlaşma çabasıyla, onun hegemonya sürecini inşa eden söylemin yaşam alanını genişletmiş, laik düşüncenin, seküler yaşam dünyasının geriletilmesine alet olmuştur. Diğer taraftan, ne “Gezi olayı”na gereken kitlesel desteği verebilmiş, ne oradaki polis şiddetine karşı durabilmiştir. CHP, “Adalet Yürüyüşü” gibi anlamlı bir eylem yaptıktan sonra bunu mantıki sonuçlarına kadar taşımaya cesaret edememiştir. 

Gezi’deki basiretsizlikle CHP, siyasal İslam rejimine karşı muhalefeti birleştirebilen gerçek bir muhalefet partisi düzeyine yükselme fırsatını kaçırmıştır. CHP, Adalet Yürüyüşü’nü de başlayan dinamiği yarıda keserek toplumun gerginliğini, deyim yerindeyse “gazını” alarak iktidarın değirmenine su taşıyan bir hadiseye dönüştürmüştür. Adeta CHP, hiçbir “fırsatı kaçırma fırsatını” kaçırmamıştır.

Tuhaf bir “darbe şeyinden” sonra Taksim’de düzenlediği Demokrasi mitingine AKP liderliği ilgi göstermezken, CHP lideri Yenikapı mitingine katılarak AKP liderinin projesine alet olmuş, orada sanki ülkede bu rejimin altında bir birlik gerçekten olabilirmiş gibi bir izlenimin yaratılmasına katkıda bulunmuştur.

CHP’nin seçim pratiği de ayrı skandaldır. CHP her seçim döneminde, siyasal İslamın ülkede sürdürmekte olduğu kültür savaşını görmezden gelmiş, aklınca somut taleplere odaklanmış, adeta kevgirle su taşımış; dahası, birbiri ardına gelen yenilgilerden hiç ama hiçbir ders almamıştır. CHP muhalefeti, her dönemeçte, malumu ilan eden sözde “sert” eleştiriler manzumesi olmuştur.

Dönülebilir…

Sınırlı bir örnek olmakla birlikte İstanbul Belediye Başkanlığı seçimleri II. tur deneyimi, yanlıştan dönülebileceğini gösteriyor. Doğrudur, İstanbul Belediye Seçimleri sonuçları siyasal İslamın iktidarını doğrudan tehdit etmiyor ama o iktidarın meyvelerini toplayan ekonomik ideolojik düzeneğe “çomak sokuyor”. Doğrudur, yerel yönetimler siyasi iktidarın kendisi değildir. Ancak yerel yönetimler, siyasal İslamın toplumsal artık değere ulaşarak taraftarları arasında paylaşmasının, “davayı” beslemesinin çok önemli bir aracıdır.

Toplumsal artık değere ulaşmanın ikinci, ancak en önemli aracıysa siyasal İslamın ideolojik kültürel hegemonyasının korunması ve yeniden üretilmesidir. Bu koruma ve üretim süreci aksatılabildiği ölçüde siyasal İslamın iktidarı da zayıflayacaktır.

İmamoğlu, II. turda, “her şey güzel olacak” gibi, her isteyenin, kendi sıkıntılarını ve umutlarını içinde görme şansı bulabileceği bir sloganla, kültürel düzeyle ekonomik düzeyi birbirine bağlayarak o büyük farkı yaratabilmişti.

Bu da bizi “CNN Türk” boykotuna getiriyor. CNN Türk, liberal eğilimli bir Amerikan kanalının markasıyla, modern görünüşüyle, Ahmet Hakan gibi tarafsızlık taklidi yapabilen liberal - İslamcı tipleriyle, laikiğin yaşam dünyasını siyasal İslamın yaşam dünyasına bağlayan bir “arayüz” olarak işlemektedir. Toplumun ancak yarısından azının rızasını alabilen bir rejimin, iç ve dış politikası ekonomi yönetimi istikrarsızdır; bekası açısından CNN Türk, tüm diğer yandaş kanallardan daha önemlidir. 

CHP eğer yine muhalefeti yarı yolda bırakmazsa CNN Türk boykotu, “meşrulaştırma makinesi” olarak çalışmaktan çıkabileceğini, gerçek bir muhalefet partisi olabileceğini gösterecektir. CHP’nin bu kararı diğer yandaş kanalları ve gazeteleri de kapsamaya başlarsa, rejimin toplumun büyük çoğunluğuyla bağlantısını koruyan “arayüz” yıkılmaya başlayacaktır. Hem de ekonomik kriz hızla derinleşirken… 

İşte o zaman, bundan sonraki rejimi konuşmaya gerçekten başlayabileceğiz. Uzun süredir ilk kez umutlu olmak istiyorum ama…


Yazarın Son Yazıları