İş Sanat’ta dramatik bir konser

26 Şubat 2020 Çarşamba

İş Sanat’ta geçen hafta mezzo-soprano Vivica Genaux ve şef Fabio Biondi yönetimindeki Europa Gallante topluluğundan baştan sona bir Vivaldi programı dinledik. Genaux’nun adını ilk kez 2009’daki bir Viyana gezimde duymuştum. Opera binasındaki kitap ve plak satan dükkân onun sesiyle inliyordu. Ben ise girip Cecilia Bartoli’nin son kaydını sormuştum. Tezgâhtaki adam: “Ne yapacaksın artık Cecilia’yı, o yeterince şöhret oldu, bak şimdi yeni bir ses doğuyor” diyerek Vivica’yı bana tanıtmıştı. İyi bir müşteri olarak o CD’yi de satın aldım. Europa Galante’ı Fabio Biondi yönetiyordu. Şef ve topluluk İstanbul’un yabancısı değillerdi. Leyla Gencer onları yıllar önce, 1999’da İstanbul Festivali’ne getirtmiş ve birlikte Vivaldi’nin Bayezit Operasını sahnelemişlerdi. 

Genaux, Vivaldi’nin ünlü opera aryalarından ikisini ve Stabat Mater’ini söyledi. Onun şarkı söyleme stili, Barok dönemdeki yaylı çalgıları çeneye dayamadan, bilekten yay çekme tekniği gibiydi. Bu tip yorumlar barok stilinde inşa edilmiş veya tümüyle ahşap malzemeden yapılmış bir salonda çok daha yumuşak duyulabilirdi. Bizim İşSanat’ın sahnesi bu stili daha iyi anlamak için fazla modern kaldı. Deneyimli soprano ve şan hocamız Ayşe Sezerman, Genaux ile A.B.D. Bloomington’daki Indiana Universitesi’nde birlikte master yapmışlar. Nicola Rossi-Lemeni ve Virginia Zeani ile çalışmışlar. Ayşe’ye Genaux’un dudak uçlarındaki titreşimden elde ettiği vibrato stilini sordum. 

“Ben de bu şarkıların daha legato (bağlı) söylenmesini tercih ederim. Ama bu sitili de uygulayan pek çok sanatçı var. Vokalde yaylı sazları özellikle viyolayı taklit eden bir akım. Bir yerde enstrümantal sesteki titreşimin taklidi oluyor. Vivicaux eskiyi yeniden diriltme görüşüne meraklı bir sanatçı. Vibratosuz (titreşimsiz) söyleyen birçok sopranodan farklı. Belirli bir akımın benimsediği bu tarzı kayıttan dinlerken canlı performans kadar hissedilmiyor. Ama bazı sopranolar var ki, örneğin Emma Kirkby, canlı söylerken de titreşimlerde barok şan tekniğinin örneklerini verir.”

Konserin ikinci yarısında Vivaldi’nin ünlü yapıtı Mevsimler’i dinledik. Tarihte müzikle resim yapmanın en önemli öncüsüdür Vivaldi. Olgun Barok döneminde ve sonraki dönemlerde nice besteciye bu konuda örnek olmuştur. Bu yapıt aslında birinci kemancının solist olduğu bir keman konçertosu. Her biri üç bölmeden oluşan dört bölüm var. Özellikle iki şey dikkat çeker: Birincisi sürekli baştaki temaya dönüşle eserde bir bütünlük elde etmesi, ikincisi gölge-ışık karşıtlığı ile canlı bir atmosfer yaratması. Bunlar barok dönemin başlıca karakteristiği olmuştur.

Müzikle doğrudan ilgisi olmayan nice dinleyiciye sorun en çok hangi dönemi seversin, diye. “Barok Dönem” yanıtını alırsınız. Peki, hangi yapıt? “Vivaldi’nin Mevsimleri”. Evet, Fabio Biondi’nin hem şef hem solist olarak yer aldığı konserde, son derece dramatik bir yorumla, Vivaldi’nin ünlü Mevsimler’inde kuşlar cıvıldadı, sinekler vızıldadı, karda kayıp düştük, şimşekler çaktı, gök gürledi, köpekler havladı.


Yazarın Son Yazıları

Bitmeyen senfoniler 11 Mart 2020
Sessizliğin içinden 5 Şubat 2020
Uğur Mumcu anısına 29 Ocak 2020
Bir zamanlar İstanbul 15 Ocak 2020