Açlık

08 Ocak 2020 Çarşamba

Bu ülkede zamanında...

Evlerde, kahvelerde, yazılı ve görsel medyada, sanal ortamda, Meclis’te ve sokakta...

İstiklal mahkemelerinin ne olduğunu tartıştınız.

Ermeni meselesine dair soykırım iddialarını tartıştınız.

Dersim olaylarını tartıştınız.

Komünistlerin vatan haini olup olmadığını tartıştınız.

Faşistlerin vatansever olup olmadığını tartıştınız.

1960 ihtilalinin neye hizmet ettiğini tartıştınız.

Menderes ve arkadaşlarının idamlarının ne anlama geldiğini tartıştınız.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarının doğru olup olmadığını tartıştınız.

Ordunun hükümete müdahalelerinin gerçekten Cumhuriyet rejimini ve Atatürk ilke ve inkılaplarını korumak için yapılıp yapılmadığını tartıştınız.

Poliste işkence olup olmadığını tartıştınız.

Gözaltında kayıplar olup olmadığını tartıştınız.

1980 darbesinin aktörlerinin yargılanmasının gerekip gerekmediğini tartıştınız.

Laikliğin dini inançlara bir hakaret olup olmadığını tartıştınız.

Özal’ın icraatlarının ülkeye faydalarını ve zararlarını tartıştınız.

Koalisyonların ülkeye faydalarını ve zararlarını tartıştınız.

Türkan Saylan’ın kim, Ergenekon’un ne olduğunu tartıştınız.

Başörtüsünün siyasi bir simge mi yoksa inançlı kadınlar için bir özgürlük bayrağı mı olduğunu tartıştınız.

Atatürk’ün diktatör olup olmadığını tartıştınız.

Dini siyasete alet edenlerin aslında ülkeye şeriat getirmeyi hedefleyip hedeflemediklerini tartıştınız.

Fethullah Gülen’in CIA için çalışan tehlikeli ve derin bir örgütlenmenin lideri olup olmadığını tartıştınız.

Türkiye’nin ılımlı bir İslam ülkesi yapılmaya çalışılıp çalışılmadığını tartıştınız.

Tayyip Erdoğan’ın laikliğe düşman bir lider olup olmadığını tartıştınız.

Ekonomi için özelleştirmenin iyi mi kötü mü olduğunu tartıştınız.

Büyük Ortadoğu Projesi’nin gerçek olup olmadığını tartıştınız.

Kürtlerin devleti yıkmayı ve kendi devletlerini kurmayı hedefleyip hedeflemediklerini tartıştınız.

Dağda Türk ordusuna karşı savaşan Kürtlere gerilla denilip denilemeyeceğini tartıştınız.

Öcalan’a “Sayın” denilip denilemeyeceğini tartıştınız.

PKK’ya PKK’e demenin ne anlama geldiğini tartıştınız.

AKP’ye AK Parti demenin ne anlama geldiğini tartıştınız.

Tek adam yönetiminin ülkenin başına neler açabileceğini tartıştınız.

Mevcut iktidarın önerdiği anayasa değişikliklerinin bedellerinin ne olabileceğini tartıştınız.

Tüm bunları...

Evlerde, kahvelerde, yazılı ve görsel medyada, sanal ortamda, Meclis’te ve sokakta...

Hem de iştahla tartıştınız, tartıştınız, tartıştınız.

Sonra gün geldi hiçbir şeyi tartışamaz, ağzınızı açamaz hale geldiniz.

Çünkü, bu tartışmaların hararetiyle ısınan ve genleşen ve ülkenin üzerine kara bir bulut gibi çöken mevcut iktidar...

Geçmişteki tüm tartışmaların üzerinden silindir gibi geçip gitmişti.

O tartışmaların ateşli taraflarının başına gelen her türlü felaketten sanki kendisi sorumlu değilmiş gibi arkasına dönüp bakmadan tahtına kurulmuştu.

Evlerde, kahvelerde, yazılı ve görsel medyada, sanal ortamda, Meclis’te ve sokakta, herkes nihayetinde tehlikeyi görmüş, anlamış ve susmuştu.

Şu anda tek bir şeyi tartışmanıza izin var;

Açlık.

Siz... bir şekilde hayatta kalanlar, onların... hiçbir şekilde hayatta kalamayanların...

Yoksulluk yüzünden bazen kendilerini ve bazen kendileriyle birlikte sevdiklerini de öldüren o yaralı insanların...

Deli olup olmadığını...

Yoksul olup olmadığını

Gerçekten aç olup olmadığını...

Tartışıyorsunuz.

Açlığın ne olduğunu tartışıyorsunuz.

İştahla.

...

İsterseniz artık susun.


Yazarın Son Yazıları

Korona dersleri 2 18 Mart 2020
Korona dersleri 13 Mart 2020
Sansürle eğitilmek 6 Mart 2020
Bekçiler ve vatandaşlar 28 Şubat 2020
En az üç çocuk 21 Şubat 2020