Halkı ‘en kaz’ yerine koy Kızılay’ı ‘enkaz’ yap!

02 Şubat 2020 Pazar

Elazığ depreminden sonra, daha yaralar sarılmadan, enkaz kaldırma çalışmaları tamamlanmadan iki büyük önlem alındı:

Sosyal medyada iktidarı eleştiren paylaşımlar hakkında soruşturma açmak...

Halktan yardım toplama kampanyası düzenlemek...

Birinci şıkka şöyle “alıştık”:

Dünyada sosyal medya paylaşımları üzerinden terör örgütü üreten başlıca ülke biziz. Türkiye’nin farklı illerinden aynı olayla ilgili benzer tepkiyi veren herkes, “tam üyesi olmamakla birlikte, terör örgütüne yardım ve yataklık eden” bir örgüt üyesi olabiliyor!

Çık işin içinden çıkabilirsen!

Halktan yardım toplamak ise en kestirme yol. Çok da çaba harcamaya gerek yok. Yolla mesajı, destek tamam! Böylesi büyük felaketlerde toplumsal dayanışma elbette çok güzel, birlik beraberlik duygusunu yüceltir. Ancak böyle bir dayanışmanın başlıca motor gücü tam bir güven ortamıdır.

Zira güven, tek kullanımlıktır!

Kayboldu mu, geri getirmek çok zordur!

***

Yukarıda aktardıklarımız genel doğrular.

Günlük tartışmaya girmek gerekirse; Kızılay’a yapılan 8 milyon dolarlık bir yardımın sadece 75 bin dolarlık diliminin gerçekten Kızılay kapsamında tutulduğu, kalanının meşhur, fevkalade alakaya mazhar Ensar Vakfı’na aktarıldığı Kızılay yönetiminin de kabul ettiği bir gerçek. İlk gazzetta9.com haber sitesinde yer alan haber, Kızılay yönetimi tarafından da doğrulandı. 

Altını çizelim:

Halktan topladığı doğalgaz paralarıyla işlevini sürdüren Başkentgaz, Kızılay’a bağış yapıyor... Bu bağışın sembolik bir kısmı Kızılay’da kalıyor, kalanı Ensar Vakfı’na gönderiliyor!

Bu, işin ilk aşamada “görünen” yanı...

Devamı ise soru işaretleriyle dolu. Bunlara girmeden önce yapılan yardım ve bağış tutarlarını paylaşalım:

2013’te 88 milyon 151 bin lira.

2014’te 74 milyon 510 bin lira.

2015’te 54 milyon 355 bin lira.

2016’da 1 milyar 173 milyon TL, yüzde 2058 arttı. (Kerem Kınık dönemi)

2017’de 2 milyar 261 milyon TL, yüzde 92.7 arttı.

2018’de 3 milyar 465 milyon TL, yüzde 53.2 arttı.

Tablo, Kızılay’a bağışların belli bir düzeyde seyrederken Kerem Kınık döneminde hızla arttığını gösteriyor.

İnsan salt bu rakamlara baksa ne kadar çok sevinir; halkın merhamet duygusu yükseliyor, Kızılay da buna karşılık veriyor.

Ancak kazın ayağı öyle değil. 

Halk bir bakıma “kaz” gibi görülürken, Kızılay kurumu da adeta “enkaza” çevrilmiş.

Kâğıt üzerinde yardım ve bağışlar artmış görünüyor ama gerçek başka!

Kızılay’a yapılan bağışların önemli bir bölümü resmi açıklama ile “vergiden kaçınmak” için bir yol olarak kullanılmış! Doğrusu burada yolsuzluk yok, tam tersine başka bir yol bulma var!

Kızılay’a yardım yaparak herkesin vicdanına seslenen bir adım atacaksınız... Ancak bu yardım gerçekte Kızılay’a değil, denetim mekanizmalarından uzak, ama iktidara yakın bir kuruma gidecek...

Oradan nereye gidecek?

Soru içinde soru!

Önceki gün konuyu deşerken şu iddia karşımıza çıktı:

Aslında bağış, Ensar’da da kalmıyor, oradan başka bir yere gidiyor!

Bu zincir herkesin gözü önünde, halkı “kaz” yerine koymak, devlet kurumlarını enkaz haline getirmekten başka bir şey değil.

***

Olayın bir başka “ince” yanı da şu:

Resmi açıklamalarda yapılan bağışın “şartlı” olduğu belirtiliyor.

Gerçek öyle değil...

Bir bağışın “şartlı” olabilmesi için bağış yapılmadan önce bu “şartın” konması gerekiyor. Oysa 8 milyonluk bağış için iki gün sonra “muvafakat” veriliyor. Bu da işi yasasına uydurma arayışından başka bir şey değil.

152 yıllık Kızılay’ın vergiden kaçınmak, bağışın gerçek amacını örtmek için kullanılmasına çok da şaşırmamak gerekir!

Kızılay yöneticilerinin maaşından sonra afetzedelere ne kadar para kalır, bu da ayrı soru!

Böyle başa böyle Kızılay!

Bu bağışlar hangi evlatlara gittiyse Allah bağışlamasın! 


Yazarın Son Yazıları

Tıp bilimi... 29 Mart 2020
Hem ABD hem Rusya! 11 Mart 2020