Toroslar’da şehit evinde...

03 Mart 2020 Salı

İdlib’den acı haberlerin geldiği gece Anamur yolundaydık. Anamur Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (ADD) ilçedeki pek çok kitle örgütü ile ortaklaşa düzenlediği “Türkiye’nin Dünü, Bugünü, Yarını” başlıklı konferansta konuşacaktık.

Olaylar tam da konferans konusu üstüne gelişti. Ertesi gün aynı konuda Silifke’de olacaktık. Şehit acısı bu ilçemizi de vurunca CHP Silifke İlçe Başkanı Bünyamin Uçar ve Bozyazı İlçe Başkanı Baykal Arıdeniz’le birlikte şehidimiz Osman Ak’ın köyü Yeğenli’ye gittik.

Yeğenli köyü, Silifke’den bir saat kadar Toroslar’a tırmandıktan sonra 1050 metre yükseklikte. Daha ileride 1200 metrede birkaç köy var, sonrası tamamen dağların...

Yeğenli’nin çevresinde Cambazlı, Hüseyinler, Kızılcageçit, Uzuncaburç ve Seydili köyleri var. 

Köye girerken bulutlar altımızdan yükseliyordu. 

***

Yeğenli köyü muhtarı Musa Taş’la birlikte, şehit Osman Ak’ın babası Mehmet Ak’ın bulunduğu taziye çadırına girdik. Az ötede, 23 yaşında şehit olan uzman çavuşun ağabeyi Coşkun Ak var. O da uzman çavuş. Altı yıl önce tezkere bırakmış. Üç yıl önce de şehit kardeşi onu takip etmiş. 

Baba adeta yalvarmış, “Gitme oğlum. İki kardeş de köyü terk ederseniz, yalnız kalırız” demiş ama dinletememiş. Osman Ak nişanlı... Nişanlısının erkek kardeşi de taziyeye gelenleri karşılayanlar arasında. 

Köyde tarıma elverişli alanlar var. Ürün para etmediği için gençler, büyük şehre gitmeyi ya da askerde tezkere bırakmayı tercih eder olmuş. 

Pek çok şehit evi gibi Ak ailesinin evi de sıvasız. İkinci kat sonradan yapılmış, briketler sayılıyor. Baba, ola ki evlenince köye yerleşirler diye kendi oturduğu evin üstüne kat çıkmış.

Erkeklerin bulunduğu taziye çadırında sadece imamın ve müftünün belli aralıklarla okudukları Kuran ve dua sesi yükseliyordu. Onun dışında tam bir ölüm sessizliği hâkimdi. Baba, taziyeye gelenlere, “Devletimiz sağ olsun” demekle yetiniyor, başka bir şey söylemiyordu. Derin hıçkırıkların duyulduğu anlar ise şehidin akranlarının dağ gibi bedenleriyle çadırdan içeri girdikleri anlardı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, öteki yerel yöneticiler acıyı paylaşmak için gelenler arasındaydı.

Kadınlar evin içinde... Dağın uğultusuna karışan sesler yükseliyor zaman zaman... Evden çıkan gözü yaşlı iki kadınla Cambazlı köyüne giden yol üzerinde karşılaştık. Gözlerinden boncuk boncuk yaşlar akıyordu. Başsağlığı diledikten sonra, “Bu köyden misiniz” diye sorabilirdik. Biri eliyle işaret etti, konuşamadı. Öteki, “Cambazlı” deyip sustu. Kesik konuşmalardan anladığımız, çocukları birlikte büyümüş. Her sözcüğün arasında uzun bir, “ahhh” vardı.

Şehit Osman Ak’la yaşıt olanlar, “Osman, yolun sonunda bunun olacağını biliyordu” dediler, biraz da memleketin haline söz söylediler, başka bir şey demediler. 

***

Toroslar’dan inerken sağ tarafımızdaki hayli büyümüş ağaçların arasında şu tabela dikkatimizi çekti:

Şehit Kamuran Kaya Hatıra Ormanı!

Başkan Bünyamin Uçar’a Silifke’nin içinde şehitler anısına park, sokak, meydan var mı, diye sordum. 

Sıraladı:

Şehit Mehmet İlker Şahin Parkı, Şehit Yusuf Demir Parkı, Şehit Sait Parlak Parkı, Şehit Mehmet Dolat Sokak, Şehit Veysel Balcı Sokak, Şehit Mehmet Bostanoğlu Parkı...

Şehitlerimiz sadece tepelerde değil... 

Sadece Şehitler Tepesi yok...

Şehitler ormanı var...

Şehitler parkı var...

Şehitler meydanı var...

Her şey üzerinden yarışılıyor ama gelin şehitler üzerinden yarışmayalım...

Vatan için hepimizin canı feda...

Ama gelin, şehitlerin gelmeyeceği, huzur, barış, bereket dolu bir vatan için yarışalım...

Putin’le görüşmek için çırpınıp muhalefeti düşman ilan etmek için yırtınmanın akılla izah edilecek bir yanı yok!

Hiçbir şey yapamıyorsanız, susun...

Hiç değilse şehitler rahat uyusun...


Yazarın Son Yazıları

Tıp bilimi... 29 Mart 2020