Olaylar Ve Görüşler

Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü

24 Kasım 2014 Pazartesi

Eğitim ve Kültür Devrimi Sürecek

Bu güzel ülkeyi kişisel çıkarları için karartanlara, aklı ve vicdanı tutsak alıp bizi birbirimize kırdıranlara en iyi yanıt güçbirliğimizdir! Aydınlanmayı ve çağdaş uygarlığı sorumluluğu sayan yurttaşlarımızı, örgütlerimizi, kuruluşlarımızı güçbirliğimize katılmaya; kararlılığımızı hep birlikte seslendirmeye çağırıyoruz.

Okumaz-yazmazlığın Türkiye’nin yaşamsal sorunu olduğu düşüncesiyle bir araya gelen demokratik kitle örgütleri, 17 Ekim 2014’te Ankara’da Okuryazarlık “Okuryazarlık” mıdır? başlıklı bir çalıştay düzenledi.
Çalışmalarını, eğitimbilimci Paulo Freire’nin “Okuma-yazma, toplumsal ve kültürel özgürleşmenin önkoşuludur” sözünden esinlenerek yürüten Bilim ve Ütopya Kooperatifi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Ankara Şubesi, Dil Derneği, Toplumsal Dayanışma Gönüllüleri Derneği, Tüm Öğretim Elemanları Derneği, Ulusal Eğitim Derneği ve Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Ankara Şubesi’nin gerçekleştirdiği çalıştay, Cumhuriyetimizin kurucularına ve devrimcilerimize; saygın ve özgün bir eğitim dizgesini yaşama geçirerek yolumuzu ışıtan Hüseyin Vasıf Çınar, Mustafa Necati, Reşit Galip, Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’a adandı.
Okuryazarlığın “Özgür birey için... Bilinçli yurttaş için... Demokratik toplum için...” vurgusuyla sorgulandığı çalıştayın Önderler Oturumu adlı ilk bölümünde “İktidardayız: Eğitim Politikamız” başlığı altında “okuryazarlık”tan beklentiler ve eğitim dizgemizdeki sorunların giderilmesine yönelik somut çözüm önerileri dile getirildi. Devrimciler Oturumu adlı ikinci bölümünde ise “Demokratik Kitle Örgütlerinin Görevleri, Eylemleri” başlığıyla kitle örgütlerinin eğitim alanında başlatacağı girişimler ile yapacakları projeler irdelendi.
Katılımcı kuruluşlar, çalıştayın sonuç bildirgesini 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde yayımlayarak kararlılıklarını -çalıştay sonuçlarını özetleyen- aşağıdaki duyuruyla seslendirdi.

Eğitim ve kültür devrimi için kararlıyız
Yeni bir 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde aydınlanma devriminin en önemli bileşeni saydığımız Cumhuriyetçi eğitim anlayışındaki gerilemelerden kaygı duyuyoruz. İncelikle planlanarak uygulamaya konan, sinsice örgütlenen karşıdevrimin beslediği ölümcül cehaletin, gericiliğin, sevgisizliğin bu kuşatmasını, aydınlanma devrimimizin öğretilerine sarılarak, yaşam sevincini egemen kılarak kaldıracağız.
Hedefimiz belli: Aklı, bilgiyi, insanca değerleri yücelterek kendinin ve içinde yaşadığı toplumun ayrımında olan; kendinden ve başkalarından korkmayan; öğrendiklerini uygulayan, özgür ve yaratıcı bireyler yetiştirmek.
İnsan gücü, kamu değeridir! Devrimci iktidarımızın, bu bilinçle, yurttaşlarımızın etkin katılımıyla tasarlayıp yaşama geçireceği laik eğitim dizgesinde;
*Zihnin özgürleşmesi, eleştirel düşünce ve yaratıcılığın pekişmesi ana ilkedir,
*Merkezinde insan ve kamu çıkarı olan bütünsel, katılımcı ve planlamacı anlayışla hareket edilir,
*Temel eğitim, okulöncesinden başlayarak kesintisiz 13 (1+12) yıldır,
*Yurttaşlar, eğitime erişimde eşit olanaklara sahiptir; anayasa ve yasalarda eşitsizliğe yol açacak hiçbir madde olamaz,
*Düşünsel alanın ve yaşamın her düzleminde bilim ve akıl temel kılınır,
*Eğitim dili Türkçedir,
*Sanat eğitimi, okulöncesinden başlayarak uygulamalarla verilir,
*Eğitimin planlanması, yönetimi ve değerlendirilmesinde başat rol öğretmenindir,
*Eğitimin yürütülmesinde öğretmen ve öğrenci eş ağırlıklı bileşenler olarak merkezdedir,
*Örgün eğitimi çevresiyle bütünleşerek gerçekleştiren okul, yaygın eğitimin de yerleşkesidir,
*Başta öğretmenler olmak üzere örgütlü, sorumlu yurttaşlık özendirilir.
Cumhuriyet ilkelerini, Türk devrimini yaşatmayı amaç edinen demokratik kitle örgütleri olarak devrimci eğitim anlayışımızı yaşama geçirmeye kararlıyız. Bu ülkeyi yönetenler ve yönetmeye aday olanlara sesimizi duyurmaya kararlıyız. Düşüncelerimizi iktidara taşıyana dek yılmaksızın çalışacağız, üreteceğiz.
El ele vererek, yanımıza demokratik kitle örgütlerini, meslek kuruluşlarını, yerel yönetimleri katarak kurup işleteceğimiz eğitim ve kültür evlerinde çocuklara, gençlere, yetişkinlere ulaşacak; yurttaşlarımızı çağın gerektirdiği okuryazarlıkla, sanatla, eğitimle, sporla buluşturacağız. İnsan olmaktan, yurttaş olmaktan kaynaklanan en doğal haklarımızı öğrenerek ve öğreterek eylemli birliktelikle haklarımızı arayacak, bize dayatılan haksızlıklara karşı koyacağız.
Bu güzel ülkeyi kişisel çıkarları için karartanlara, aklı ve vicdanı tutsak alıp bizi birbirimize kırdıranlara en iyi yanıt güçbirliğimizdir! Aydınlanmayı ve çağdaş uygarlığı sorumluluğu sayan yurttaşlarımızı, örgütlerimizi, kuruluşlarımızı güçbirliğimize katılmaya; kararlılığımızı hep birlikte seslendirmeye çağırıyoruz: “Ülkemizin ve yurttaşların esenliği, gönenci, uygarlık yolunda ilerlemesi için; özgür birey, bilinçli yurttaş, demokratik toplum için cumhuriyetimizin başlattığı eğitim ve kültür devrimini sürdürmeye kararlıyız!”
Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyor; laik, aydınlanmacı eğitim için özveriyle savaşım veren tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü dayanışma duygularımızla kutluyoruz.
Çalıştaya ilişkin bilgi ve sonuç bildirgesine erişim: http:// okuryazarlikcalistayi.blogspot.com.tr/

İstanbul 33. Kitap Fuarı HASAN AKARSU
Bu yıl 08-16 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen Uluslararası İstanbul 33. Kitap Fuarı ile Uluslararası İstanbul 24. Sanat Fuarı’nın yoğun ilgi görmesi sevindiriciydi. 850 yayınevinin katıldığı fuarda, 270 kültür-sanat etkinliği düzenlenirken, sanat bölümündeyse bine yakın yapıt sergilendi. Fuarın bu yılki onur yazarı Atilla Dorsay, onur sanatçısı ise Nevhiz Tanyeli’ydi. Onur konuğu ülkenin Macaristan olduğu fuarda, 12 yazarla 35 ülkeden 91 yayınevinin yer aldığını, ana izleğin de “Türk Sinemasının 100. Yılı” olduğunu belirtmeliyiz.
Fuarda düzenlenen etkinliklerden ilgimizi çekenleri izleyebildik. 16 Kasım Pazar günü, saat 14.15 ile 15.15 arasında Büyükada Salonu’nda düzenlenen etkinlikte “Ölümünün 15. Yılında Fakir Baykurt” anıldı. Turhan Günay’ın yönettiği söyleşide, Adnan Binyazar ile Feridun Andaç’ın görüşleri ilgi çekiciydi. Adnan Binyazar, Fakir Baykurt gerçeğini anlatırken, onun her şeyi sağlam yaptığını, Yılanların Öcü romanının köleleşmiş bir toplumun başkaldırısı olduğunu vurguladı. Fakir Baykurt’un yapıtlarında ironiyi, zekâ dilini, halkın dilini ve lirizmi kullandığını, bunun için önemli bir yazar olduğunu anımsattı. Turhan Günay, Fakir Baykurt’un yurt gerçekçiliğinin, Türkiye’de ve Almanya’daki çalışanlar açısından önemini vurguladı.
Uluslararası İstanbul 33. Kitap Fuarı’nın aydınlanma yolunda, toplumumuza büyük katkısı olduğunu düşünerek emeği geçenleri kutluyoruz.  

HÜLYA KÜÇÜKARAS Okuryazarlık Kurultayı Düzenleme Kurulu Başkanı



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları