Olaylar Ve Görüşler

Türkiye artık uyanmalı

19 Mart 2020 Perşembe

SEMİH KALKANOĞLU

ARAŞTIRMACI YAZAR

İtalya’da, Fransa’da, Çin’de TV kanallarında yoğun bir aydınlatma kampanyası yapılıyor. Türkiye’deki TV kanalları ise ülkede hiçbir şey yokmuş gibi dizi ve filmleri yayımlamaya devam ediyor.

Korona virüsü salgını için Türkiye’de “olması gereken tedbirler” ne yazık ki yeterince alınmıyor.

Bu virüs “havadan” geçmiyor. Sadece insanların bünyelerinde bulunur ve sadece “yakın temas” durumunda karşıdaki sağlıklı kişiye bulaşır.

Fransa’da, İtalya’da, Çin’de hükümetler hemen “sokağa çıkma yasağı” koydular. Çin’de salgının ilk çıktığı kent olan Wuhan’da hemen sokağa çıkma yasağı kondu. Ama İran’da salgının ilk çıktığı kent olan Kum kentinde bu uygulama yapılmadığından 20 gün içinde salgın tüm İran’a yayıldı.

Türkiye’de ise salgının ilk çıktığı kent halka açıklanmadı ve o kent enterne edilmedi. “Yakın temas” da önlenmediği için Türkiye, bugün tüm kentlerinde salgının hızla yayıldığı bir ülke konumuna geldi.

Doğru ve yanlış uygulamalar

Çin’de salgının ilk çıktığı kent olan Wuhan’da 1000 yataklı 2 katlı yeni hastane 7 bin kişilik ekiple 10 günde tamamlandı ve şubat başında açıldı. Aynı kentte 1500 yataklı bir yeni hastane daha açıldı. Yoğun tedavide SARS ve MERS salgınlarındaki ilaçlar kullanılıyor, akciğerler işlevini yapamadığı için yoğun oksijen takviyesi yapılıyor.

Türkiye’de ise “şehir hastaneleri” nedeniyle yüzden fazla devlet hastanesi tüm sistem ve ekipmanlarıyla kapatıldı. Salgın için öğrenci yurtları kullanılmaya başlandı. Oysa öğrenci yurtlarında, hastanelerde olan tüm gerekli tıbbi ekipman ve malzeme yok.

Türkiye’de İçişleri Bakanlığı’na bağlı 550 bin polis gücü ve 350 bin jandarma gücü mevcut. Ayrıca TSK de 400 bin kişilik bir kadroya sahip.

Halen Türkiye’de marketler ağzına kadar tüketici dolu. Bu sürdüğü takdirde, tüm bu tüketiciler “potansiyel” virüs taşıyıcısı olarak görülmeli.

Okulların kapatılması, öğrencilerin yurtlardan çıkarılıp bu yurtların “sözde” karantina mahalleri olarak kullanılması “tümüyle” yanlış uygulamalardır.

Katı önlemler şart

Okulların kapanmasıyla tüm okullu aileler bunu bir tatil olarak gördüğünden çoğu, yaşadıkları kentleri, yaşadıkları konutları terk etti. Halbuki insanların en güvenilir yaşam alanları, halihazırda yaşadıkları konutlardır.

Bu salgını önlemenin tek bir yolu var: en az on beş günlük katı bir sokağa çıkma yasağı uygulanmalı.

Bu uygulama halen başlatılmadığı takdirde mart sonuna kadar vaka sayısı binlere, ölüm sayısı yüzlere ulaşacaktır. 

Bu katı tedbirlerin alınmadığı süreç devam ederse ve insanlar arası “yakın temas” önlenmezse nisan ayı sonuna kadar salgındaki vaka sayısı daha da yükseklecek sayıya, ölüm sayısı binlere ulaşacaktır.

“Sokağa çıkma yasağı” on beş gün sonunda istenen, beklenen sonuca ulaşmadığı takdirde bir on beş gün daha katı uygulama devam ettirilmeli. Azami 30 gün sonunda Türkiye bu salgınla mücadeleyi aynen Çin gibi kazanacaktır.

Türkiye’ye yazık ediyorlar

Bugün için Türkiye halkının yarısı henüz bu salgının nasıl bir salgın olduğunu anlamadı, takdir edemiyor.

Halen sokaklar, AVM’ler dolu. Halbuki “Sokağa Çıkma Yasağı” mart başında uygulamaya alınmalıydı.

Alınsaydı, mart sonunda Türkiye de bu salgını “başarıyla” sonlandırmış olacaktı. Türkiye’yi yönetenler halen nasıl bir yıkıcı felaketle karşı karşıya olduğumuzu anlamış değiller. Dolayısıyla Türk halkı da halen uyutulmaya devam ediyor.

İtalya’da, Fransa’da, Çin’de TV kanallarında yoğun bir aydınlatma kampanyası yapılıyor. Türkiye, TV kanalları ise ülkede hiçbir şey yokmuş gibi dizi ve filmleri yayımlamaya devam ediyor.

Türkiye’ye çok yazık ediyorlar

Halbuki bu salgını (isteselerdi ve biraz düşünselerdi) Türkiye’ye hiç sokmamak dahi mümkündü. Bu adımlar en geç ocak ayı başında atılabilseydi, salgın Türkiye’ye hiç gelmeyecekti. Ama yapmadılar.

Türkiye’yi yönetenler, tüm ülke vatandaşları, İtalya’da yaşanan süreci dikkatle takip etmeli, yazdığı gerçekleri dikkatle okumalı ve aynı süreci Türkiye’de yaşamamalılar.

Ülke çapındaki tüm tedbirler en az mayıs sonuna kadar aynı kararlılıkla sürdürülmelidir.


Yazarın Son Yazıları

Nasıl olmalı? 2 Nisan 2020
Sermayenin paniği 1 Nisan 2020