Olaylar Ve Görüşler

Yabancı dil eğitimi politikamız ne diyor?

23 Şubat 2020 Pazar

Prof. Dr. Cem Balçıkanlı 

Türklerin yabancı dilleri öğrenmeye başlaması bugün pek çok kişinin sandığı gibi İngilizce ile değil Fransızca ve İtalyanca ile oldu. Bu iki dile duyulan ilgi, 1940’lı yıllarda yerini İngilizceye bıraktı. O dönemlerin ünlü dilbilimcileri Gatenby ve Faucett, Türkiye’deki yabancı dil eğitiminin tohumlarını atan bilim insanlarıdır. Türkiye’nin Fulbright komisyonuyla 23 Şubat 1945 tarihinde imzaladığı anlaşmayla yabancı dil eğitimi çalışmaları Amerikalılar ile sürdürülmeye başlandı. 

Verim düştü

Gazi Eğitim Enstitüsü İngilizce bölümüyle Georgetown Üniversitesi arasında 22 Aralık 1953 tarihinde imzalanan anlaşma doğrultusunda yabancı dil eğitimine ilişkin önemli adımlar atıldı. Bu adımlar sayesinde ilki 1955 yılında açılan maarif kolejleri, sınavlarla seçilmiş öğretmen ve öğrencilerle yabancı dil eğitiminde çok başarılı işlere imza attı. Maarif kolejlerinin yerini 1975 yılında Anadolu liseleri aldı. İlkokulu bitirip bu okullarda eğitim görmeye başlayan öğrenciler 1 yıl süreyle haftada 20 saatten az olmayacak şekilde yabancı dil eğitimi aldı. 1997 yılında sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitime geçilmesiyle birlikte Anadolu liselerinin orta kısımları da kapatıldı. Önceleri ders saatlerinin yüksek olmasından dolayı iyi sonuçlar alınıyorken bu tarihten sonra verim büyük oranda düştü. Anadolu liselerinin hazırlık sınıflarının kapatılmasıyla da ders saatleri bir defa daha azaltıldı. Bu gelişme, nitelikli okullarda eğitim alan ve ülkenin toplumsal dönüşümünü sağlamada rol oynayan öğrencilerin daha az yetişmesine neden olacaktı. Ancak o zamanlar bunu pek kimse kestiremiyordu.

Yabancı dil eğitimi politikası belgesi

Eğitim şûralarına, hükümetlerin programlarına veya stratejik planlara baktığımızda neden etkili bir yabancı dil eğitim politikamızın olmadığını görüyoruz. Bu resmi nitelikteki belgelerin çoğunda özel olarak yabancı dil eğitiminden bahsedilmemiştir. Detaylı bir inceleme olmaksızın yabancı dil bilmenin öneminden ve Avrupa Birliği üyelik sürecinde yabancı dil bilen insana duyulan ihtiyaçtan söz edilmiştir. 2015 yılındaki hükümet programında ise olumlu bir gelişme göze çarpıyor. Bu tarihte Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 5. sınıfların yabancı dil hazırlık sınıfı olması için çalışmalara başladı. 2017-2018 eğitim-öğretim yılında belirli sayıdaki okulla yürütülen pilot uygulamanın, öğrencilerin yabancı dil becerilerine az da olsa olumlu bir katkı sağladığı görüldü. 2023 Eğitim Vizyonu’nda, yabancı dil eğitimine ilişkin çeşitli hedefler ortaya konmuştur. Bunlar olumlu olsa da İngilizcenin yabancı dil olarak öğretildiği Türkiye gibi ortamlarda ders saatlerinin artırılmasına vurgu yapılmaması belgenin eksik yönlerinden biridir. 

Yabancı dil eğitimi, Maarif kolejleri geleneğiyle başlayıp Anadolu liseleriyle devam eden süreç dışında önemsenen bir alan olmamıştır. 2023 Eğitim Vizyonu’nda belirtilen hedeflere ulaşmak için yapılması gereken, bir yol haritası oluşturmaktır. Bu yol haritasının oluşturulmasında tüm paydaşların sürece dahil edilmesi gereklidir. Neden yabancı dil öğretilmediği sorusuna sürekli maruz kalan yabancı dil öğretmenlerinden tutun da yurtdışında bir kafede kahve siparişi veremeyen öğrencilere kadar herkes sürece katılmalıdır. 

Treni kaçırmayalım

Konuların derinlemesine analiz edileceği atölye çalışmalarıyla, üniversitelerde araştırma yapan bilim insanları ve öğretilmesi planlanan dilin uzmanları da bu politikanın oluşturulmasına katkıda bulunmalıdır. Harita olmadan istediğimiz kadar iyi bir gemimiz, iyi bir kaptanımız, iyi mürettebatımız olsun. Nereye gideceğimizi bilmeden ve bu konuda bir yön çizmeden attığımız tüm adımlar suya çizilen resimler kadar süreklilikten uzak olacaktır. Ülke olarak “yabancı dil” konusunda daha bütüncül ve daha radikal adımlar atmak zorundayız. Yoksa Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun o meşhur şiirindeki dizesinde söylediği gibi “Sen treni kaçırmış bir milletin oğlusun”. Trenleri kaçırmaya devam ederiz. Ama ülke olarak bir daha o treni kaçırma lüksümüz yok. 


Yazarın Son Yazıları

Sermayenin paniği 1 Nisan 2020