Özdemir İnce

İmam hatipler sonda ama...

15 Aralık 2020 Salı

30 Kasım 2020 tarihli Sözcü gazetesinin birinci sayfasında insanın gözüne sıçrayan çarpıcı bir manşet: “ÖSYM üniversite sınavlarının sonuçları açıklandı: Sınavda fen liseliler zirvede, imam hatipler sonda.”

Bu başlık eski bir öğretmen olarak beni öldüresiye üzdü. Şimdi haberin tamamını okuyalım, üzüntümü sonra anlatırım:

***

Sınavda fen liselilerin puan ortalaması 359.33 oldu. İmam hatip öğrencilerinin başarısı ise 180.01’de kaldı. 2 milyon 424 bin 718 kişinin katıldığı sınavın birinci ayağında, adayların yüzde 24’ü hiçbir fen bilimleri sorusunu cevaplayamadı. Temel matematikle ise tam 399 bin aday sıfır çekti. İmam hatipliler de puan türlerinde ortalama olarak çok gerilerde kaldı.

Üniversite sınavında en başarısız imam hatipler:

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın bu yılki oturumlarına ilişkin değerlendirme raporu ÖSYM tarafından yayımlandı. Üniversite sınavlarında lise türlerine göre Temel Yeterlilik Testi puan ortalaması şöyle oldu: Anadolu lisesi: 238.72. Fen lisesi: 359.33. Sosyal Bilimler Lisesi: 275.07. İmam hatip lisesi:180.01. Sınava başvuran herkesin girmek zorunda olduğu TYT’de matematik ve fende sıfır alanların sayısı dikkat çekti. Temel matematik veya Türkçe testlerinin en az birinden 0.5 veya daha fazla puanı bulunan 2 milyon 257 bin 671 adayın 2020-TYT puanı hesaplandı, BirGün’ün haberine göre, bu durumda 38 bin 467 adayın puanı hesaplanmadı yani sıfır almış kabul edildi. 512 bin 39 aday ise 150 puan alamadıkları için daha ilk barajı aşamadıkları için elendi.

***

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre: “(Madde 1) Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler. (Madde 26) Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel safhalarında parasızdır. İlköğretim mecburidir.”

***

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. maddesine göre, “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.(...) Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. (...) Devlet, maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar.”

***

İnsanlar elbette ilke olarak eşit doğarlar. Doğarlar ama içinde (içine) doğdukları maddi öznel ortam, doğum anından itibaren bu eşitliği bozar. Çünkü bu ortam toplumsal eşitsizliğin sonucu ve nedenidir. İyi niyetli İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi de T.C’nin iyimser anayasası da eğitim ve öğretimin eşitlik ortamı içinde olmasını devlete ve topluma veriyor.

Veriyor ama Türkiye’nin devlet otobüsünün şoför mahallinde çağının çağdaşı olmayan bir sürücü oturmakta ve anayasanın “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz” diyen 42. maddesine karşın, bu sürücü, otobüsü imamhatip okulları durağına sürmekte, milletin çocuklarını bu durakta indirmektedir. Kaydı yapılan öğrencilerin yüzde 95’i bu okullarda okumak istememektedir. Üstüne üstlük bu okulların din dersleri dışındaki müfredatı normal ortaöğretim okullarınınkinden çok farklıdır: Türkçe başta olmak üzere sözel dersler ile matematik ve fen dersleri çok zayıf kalmaktadır. Bu nedenle çocuklar (öğrenciler) zekâ bakımından yakın olmalarına karşın imamhatip mezunları öteki ortaöğretim okulları mezunlarıyla yarışamamakta ve son sırada yer almaktadır. Öteki okulların da çok iyi olduğu söylenemez ama imamhatiplerin karşısında ezici bir üstünlükleri vardır.

***

Bu konuda çok yazdım: İmam-Hatip Saltanatı: İmamokrasi (Tekin Yayınları) adlı bir kitabım var. Bilgi ve ilginize!

AKP de başta olmak üzere bütün Milli Görüş partileri, okulları, meslekleri ve devlet kadrolarını, askeriyeyi dinselleştirerek (İslamcılaştırarak) bir imam (molla) rejimi kurmayı hedeflemişlerdir. Ama olmuyor, olmuyor işte!.. Oldurmak için anayasanın başlangıç bölümü ile 2. maddesinde tanımı yapılan Cumhuriyet Devleti’nin (gerçekten) hizmetinde olacaksın.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları