Öztin Akgüç

Ülkemizde kamu bankacılığı

22 Ocak 2020 Çarşamba

Kamu bankaları, belirli sektörleri geliştirme gibi özel amaçları olan, toplumsal kârlılığı gözeten ihtisas bankalarıdır.

Cumhuriyet döneminde kurulan kamu bankalarının önemli bölü­mü; Türkiye Emlak Kredi Bankası (Emlak ve Eytam Bankası), Sümerbank, Etibank, Denizbank, T.C. Turizm Bankası ya tasfiye edilmiş ya da özelleştirilerek yok edilmişlerdir.

Faaliyette bulunan kamu bankalarının kuruluş amaçları, işlevleri, günümüzdeki uygulamalarını değerlendirmek üzere aşağıdaki özetleme yapılmıştır.

T.C. Ziraat Bankası

Ülkemizin ulusal sermayeli en köklü finansal kurumu, kuruluşu 1863 yılına değin uzanan T.C. Ziraat Bankası’dır. Tarım sektörünün kredi gereksiniminin bir örgüt eliyle karşılanması amacıyla girişim, Mithat Paşa’nın Niş Valiliği sırasında Rusçuk-Pirot kasabasında Memleket Sandığı kurulması ile başlamıştır. Almanya’daki kooperatif bankalarından (Raiffeisen) esinlenerek kurulan memleket sandık­ları, 1888 yılında yayımlanan nizamname ile Ticaret ve Nafıa Nezare­ti’ne bağlı, başlangıç sermayesi 10 milyon Osmanlı Lirası olan Ziraat Bankası’na dönüştürülmüştür. Banka, Cumhuriyet döneminde sürekli yenilenerek T.C. Ziraat Bankası unvanlı iktisadi devlet teşekkülü haline getirilmiştir. Bankanın temel amacı, tarım sektörünü geliştir­me, çiftçilerin çeşitli kredi gereksinimlerini karşılama, tarım kooperatiflerini destekleme, tarıma dayalı sanayiyi geliştirme olarak özetlenebilir. 

Türkiye Halk Bankası

Ekonomik olduğu kadar toplumsal gelişme açısından da önem ta­şıyan KOBİ’lerin kredi sorununa çözüm bulmak, esnaf ve sanatkârla­rın kaynak bulmaktaki zorluklarını gidermek amacıyla 1933 yılında 2284 sayılı yasa ile hükümete Halk Bankası ve Halk Sandıkları kur­mak üzere yetki verilmiş ise de banka, 1938 yılında faaliyete geç­miştir. Bankanın kuruluşu, dönemin hükümetlerinin, kredi konusu çözümünü, devletin ekonomik olduğu kadar sosyal yönü de olan yükümlülüğü olduğu görüşünü yansıtır.

T. Halk Bankası’nın kuruluşunda, Fransız Halk Bankaları Merkez Sandığı’ndan esinlenilmiştir. Başlangıçta mevduat toplama yetkisine sahip anonim şirket statüsünde kurulan halk sandıkları, zamanla tasfiye edilerek T. Halk Bankası’na katılmışlardır.

Türkiye İhracat Kredi Bankası (Türk Eximbank)

İktisadi devlet teşekküllerinin plan hedeflerine uygun yatırımla­rını finanse etmek üzere 1964 yılında Kalkınma Bankası olarak kuru­lan Devlet Yatırım Bankası, 1987 yılında şekil ve nitelik değiştirerek dış ticaretin finansmanına yönelik bir ihtisas bankası kimliğine dö­nüştürülmüştür. Bankanın amacı; “ihracatın geliştirilmesi, ihraç ve hizmetlerinin çeşitlendirilmesi, yeni dış pazarlar kazandırılması, ihra­catçılar ve yurtdışında faaliyet gösteren müteahhit firmalara ve yatı­rımcılara, uluslararası piyasalarda rekabet gücü ve güven sağlanması” olarak belirlenmiştir.

Türkiye Kalkınma Bankası

Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası (DESİYAP) olarak 1975 yılında kurulan banka, 1988 yılında Türkiye Kalkınma Bankası unva­nını almıştır. Bankanın amacı, kredi verme, iştirakte bulunma, teknik yardım sağlama yollarıyla halka açık çok ortaklı şirketleri destekle­mektir.

İller Bankası

Kentlerin kalkınmasına hizmet etmek, imar planlarını hazırlamak, altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak amacıyla, belediyelere orta uzun vadeli kredi vermek, teknik yardım sağlamak üzere 1933 yılında 2301 sayılı yasayla Belediyeler Bankası olarak kurulmuş olan banka, 1945 yılında İller Bankası unvanını almıştır.

Türkiye Vakıflar Bankası

Banka, taşınır ve taşınmaz mal ve değerler karşılığı kredi açmak, ortaklıklar kurmak, ortaklıklara iştirak etmek, taşınmaz mal alıp satmak, her türlü bankacılık işlemi yapmak üzere 1954 yılında 6219 sayılı yasa ile, sermayesinin büyük bölümü Vakıflar Genel Müdürlü­ğü ile mülhak  vakıflara ait olmak üzere kurulmuştur. 2019 yılında sermayesinin yüzde 58.1’i Hazine’ye devredilen banka, bir ihtisas bankası olmayıp ticaret ve mevduat bankası olarak faaliyet göstermektedir.                                  

Kamu bankaları, günümüzde, kuruluş amaçlarını, toplumsal ve ekonomik işlevlerini gereği gibi yerine getirmemeleri nedeniyle eleştirilmektedir. Banka yöneticileri atanırken liyakat, ehliyet, kamuya hizmet gibi nitelikler aranması yerine; itaat, sadakat, kişisel beklentilere hizmet aran­ması kurumların işlevlerini yerine getirememelerine yol açmaktadır. Kamu bankalarının görev ve işlevlerini yerindelikle yerine getirebilmesi için, göreve yetenekli, özverili, kamu yararını gözeten yöneticilerin atanması gerekir.


Yazarın Son Yazıları

Toplumumuzdaki ayrışma 26 Şubat 2020
Planlı kalkınma 12 Şubat 2020