Öztin Akgüç

Zor ve sorunlu yıl: 2020

01 Ocak 2020 Çarşamba

Her yeni yıla hayırlı ve uğurlu olması, önceki yıllardan daha iyi geçmesi umudu, dileği ile girilmekte; temenniler, dilekler, gerçekçi nedenlerinin, dayanaklarının olmaması halinde, safça iyimser beklentiler olarak kalmaktadır.

Yeni yılda umutlu beklentiler; ancak olumlu gelişmelerle gerçekleşebileceğinden, dünyada ve ülkemizde olabilecek gelişmelerin yönünü öngörmek, etkilerini irdelemek gerekir.

Geçmiş yıllardaki gelişmeler, izlenen politikalar, tutumlar geleceğe de ışık tutar. Gelişmeler, emperyal güçler arasındaki siyasal ve ekonomik çekişmelerin daha da şiddetleneceği yönündedir. Küresel ekonomide görece yavaşlama, ticaret savaşlarının sürmesi, yaptırımlar, ambargolar uygulaması, dünya ticaretinde daralma beklenmektedir. Alınan kararlar, 2020 yılında da gelişmiş ekonomilerin, deflasyona sürüklenmemek için, parasal genişleme ile düşük düzeyde enflasyon yaratma politikalarını sürdüreceklerini göstermektedir. 2000’li yılların başlarından itibaren izlenen neo-liberal politikalar, 2007-8 krizine çözüm getirmemesine karşın sürdürülmektedir. İzlenen politikalar, gerek küresel gerek ulusal düzeyde gelir ve servet dağılımını daha da bozmakta, krizin maliyetini emekçi sınıfın, özellikle de gelişmekte olan ülkelere yüklemektedir. İşsizlik, gelir dağılımının bozulması yanı sıra emperyal güçlerin tetiklemeleri de Ortadoğu ve Güney Amerika ülkelerinde toplumsal huzursuzluğu artırmakta, iç çatışmaları şiddetlendirmektedir. 2020 yılında koşulların daha da kötüleşmesinden, çatışmaların şiddetlenmesinden kaygı duyulmaktadır.

Ülkemiz için resmen, ütopya olarak nitelendirilebilecek ekonomik başarılar; büyüme hızının sıfıra yakın düzeyden yüzde 5.0’e yükselmesi, enflasyonun tek haneye inmesi, işsizliğin en az iki puan azalması hedeflenmektedir. 

Mevcut bilgi ve verilerin ışığında hedeflerin gerçekleşme olasılığı irdelenmelidir. Ekonomik büyüme, gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) artışı ile ölçülmektedir. GSMH, bir yıl içinde ülkede üretilen, ara malları hariç nihai tüketim malları ile yeni sermaye mallarının (makine-teçhizat, inşaat) piyasa fiyatları ile değerleri toplamıdır. Ülkede üretilen tüm mal ve hizmetleri bire bir saymak, saptamak olanağı olmadığından; GSYH, bazı göstergelere, varsayımlara, belirlenen katsayılara dayanılarak, tahmini olarak hesaplanmakta, muhasebe kesinliği taşımamaktadır. Hesaplama, cari piyasa fiyatları ile yapıldığından, fiyat şişkinliğinin giderilerek, reel büyüme hızının saptanması için düzeltici olarak GSYH deflatörü kullanılmaktadır. Muhasebe kesinliğinin olmaması yanı sıra deflatörün de fiyat değişikliğini tam yansıtmaması halinde GSYH artışı reel büyümeyi yansıtmamakta, hesap tarzı manipülasyona açık bulunmaktadır. Üretime dayalı hesaplanan GSYH, kullanım ve üretim faktörleri arasında dağılımı açılarından da hesaplanarak irdelenmektedir. Kullanım yerlerini; özel ve kamu tüketimi, yatırımı, ihracat ve stok artışı oluşturur. Tüketilen, yatırılan, ihraç edilen malların, stokun bir bölümü, yurtdışından sağlandığından, ithalat (-) olarak, kullanım yoluyla GSYH hesabında yer alır. GSYH; katma değerin, üretim faktörleri arasında ücret, faiz, kâr ve kira olarak dağılımına da dayanılarak hesaplanır. Bu üç şekilde hesaplanan GSYH’nin tutarlı olması gerekir. Salt özel ve/veya kamu tüketim harcamalarının veya ihracatın artışı reel büyümeyi yansıtmaz. Mevcut sermaye mallarının, gayrimenkullerin satışının artması da piyasada bir hareketlenme yaratsa da, mülkiyetin el değiştirmesi GSYH’yi etkilemez. GSYH artışını yeni makine-teçhizat üretimi, yeni inşaat sağlar. Yeni yatırımlar, mevcut tesislerde kapasite kullanım oranının yükselmesi, istihdam ve verimlilik artışıyla reel büyüme sağlanır. 2020 yılında reel büyümeyi sağlayacak etkenlerde belirgin bir değişme beklenmediğinden hedeflenen büyüme söylem olarak kalacaktır.

Ülkemizde hedeflerin gerçekleştirilmesine değil, açıklanan resmi rakamların hedeflere uyumunun sağlanmasına özen gösterildiğinden, açıklanan rakamların tutarlılığının da irdelenmesi, doğrulanması gerekmektedir.

2020 yılında kamu kesimi finansmanı ile finans sektörünün belirginleşecek riskleri, ekonomik sorunlar listemizi daha da kabartacaktır. 2019 bırakıtlarına yeni eklenecek sorunlarla zor geçecek bir döneme girmekteyiz. Dileğimiz ülkemizin politik, ekonomik, toplumsal sorunları en az kayba uğrayarak atlatmasıdır.



Yazarın Son Yazıları

Toplumumuzdaki ayrışma 26 Şubat 2020
Planlı kalkınma 12 Şubat 2020