Sahipsiz Saip Köyü...

07 Aralık 2015 Pazartesi

Malum, memleketin muhtarları son dönemde muteber.
Seçim süreçlerinde “saray”da ağırlama, yemekler, alkışlar, televizyon şovları, al gülüm ver gülüm.
Muhabbet pek bi güzel!
Cumhurbaşkanı, memleket meselelerini onlara anlatıyor, mesajlarını onlar aracılığıyla iletiyor.
Hatta muhtarlığın öneminin altını çizerken onlara teröristleri bulmak, izlemek ve ortaya çıkarmak gibi polisin, güvenlik güçlerinin misyonlarını yüklüyor..

***

Gel gör ki muhtarların hepsi muteber değil, aralarında farklılar ve cezalandırılması gerekenler de var.
Tuta tuta ayrımcılık, bizim köye, bizim muhtara yansıdı.
Abartmayayım Türkiye’nin en güzel köylerinden Karaburun Saip Köyü’nün muhtarı, sahipsiz bırakıldı.
Sahipsiz ne kelime, Turhan Karaoğlu eşyalarıyla birlikte muhtarlık binasından kapı dışarı atıldı.
Neden, niçin mi?
Anlatayım, hikâye ilginç...
AKP iktidarı, 30’a yakın ili büyükşehir yapıp, yasayla bir gecede köyleri mahalleye dönüştürmüştü ya...
Köylerin mal varlıkları, muhtarlık binaları, menkul ve gayrimenkulleri bir gecede el değiştirdi.
Peki, ne oldu?
Hemen hemen bütün köylerin varlıkları, illerde valiler başkanlığında kurulan komisyonlar tarafından Diyanet’e verildi.
Şimdi bizim köyün imece usulü bağışlarla yaptığımız muhtarlık binası ve köy kahvesi, ayrıca bakkalı, 5 dönüme yakın zeytinliği belediyeye geçmesi gerekirken Diyanet İşleri’nin oldu.
Açıkçası gasp edildi.
Ya sonra?
İzmir Valisi’nin tepeden gelen buyrukları onaylamasıyla gasp edilen köyümüzün varlıkları, birkaç gün sonra tayini çıkacak Karaburun Kaymakamı’nın talimatıyla yerine getirildi.
Karaburun Müftülüğü’nün ısrarıyla, kaymakamın giderayak talimatıyla Saip Köyü Muhtarlığı boşaltıldı.
Müftü Bey, sürekli, kendisi ve imamlar aracılığıyla köyümüzün bakkalı Ayfer Abla’dan dükkânı boşaltmasını istiyor.
Eğer bira satmazsa kalabilirmiş, ama bu durumda işletemezmiş.

***

Muhtarımız Turhan şimdi sokağa atıldı.
Ekmeğiyle oynanan Ayfer Abla ne yapsın, yakında bakkalın kapısına kilit vuracak.
Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır, acil bir gereksinim olmamasına karşın muhtarlığın boşaltılmasını anlayamadıklarını söylüyor.
CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, “Halkın oylarıyla seçilen muhtar sahipsiz değildir. Kapı önüne konulmasının açıklaması nedir? Köyün iktidar partisine oy vermemesi olabilir mi?” diyor.
Ben anladım; bizim bağış ve desteklerimizle yapılan muhtarlık binası ve köy kahvesi Kuran kursuna hazırlanıyor.
Halkın vergileriyle lüks arabalara binen sayın Diyanet İşleri Başkanı... Gasp edilen köy kahvesi ve muhtarlık binası için yaptığım bağışları, geri istemiyorum ama sizin “değerlerinizle” helal etmediğimi bilmenizi istiyorum...
Not: Sevgili okurlarım, bu son pazartesi yazım. Ekonomik gerekçelerden ötürü yönetimin kararıyla yazarların gün sayısının birer eksiltildiği bildirildi. Bundan böyle haftada iki gün yerine, yalnızca cuma günleri buluşabileceğiz...  


Yazarın Son Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015
Rüzgârgülleri... 4 Aralık 2015
Karizmanın sınırı!.. 30 Kasım 2015
Adım adım uçuruma!.. 27 Kasım 2015
Korkunç gerçeğe doğru 23 Kasım 2015
Canavarı kim yarattı? 16 Kasım 2015
Sahici olmak... 9 Kasım 2015
Mavi Yeşil Direniş 2 Kasım 2015