Yazgülü Aldoğan

Uzman çavuş, bekçi, polis!

06 Şubat 2020 Perşembe

Ergen bile olmadan başladığı mahalle berberindeki çıraklık hayatını Cihangir’de kuaför dükkânı sahibi olarak sürdürürken saçlarını ağartan M., köyden kente gelen her yeni göçmen gibi çocuklarını okutmak hevesindeydi önceleri. Biricik oğlunu, devlette işe girer, hem güvenli hem de çok para alır diye sağlıkçı yapmak istedi. Hatta paraya kıydı, özel okula bile yolladı. Çocuk da okudu, anestezi teknikeri oldu. Ne ki, üniversitenin patronu, sağlığın da patronu olmuş, ayarı bozmuştu. Neredeyse bütün özel tıp okullarında teknik eleman sınıfları açılmış, mezunlar piyasayı gerekenden fazla doldurmuş, işe girmek için asgari ücrete bile razı olmuşlardı! Babası, bunun için mi okuttu oğlanı özel okullarda? Kendisi ilkokul mezunu, evi, arabası, dükkânı var. Öfkesinden oğlanı da dükkânında çırak yaptı önce. Annesinin kuzusu, elini sıcak sudan soğuk suya sokmamış oğlan, niye gözden düştüğünü anlamadan, dükkânda kesilen saçları süpürüyor! Baba çözüm düşünüyor. Önce ondan duydum zaten iki tarak darbesi arasında. Bilgiç bilgiç, “Önemli olan başını bir yerden devlete sokabilmek” dedi. “Nereden olursa olsun. Şimdi bekçiliğe müracaat etti. Parası iyi. Sonra sağlığa atlar. Ama alım yapmıyorlar. Bir açsalar alımı.” Sanki şekerpancarı alacak fabrika. “Oğlanı bekçi mi yapacaksın” diye saf saf sormuştum! 

Polislik iyi

Biz okumuş kentli salakların bu köylü kurnazlıklarını anlama ihtimali sıfır. Yıllardır kendi kızım gibi sevip kolladığım, eğitimine yardım ettiğim Diyarbakırlı bir öğrencim var. Oralarda yırtmanın yolu, hele kız çocuğuysa devlet memurluğundan geçiyor. Başka yerde çalışmasına zaten sıcak bakılmıyor. Devlet memurluğu dediğin de öğretmenlik. Bir halt olmayacağını biliyorum ama hevesi kırılmasın diye destekledim, hiç olmazsa çocuk yaşta evlendirmezler. Okul bitti. Atanamayan öğretmenler listesine eklendi. Okul yok, iş yok, köye gönderildi. Hatta on kardeşten en büyük olan abi “berdel yapın, ben de evlenmiş olurum” diye tutturmuş, aklımı kaçıracaktım, neyse bir işe soktuk da şimdilik olay yatıştı. Ama kızın gözü polislikte! Sınavına bile girdi, vatana millete hizmet etmek istiyorum diye bir şeyleri ezberleyip söylemiş. 

Ne kadar kızsam da hak veriyorum; atanamayan öğretmen olarak beklerken girip çok da başarılı olduğu şu andaki işinde sesi kısılana kadar telefonda konuşup paket satıyor, asgari ücret alıyor. Polis olsa, üç katını alacak. Boşta olan öteki oğlan bekçi olsa, beş bin filan! Keşke okumasaydı, ortaokul mezunu bekçi bile olsa, benden fazla para alacaktı! Son açıklanan bekçi ve polis maaşlarını duyan öğretmenler, kibarlık olsun diye “yanlışlık onlara verilende değil, bize verilmeyende” diye kıvırıyor ama ortaokul mezunu bekçiye niye 5 bin lira veriyorsun, neyin karşılığında? Milis mi yetiştiriyorsun? Polis akademilerinde FETÖ’cü yetiştirdiler, biz 2 yıllık polis okullarını beğenmezken bir de iki aylık kursla sokağa salınan ve yarın bana sokakta kimlik sorma ve arama yapma hakkı verilen bekçiler çıktı başımıza! Onlar içinse mesele bir yerden başını sokmak devlete, sonrası Allah kerim. Sorgulamıyor yapılan yanlışı, faydalanmaya çalışıyor! Ayrıca sorgulasan ne olacak, saymışlar; okumayan, çalışmayan,19-25 yaş arasında “ev çocuğu” olanların sayısı 5.5 milyona ulaşmış! 

***

Şehitlerimiz uzman çavuş

Yaşları 24-25 arasında değişen 8 askerimiz, uzman çavuş, uzman onbaşı. İdlib’de “hain bir saldırı” sonucu şehit düştüler. Yaşamlarının baharında, daha yaşamamışken hatta. Resmi açıklamalar karmakarışık. “Rejim güçleri” saldırmış. Rejim güçleri dediği, Suriye’nin resmi ordusu. Sen neredesin? Suriye’de. Suriye İdlib’e niye saldırıyor? Çünkü orada cihatçı, bölücü güçler var, Suriye resmi ordusu onlarla savaşıyor. Türkiye, Suriye ordusu ile savaşa mı girdi? Sözüm ona kendi sınırını korumak için içinden çıkılmaz bir kaosa, bir ABD, bir Rusya ile göz kırpışarak giren Türkiye, başından beri ikaz edildiği, tehlikenin göz göre göre geldiği İdlib’de askerini, insanını kaybediyor! Suriye, ülkesinin bölünmesini istemediği için savaşıyor. Biz hâlâ cihatçı güçlerin arkasında duruyoruz. Mezhep kavgalarının içinde işimiz ne? Üç çocuk babası TIR şöförü İsmail Akay’ın yetim kalan çocuklarına anlatın bakalım babalarının niye öldüğünü?

Eski Genelkurmay Başkanı, şimdinin Savunma Bakanı Akar açıklama yapıyor: “Rejim hedefleri”ne cevap verilmiş, “rejim mensubu askerler etkisiz hale getirilmiş.” Rejim dediği Suriye. Göz göre göre yanlış politika, yanlış taktik, yanlış savaşta inat. Savunma Bakanı, savunma yapsın. “Rejim güçleriyle savaş” değil. Suriye yetmedi, sonra Rusya ile de mi savaşacağız?  


Yazarın Son Yazıları