Brexit’ten Yıldız Savaşları’na

02 Şubat 2020 Pazar

İngiltere, 31 Ocak’ta Avrupa Birliği’nden ayrıldı. 

23 Haziran’dan beri tartışılan Brexit’te son aşamaya gelindi. Geçiş süreci yıl sonunda tamamlanacak. 

O zamana kadar İngiltere vatandaşları için değişecek ve aynı kalacak bazı durumlar var. 

31 Aralık 2020’ye kadar AB vatandaşları ile aynı haklara sahip olacaklar, pasaport kontrolünde onlarla aynı bölümde sıraya girecekler.  

Avrupa Sağlık Sigortası Kartı geçerli olmaya devam edecek. 

AB’de yaşayıp çalışmaya devam edebilecekler. 

AB’de yaşayan İngilizler, devletten emeklilik maaşlarını ve yıllık zammı almaya devam edecek. 

Ama takvimler 31 Aralık 2020’yi gösterdiğinde bunlar bitecek. 

Bu nedenle Brexit süreci tamamlandıktan sonra da AB vatandaşı olarak kalmak isteyenler, yeni bir kampanya başlattı. Bunun için bir internet sitesi açtılar: www.stayeuropean.org

Yazımı dün öğlen gönderdiğim ana kadar 70 bin 87 kişi başvurmuştu; katılan sayısı hızlı denilebilecek bir artış gösteriyor. 

‘Bağlantılı vatandaşlık’

Kampanyayı başlatanların amacı, AB vatandaşı olarak kalmak isteyen İngilizler için bireysel bir seçenek oluşturmak. AB vatandaşları ile aynı ayrıcalıklara sahip olmayı değil, öncelikle Avrupalı kalma isteklerini belirten bir kimlik kartı verilmesini talep ediyorlar. 

Siteye girdiğinizde şu not çıkıyor karşınıza: “Kampanya yeterince büyüyüp dikkat çektiğinde, bu konuda resmi bir plan yapmak üzere AB nezdinde lobi yapacağız.” 

AB’nin kendilerine vatandaşlık vermesi karşılığında bunun için belli bir ücret ödeyerek AB bütçesine katkıda bulunmayı da kabul ediyorlar. 

Bu girişimin ardında Avrupa Parlamentosu’nun Belçikalı üyesi ve Brexit Koordinatörü Guy Verhofstadt’ın da desteği var. 2016’dan beri bunu gündeme getiriyor. Geçen günlerde “bağlantılı vatandaşlık” (associated citizenship) önerisini tekrarladı. 

İngiltere hükümetinin böyle bir planı desteklemeyeceği açık ama kampanyayı başlatanların amacı AB’nin desteğini almak. 

Plan işlerse bunun tabii Britanya’da yaşayan AB vatandaşlarına bir yardımı olmayacak, onlar eskiden bu ülkede var olan haklarını kaybedecek. 

Doğumla belirlenen değil, tercih edilmiş vatandaşlık

Bu girişim, insanların doğumla belirlenen değil, kendilerinin seçtiği ülkenin vatandaşı olma isteğini gündeme getirmesi bakımından önemli.

Özellikle Trump’ın ABD’de doğum yoluyla vatandaşlık sağlayan uygulamayı değiştirmek istediği bir dönemde bu yaklaşım tam bir tezat yaratıyor. 

ABD anayasasının 14. maddesi, anne ve babasının statüsünden bağımsız olarak, Amerikan topraklarında doğan her çocuğun ABD vatandaşı olmasını öngörüyor.

Bunu nasıl engelleyecekler? Herhalde Amerika’da doğum yapacağından şüphe edilen kişilere vize yasağı getirecekler. 

ABD vizesi başvurusu yapılırken ya da ABD’ye seyahat edilirken başvuru sahibinin hamile olup olmadığını nasıl belirleyecekler? Gebelik testi mi gündeme gelecek?

Yeryüzü vatandaşlığı üzerine bir beyin fırtınası

Ailesini ve doğacağı yeri belirleyemeyen insanın, belli bir yaşa ulaştıktan sonra istediği ülkenin vatandaşı olma hakkını elde etmesi, yaşadığımız dönemde ütopik görünüyor. 

Ama konu üzerinde beyin fırtınası yapılabilir. 

Böyle bir hak herkese verilse, zengin Batı’nın vatandaşı artarken, yoksul ülkelerinki azalır. 

O durumda şu anda da olduğu gibi, zengin Batı vatandaşlığına yığılmayı önlemek için, onun ücretini yükseltirler ki yoksullar gelemesin... 

Peki, niye herkes yeryüzü vatandaşı olmuyor? 

Sizce bir gün bu gerçekleşebilir mi?

Olursa bu hangi yüzyılda olur? 

Bunun sonucunda savaşların ve eşitsizliğin sonu gelir mi?

Milyarlarca farklı insandan oluşan böyle devasa bir toplum kendini nasıl idare eder?

Belki de fazla düşünmeye gerek yok. Büyük olasılıkla o zamana kadar uzaylılar ile karşılaşmış oluruz ve Yıldız Savaşları başlar... 


Yazarın Son Yazıları

Karartma yılları 1 Mart 2020
Sendikada bir ilk 23 Şubat 2020