CNN TÜRK boykotu, farklı sesler ve tek koro

09 Şubat 2020 Pazar

Yıl 2013.

Tarih 31 Mayıs...

Gezi Parkı Direnişi’nde olaylar arttığı sırada uluslararası medya olayları haberleştirirken, CNN TÜRK, Habertürk, NTV gibi ulusal haber kanallarında konuyla ilgisiz programlar yayımlandı. 

Hatta CNN TÜRK, penguen belgeseli yayımlayarak “penguen medyasını” türetti. 

Tarih 2 Haziran...

O dönem Başbakan olan RTE, Habertürk’te Fatih Altaylı’nın programına konuk oldu. Teke Tek adlı program Habertürk, Bloomberg HT ve Show TV kanallarında da ortak yayımlandı.

Erdoğan, programda içki içenlere alkolik yaftası yapıştırmış, protestolara karşı kışkırtıcı ifadaler kullanmış, Fatih Altaylı ise çanak sorular soran bir tavır almıştı. 

Holding medyasının Gezi Parkı olayları sırasındaki taraflı yayınlarını protesto edenler, Habertürk’e yürümüş, binanın önünde “Fatih Altaylı bize de sorsana, canlı yayın kaç para” sloganları atmıştı. O gün o kanalı televizyonumda ayarlı kanallar arasından sildim.

***

Tarih 3 Haziran...

Bu kez Gezi Parkı ile ilgili taraflı haberleri yüzünden NTV ve Sabah gazetesinin önünde protestolar gerçekleştirildi. 

Sokaklarda “Parasını versek bize de haber yapar mısın NTV!”, “Bu da mı haber değil NTV”, “Satılmış medya!” sloganları yankılanıyordu. 

Kuruluşundan itibaren çalışıp 2001’de kovulduğum NTV’yi de o gün televizyonumdan sildim.

Sonrasında Kabataş yalanı ve üretilen sahte haber silsilesine tanık olduk. Mesleğim adına çok utandım. İnsan olarak çok öfkelendim. 

Bir kısmı “yandaş medya” tanımına uyan, bir kısmı da doğrudan iktidarın sesi olan medya organlarının hepsini ben Gezi döneminde sildim. Hiçbirinin sosyal medya hesabını hiçbir zaman takibe almadım. 

Bu olaylardan yaklaşık 7 yıl sonra ana muhalefet partisi CHP, sadece CNN TÜRK’ü boykot kararı aldı. 

Kılıçdaroğlu’nun boykotun nedenine dair açıklaması şöyle: “CHP’lilere nasıl tuzak kurabiliriz diye özel bir yayın politikası izlendiğine tanık olduk. CNN Türk’ün tarafsız yayın yapıyormuş gibi yaparak A Haber tarzı yayın yapmasını kabul etmiyoruz.

Doğru bir karar ama çok geç

Bu kararın yıllar önce alınması gerekirdi. 

Yandaş medya, gencecik insanlar Gezi protestolarında can verirken sustuğunda,

Kumpas davaları sırasında iktidar partisinin borazanı gibi işlev gördüğünde,

Laikliğin altı oyulurken gericiliğe çanak tuttuğunda,

Gerçekleri değil, iktidar propagandasını sistematik olarak pompalayıp “gerçeklik sonrası” dönemi yarattığında alınması gerekirdi.

Belli ki yayınlarda hedef doğrudan CHP ve CHP’liler olunca bu karar alınmış.

CHP’nin kararı ayrıca eksiktir

Çünkü yayınlarıyla kamu yararını değil, iktidarın çıkarlarını gözetir hale gelen sadece bir kanal değil, tüm yandaş medya ve iktidar medyasıdır. 

Kılıçdaroğlu, “CNN kanalının uluslararası bir markası var. O markanın da kendine özgü bir ağırlığı var dünya kamuoyunda. O ağırlığını da büyük ölçüde CNN TÜRK kaybettirdi” diyor. 

CNN, Türkiye’de pek çok insanın sandığı gibi saygın bir TV kanalı değildir. 

Irak savaşı sırasında, kitle imha silahları konusunda yaptıkları yalan haberlerle nasıl yüz binlerce insanın ölümüne yol açan savaşı körüklediklerini “30 Saniyede Bush” adlı kitabımda anlatmıştım. 

CNN’in sorumluları da ellerinde hiç çıkmayacak kanla dolaşıyor. 

Meslek etiğine karşı patronun çıkarı

Şimdi herkes boykot kararının ne kadar sürdürülebileceğini, seçim döneminde nasıl bir tavır benimseneceğini, CHP’nin basın toplantılarına CNN TÜRK muhabirlerinin alınıp alınmayacağını merak ediyor. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan, “Biz kinci bir parti değiliz. Prensiplerimiz var. Eğer hatalarının farkına varıp, objektif olmaya karar verirlerse bir kez daha değerlendiririz” demiş.

Bunun kincilik ile ilgisi yok. Gezi Parkı protestolarından bu yana medyadaki kirliliğe karşı tutarlı bir duruş sergilemekle ilgisi var. 

Yandaş medya birden tavır değiştirip halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına saygı mı duyacak? 

Patronları aniden iktidar ile iş ilişkilerini dondurup evrensel gazetecilik ilkelerini mi önemseyecek?

Meslek etiği birden holding çıkarlarının önüne mi geçecek?

Hiçbirinin olacağını düşünmüyorum. 

Yandaş holding medyasında farklı sesler var gibi görünse de tek koro vardır: O da iktidar korosudur.


Yazarın Son Yazıları

Karartma yılları 1 Mart 2020
Sendikada bir ilk 23 Şubat 2020