1,5 milyon sigortalı kayıp

DİSK-Ar tarafından TÜİK ve SGK verilerine dayanılarak yapılan araştırma raporuna göre, 1 milyon 570 bin sigortalı ücretli TÜİK verilerine yansımıyor.

18 Nisan 2010 Pazar, 08:11
Abone Ol google-news

DİSK - AR'ın araştırmasına göre, SGK kapsamındaki zorunlu sigortalı sayısı 11 milyon 255 bin kişi olurken, TÜİK'in 15 Nisan 2010'da açıkladığı ücretli sayısı ise 12 milyon 825 bin kişi. SGK istatistikleri ile TÜİK'in açıkladığı hanehalkı işgücü anketi arasında 1.5 milyon kişilik bir fark olduğu tespit edilen araştırmada, TÜİK verilerinde yüzde 15'lik bir kayıp olduğu, bu oranın işsizlik rakamlarına yansıtıldığında resmi işsiz sayısının 4 milyon 145 bine, geniş tanımlı işsiz sayısının ise 6 milyon 740 bine ulaştığı iddia edildi.


3 milyon 76 bin kişi kayıt dışı

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Enstitüsü DİSK-AR, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine dayandırarak yaptığı araştırma raporunu yayınladı. DİSK-AR'ın Sosyal Güvenlik Kurumu Ocak 2010 aylık istatistik bülteni verilerine göre, eski SSK, bugünkü SGK 4a kapsamındaki zorunlu sigortalı sayısı 9 milyon 30 bin. Eski Emekli Sandığı, bugünkü SGK 4c kapsamındaki zorunlu sigortalı sayısı 2 milyon 225 bin. Toplamda işteki durumu ücretli olan ve SGK kapsamındaki zorunlu sigortalı sayısı 11 milyon 255 bin. Aynı dönem için TÜİK tarafından 15 Nisan 2010 tarihinde açıklanan verilere göre, ücretli sayısı 12 milyon 825 bin. Bunların 3 milyon 76 bini herhangi bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında değil. Yani kayıtdışı. SGK kapsamındaki kayıtlı ücretli sayısı ise 9 milyon 749 bin. SGK tarafından gerçek olarak tutulan Sosyal Güvenlik istatistikleri ile TÜİK'in açıkladığı hanehalkı işgücü anketi arasında 1.5 milyon kişilik bir fark var.


Adrese dayalı nüfus sistemi sayıyı azaltıyor

Rapora göre TÜİK, Hanehalkı İşgücü Anketi'nin oransal sonuçlarını Nüfus sayısı ile çarparak işsiz sayısını veriyor. Adrese Dayalı Nüfus Sistemine geçişle birlikte o güne kadar yapılan nüfus kestirimi yanlış kabul edilmiş oldu. TÜİK, ADNS'ye geçmeden önce Türkiye'nin 2010 nüfusunu 76.5 milyon olarak tahmin ediyordu. ADNS ile 2010 Ocak ayında nüfusumuz 71 milyon. Arada yaklaşık yüzde 8'lik bir fark var. Bu da sosyal güvenlik sistemindeki kayıp nüfus hakkında bir fikir veriyor. Çünkü bu sisteme geçiş ile birlikte Türkiye kayıtdışı nüfus olgusunu benimsemiş durumda. Bu nedenle TÜİK verileri güven vermiyor.


İşyerini kapatan sayısı 5 bin kişi arttı

DİSK-AR'ın TÜİK'in Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, 2010 Ocak döneminde (Aralık 2009, Ocak, Şubat 2010) geçtiğimiz aya göre, işsiz sayılanların sayısı 23 bin kişi artarak 715 bine, güvencesiz ve geçici iş ilişkisi nedeni ile işini kaybedenlerin sayısı 126 bin kişi aratarak, 1 milyon 171 bine, iflas eden veya işyerini kapatanların sayısı da 5 bin kişi artarak 282 bin kişiyi yükseldi. Bu verilere göre krizin etkileri giderilmediği gibi derinleşmeye devam etti.
 

2 milyon 228 bin kişi iş aramaktan umudunu kesti

Araştırmaya göre, Türkiye açısından işsizlik verileri ile ilgili olarak giderek önemini artıran kesim, işe başlamaya hazır olup, iş bulmaktan umudunu kestiği için iş aramayan ve bu nedenle işsiz sayılmayanlar ile diğer nedenlerle işe başlamaya hazır olup, iş aramayan ve bu nedenle işsiz sayılmayanlar. Bu durumda olan kişi sayısı 10 yıl önce son derece azken, bugün neredeyse toplam işsiz sayısına yakın bir düzeye ulaştı. 2004 yılında sayısı 1 milyon 100 bin olan işe başlamaya hazır olup son 3 aydır, başta umutsuzluk olmak üzere çeşitli nedenlerle iş arama kanallarından birini kullanmayan bu nedenle işsiz sayılmayanların sayısı, 2010 yılının Ocak ayında 2 milyon 228 bin düzeyinde. Bu rakam ele alındığında genel tanımlı bir işsizlik oranına ulaşılıyor. Bu hesaplamaya göre işsiz sayısı 3 milyon 591'den 5 milyon 839 bine yükselirken, işsizlik oranı yüzde 14.51'den yüzde 21.63'e çıkıyor.


Köye dönüş, tarımda istihdama dönüş olarak yansıdı

Rapora göre genel tanımlı (GT) işsizlik verilerine çeşitli nedenlerle tam zamanlı çalışamayanlardan oluşan, eksik istihdam sayıları ilave edildiğinde, işsiz ve yetersiz istihdam edilenlerin toplam istihdama oranı yüzde 26.1'i buluyor. Araştırmaya göre İşsizlik verileri açısından bir başka çarpıcı olgu, tarımda alanında istihdamda yaşanan artış. Türkiye'deki istihdam içerisinde tarımın payı yapısal uyum politikalarının sonucunda 2000'li yıllarda radikal bir biçimde azaldı. Buna karşın tarımda geçtiğimiz yılın ocak ayına göre 697 bin kişilik artış, krizin olumsuz etkisinin bir sonucu. Araştırmaya göre, köye dönüş, krize karşı bir sığınma olarak algılanmalı. Bu durum, işgücü istatistiklerine istihdama dönüş olarak yansıdı.


8 milyon ücretlinin hiçbir iş güvencesi yok

TÜİK verilerine göre ücretlilerin 3 milyon 76 bin kişisi kayıtdışı. Bununla birlikte SGK verilerine göre 30 kişiden az çalışanı olan ve bu nedenle iş kanunun iş güvencesi maddelerinden yararlanamayan ücretlilerin sayısı 4 milyon 668 bin kişi. TÜİK verileri ile SGK verileri arasındaki uyumsuzluk, SGK verileri esas alınıp düzenlendiğinde toplamda 8 milyon ücretlinin herhangi bir iş güvencesi yok. Bu rakama ise 6 aydan az süredir çalışanlar dahil değil.