50 bin kişi açıkta, 600 bin kişi için çadır isteniyor'

Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, Van depreminde yaşanan aksaklıkları ve perde arkasındaki nedenleri Cumhuriyet'e anlattı.

28 Ekim 2011 Cuma, 07:36
Abone Ol google-news

Depremin ardından eleştiri oklarının hedefi olan Türk Kızılayı’nın Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, kendilerine yönelik suçlamalara yanıt verdi.

Başbakan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in “Kızılay iyi bir sınav veremedi, suç Kızılay’ındır” değerlendirmesine katılmadığını vurgulayan Akar, “Yaşananların sorumluluğu bizde değildir. Kimdedir o konuda da fikir beyan etmiyorum. Yalnızca şunu söyleyim Kızılay olarak elimizden geleni yapıyoruz” dedi. Akar sorunun aşılması için “Çiziği bile olmayan binalar var. Devletimizin yetkililerinin bunları saptayıp, girilmesini tavsiye etmesi lazım” önerisini dile getirdi.

Deprem sonrasında yaşanan sorunların arka planını anlatan Ahmet Lütfi Akar, “Normalde 7.2 şiddetinde bir depreme müdahale ettiğimizde karşımızda depremden etkilenmiş maksimum 50 bin kişi buluruz. 50 bin kişi için 10 bin çadır gereklidir. Vatandaşı çadırlara yerleştiririz, yemeğini yaparız, gıdasını, giyeceğini veririz. Ancak burada durum böyle değil” dedi. Bölgede yaşanan olağandışılığı Kızılay Başkanı Akar, “500 bini Van’da, 100 bini Erçiş’te olmak üzere 600 bin afetzede var. Bölge insanı çadırkentte yaşamayı reddediyor, terkedelerse evlerinin soyulacağını, hayvanlarının bakımsız kalacağını düşünüyor. 600 bin kişiyi çadır altına almak için 120 bin çadır gerekir. 120 bin çadırın, dünyanın hiçbir yardım kuruluşunun stoğunda olduğunu zannetmiyorum” sözleriyle ortaya koydu. 

Stoklarında 50 bin çadır bulunduğunu bunun 4 binini Somali’ye gönderdiklerini aktaran Akar, deprem olduğunda ellerinde 46 bin çadır stoğunun bulunduğunu anlattı. Çadırlarını kendilerinin ürettiğini ve üretimin de halen sürdüğünü söyleyen Kızılay Başkanı, kendilerine yönelik eleştirilerden duydukları rahatsızlığı anlatırken, deprem olduğundan beri toplam 5 saat uyumadığını belirtti. Akar, “Kızılayımız bu depremde çok seri hareket etmiştir. 24 saat içinde 17 bin çadır bölgeye ulaştırıldı. Bu büyük bir başarıdır” dedi. Kızılay’a yönelik eleştirileri haksız bulan Akar, yaşanan aksaklıklardaki sorumluya ilişkin sorumuza “Bunun sorumluluğu bizde değildir. Kimdedir, o konuda da fikir beyan etmiyorum. Yalnızca şunu söyleyim, Kızılay olarak elimizden geleni yapıyoruz. Depremin ilk günü çadırkent mi kurulacak, çadır mı dağıtılacak paradoksuyla biraz vakit kaybedildiği doğrudur. Başbakanın oradaki tespitine katılıyorum. Sayın Hüseyin Çelik’in söylediği ‘Suç Kızılay’dadır’ gibi bir düşünceye de katılmıyorum doğrusunu isterseniz” karşılığını verdi.

Devlet hasarsızları belirlemeli

Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, sorunların sürmesinin bir diğer nedeninin ise hasarsız binalara insanların girmemesi olduğunu söyledi. Akar, bu konudaki eksikliği ve bunun önemini şöyle anlattı:

“Devletimizin yetkililerinin gidip hasara uğramamış binaların artçı depremlerle yıkılıp yıkılmayacağını tespit etmesi lazım. Yıkılmayan ya da hasarı olmayan hatta şu ana kadar çiziği bile olmayan binalar var. Bunlara girilmesini tavsiye etmesi lazım. Kar yağıyor, insanlara çadır veremiyoruz, bizim sırtımıza yağıyor bu kar. Eğer yıkılmayan evlerin, yıkılmayacağı kestirilen evlerin tespiti yapılsa, vatandaşlar da evlerine girseler geriye evleri yıkılan, çatlayan, içinde oturulamayacak hale gelen ev sahipleri kalsa, bunlar toplam 50 bin kişi olsa bile ki bu kadar yok ama 100 bin kişi bile olsa biz onları çadır altına rahatlıkla alırız.”