'6 milyona yaklaşan işsizimiz var'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Sayın Başbakan, çevresine baktığı zaman herkes huzurlu, mutlu ve servet sahibi, bir eli yağda, bir eli balda zannediyor, 'bu ülkede yaşayan herkes benim çocuklarım' gibi zannediyor'' dedi.

16 Mayıs 2011 Pazartesi, 12:30
Abone Ol google-news

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün Amasya ve Tokat mitingde halka seslendi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, beraberindeki MHP Amasya İl Başkanı Fatih Coşar, milletvekili adayları Kadir Ekercan, Kenan Erzurumlu ve İsmet Saka ile Yavuz Selim Meydanı'nda düzenlenen mitinge katıldı.

12 Haziran seçimlerine Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik yönden bunalımlı bir atmosferde girdiğini ifade eden Bahçeli, seçimlerin, milletin geleceği için bir karar anı olacağını vurgulayarak, herkesten oy kullanmasını istedi. Bahçeli, ''Bu seçimlerin herhangi bir şekilde lekelenmemesi ve gölgelenmemesi için seçimlere hile karıştırılmaması için, Türkiye genelinde her yerde her sandığın olduğu yerde sağlıklı bir seçimin gerçekleştirilebilmesi için, seçime katılmak isteyen aziz vatandaşlarımız için her türlü güvenliğin sağlanabilmesi için, iktidara çok büyük bir sorumluluk düşmektedir. Eğer bunları başarır, büyük milletimize yakışır demokratik olgunluk içerisinde vatandaşlarımız iradeleri ile neyi ortaya koyar ise hep beraber ona saygı duymak mecburiyetindeyiz. Çünkü bu ülke sizin, dolayısıyla karar da sizin olmalıdır'' diye konuştu.

Türkiye'nin en önemli sorununun işsizlik olduğunu belirten Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Bugün 6 milyon vatandaşımız işsizdir, özellikle bunların arasında yüzde 22'si genç işsizdir. Yani her türlü fedakarlıkla yetiştirdiğimiz eğitimini sağladığınız ya liseden ayrılmış ya üniversiteyi tamamlamış evlatlarınızın, aylar yıllar geçmenize rağmen işsiz olduğunu görüyorsunuz. Öte yandan artık çalışma umudunu kaybetmiş, kalıcı bir işi olmayan, ailesine bir lokma ekmeği götürebilmek için sabahın erken saatlerinde gündelik iş peşine koşup akşama kadar bir yevmiye ile bir veya iki gün çalışıp diğer günler boş gezen milyonlarımız var. Sayın Başbakan bu gerçeği görmüyor. O, Türkiye'ye miyop gözle bakıyor. O gözle gördüğü partinin yöneticileri, milletvekilleri, bakanları onların yandaşları, yalakaları ve çocukları. Onlar, her türlü imkana kavuşmuş, 16 yaşında mısır ticareti ile 17 yaşında gemiciliklerle başlayıp filo sahibi olmaya ve her türlü imkana kavuşan insanlar var. Sayın Başbakan, çevresine baktığı zaman herkes huzurlu, mutlu ve servet sahibi bir eli yağda bir eli balda zannediyor, 'bu ülkede yaşayan her kez benim çocuklarım gibi'' zannediyor.''

'Çocuklarının önlerine bir şey koyamayan milyonlar var'

Bahçeli, diğer bir sorunun da yoksulluk ve mecburi göç olduğunu belirterek, Türkiye'de 12 milyon 500 bin kişinin açlık sınırının altında yaşadığını kaydetti. Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: ''Muhterem Amasyalılar bu birinci sorun işsizlik ise onu tamamlayan ve hayata yansıtan aileye yansıtan ise beraberindeki yoksulluktur. Bu ülkemizde milyonlarca insanımız yoksuldur. Yoksulluk sınırı altında kalan 18 milyondur. 12 milyon 500 bin kişi ise açlık sınırının altındadır. Açlık sınırı demek 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için mutfak masraflarını karşılayabileceği bir gelire sahip olmaması halidir. Yani evine aş götüremeyen, başkaları yerken onlara bakan ama kendi çocuklarının önüne bir şey koyamayan milyonlar var. Bütün bunlar yan yana geldiğinde eğer iktidarı yönetenler bir çare bulamayorsa kendisi bir çare aramaya başlıyor. O da köyünden ilçesine ilçeden ile, buralarda da bir ekmek kapısı bulamıyorsa büyük şehirlere doğru göçe başlıyor. Demek ki ülkenin birinci meselesi işsizlik, ikinci meselesi yoksulluk, üçüncü meselesi ise göçe mecbur olma halidir. Bu ülkenin bir başka sorunu da yolsuzluktur vatandaşlarım. Bugün kime sorarsanız sorun Türkiye'nin sorunlarından bir tanesinin de yolsuzluk olduğunu söylüyor. İşte bazı yerleri özelleştirme adına birilerine peşkeş çekiyorlar, çalışanları atıyorlar. Yeni üretim yapacağı yerde, 'burası şehrin içerisinde güzel de bir arsası var, o zaman vazgeç üretmeyi, dik apartmanları, dik alışveriş merkezleri' diye durup dururken işinden ettikleri insanların açlığının üzerine kendilerinin servetini bina ediyorlar. İhaleler böyle... Düşünebiliyor musunuz?''

Bahçeli, oy pusulası ihalesine de değinerek, ''Birisi çıkıyor, 11 milyon liralık bir ihale yapılmasını öneriyor. Sonradan ihale ona veriliyor. Bir itiraz, bir şikayet üzerine yeniden bir ihale yapılması ihtiyaç oluyor. 11 milyon veren 840 bin liraya oy pusulalarını basmaya rıza gösteriyor. Yani 9 milyon aşağı iniyor. Ey Allah'tan korkmaz adam, 840 bin liradan da para kazanıyorsun, 9 milyon lirayı ne yapacaksın sen?'' dedi.
 

'Hilal Kart' uygulaması

Hilal Kart uygulamaları hakkında bilgi veren Bahçeli, ''Milliyetçi Hareket Partisi düşünüyor, geçmişten günümüze fikri birikimi ile toplumsal hayatımızdan akan o kültür yapımızdan bir çıkış yolu buluyor. Bu çıkış yolu, milliyetçi hareketin milletimize namus sözüdür. Bu çıkış yolu, 100 adet temel sorunun 100 çözümü ile beraber 9 yıllık AK Parti iktidarının tahribatını onaracak, Türkiye'yi toparlayacak bir iktidar yoludur'' diye konuştu.

Bu yol için millete ''Hilal Kart'' uygulamasını söz verdiklerini dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti: ''Hilal Kart bir tüketici kredi kartı değildir, tüketici kredi kartı gibi geri ödemesi ve ödemesi olan bir kart değildir, banka kredisi ile taksitle alacağınız arabanın kartı değildir, geri ödemesi yoktur. Ödemediğiniz takdirde kapınıza gelip icracının dayanmayacağı bir harcama kartıdır. Hilal Kart yoksulumuza, açımıza, kimsesizimize, yetimimize, elden ayaktan düşmüş çalışamaz hale gelmiş yaşlılara, devlet ve millet kaynaşması ile sahiplenmenin adıdır. İşte MHP, size böyle bir kart verecek. Bu Hilal Kartı cebinizde taşıdığınızda utanmayacak, sıkılmayacaksınız. Gelen paketin içerisinde ihtiyacınız var mı, yok mu, 'benim istediklerim mi geldi' diye bir arayışa girmeyeceksiniz. Gelen paket içerisinde yıllarca tüketilmeyip kenarda beklemiş küflenmiş malzemeler olmayacak.'' Tarım girdilerindeki KDV ile ÖTV'yi kaldıracaklarının sözünü veren Bahçeli, yeni desteklemeler vereceklerini de ifade etti. Emeklilere de sahip çıkacaklarını söyleyen Bahçeli, emeklilere 13 maaş vereceklerini kaydetti.

 

'Türkiye'nin etrafı ateş çemberi oldu'

Bahçeli, Turhal İlçe Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, 12 Haziran seçimlerinin Türkiye'nin çok ciddi iç ve dış tehditlerle karşı karşıya bulunduğu bir ortamda yapıldığını söyledi. ''12 Haziran, Türkiye'nin dokuz yıla yakın bir süredir ülkeyi yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi'nden kurtuluşumuzun günü olacaktır'' diyen Bahçeli, AKP'nin milletin beklentilerine cevap veremediğini, sosyal ve ekonomik sorunları çözemediğini ifade etti. Bahçeli, ''Ama diyeceksiniz ki 'dokuz yıl bunlar ne yapmıştır' dediğimizde, Türkiye'nin bölünmesi için elden gelen ne varsa yapmıştır. Yakınlarının, işbirlikçilerin ve hanedanlarının bir eli yağda, bir eli balda olmak üzere mutlu ve huzurlu yaşaması için Türkiye'yi soyup soğana çevirmiştir. O sebepten dolayı bu iktidarın üçüncü dönemi olmamalıdır. Bu iktidara üçüncü dönem iktidarı vermek, çok büyük bir vebal taşır. Onun için Adalet ve Kalkınma Partisi'ni biraz dinlendirmekte en büyük görev bugüne kadar hiçbir karşılık beklemeksizin bu partiden umutlanan ve büyük bir destek vererek iktidar olmasını sağlayan AKP'li kardeşlerime düşmektedir'' diye konuştu.

Bin yıllık kardeşliğin, birlik ve beraberliğin korunması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti: ''Türkiye'nin etrafı ateş çemberi oldu, her an Türkiye'ye yansıyabilir, bir bulaşıcı hastalık gibi gelebilir. Onun için çok dikkatli, çok uyanık ve dünyada ve Ortadoğu'da nelerin olduğunun farkına vararak, Türkiye'deki bir takım ayaklanma provalarını, polis kardeşlerimize her gün yapılan saldırıların anlamını ve Türkiye'ye sızmak isteyen yeni terörist dalgalarının gelişini çok iyi görmek lazımdır. İşte görüyorsunuz, 1 Ağustos 2009 demokratik açılım zırvasının, Türkiye'yi nereye getirdiğini artık anlamamak mümkün değil. Habur kapısında davul zurnayla karşılamanın ne anlama geldiğini anlamamak mümkün değil. Böyle olunca bu iktidardan artık kurtulmanın zamanı gelmiştir.''

Hükümetin ''istikrar içerisinde kalalım'' diyerek üçüncü döneme talip olduğunu söyleyen Bahçeli, ''Hangi istikrardan bahsediyorsun: Hakkari yanıyor, İstanbul yanıyor. Hangi istikrardan bahsediyorsun. Fakat bütün bunların yanında bir gerçeğin üstü örtülüyor. 'Çılgın projelerler, İstanbul'un yanına iki tane şehir kuracağız' vaatleriyle gerçekler saklanıyor, milletimiz tekrar aldatılıyor. Şu an milletimizin içinde bulunduğu en önemli sorun işsizliktir'' diye konuştu. Böyle bir dönemde bir iktidar değişikliğine ihtiyaç olduğunu öne süren Bahçeli, ''Milletimizin kader anı ile milletimizin kendi geleceğini belirlemedeki karar anı örtüşüyor. İşte böyle bir dönemde 12 Haziran seçimleri büyük önem kazanıyor. Onun için bir iktidar değişikliğine ihtiyaç var. Efendim bunlar giderse yerine kim gelecek, gelenler ülkeyi yönetebilir mi, istikrar sağlayabilir mi? Seçime katılan hangi parti olursa olsun Adalet ve Kalkınma Partisi'nden daha iyi ülkeyi yönetebilir. İşte Milliyetçi Hareket Partisi de ülkeyi yönetmeye hazır'' ifadesini kullandı. Hilal Kart Projesi hakkında da bilgi veren Bahçeli, Turhallılardan destek istedi.

Bahçeli Amsya mitinginin ardından Tokat'a geçti.

Tokat'ın Zile ilçesinde halka hitap eden Bahçeli, 12 Haziran seçimlerinin milletin kader anı olacağını belirterek, ''Bu seçimde yol kavşağına getirilmiş bir Türkiye'nin, yeni bir tercihle millet iradesi olarak geleceğinin belirlenmesi olacaktır. Bu seçimler, sizin karar anınız olacaktır. Bunun için bu seçimleri önemsemeliyiz ve bu seçimlerde Türkiye'nin genel durumunu birlikte değerlendirerek bir sonuç elde etmeliyiz'' ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin çok önemli sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Bahçeli, ''Toplumda huzur yok. Bölücü terör cesaretlenmiş, her gün yeni saldırı içerisinde. Ayaklanma provaları yapılıyor ve PKK'nın siyasallaşma süreci hızla devam ediyor. Adalet ve Kalkınma Partisi ile PKK arasında görüşmeler sürdürülüyor ve zaman zaman anlaşmalara varılıyor, zaman zaman ise rol paylaşımı ile birisi iyi adam rolünü, diğeri kötü adam rolünü oynuyor. Ama bir adım atılıyor, bir şehit veriliyor, bir adım atılıyor, bir şehit veriliyor. Kaybeden ülke, kaybeden millet, kazanan ise PKK oluyor. Böyle bir durumda aynı zamanda sosyal ve ekonomik yönden de çok büyük sıkıntılar içerisindeyiz'' diye konuştu.

Bu ülkenin en büyük sorununun işsizlik olduğunu savunan Bahçeli, ''6 milyona yaklaşan işsizimiz var, bu işsizimin büyük kısmı genç. Bununla birlikte gittikçe artan bir yoksulluk var'' dedi.

Bahçeli, şöyle devam etti:
''Böyle bir Türkiye içerisinde huzurlu olan, mutlu olan yok mudur diye sorabilirsiniz, evet vardır. Kimdir bunlar? İktidarın yandaşlarıdır, iktidarın hanedanlarıdır, mutlu bir azınlıktır. Dün at arabası dahi olmayanlar, şimdi İstanbul, Ankara'da kızının altında bir cip, oğlunun altında bir cip ve sınıf atlamışlar, yeni zenginler türeyerek Türkiye'yi soyup soğana çevirir hale gelmişler. Bu böyle mi devam edecek, bunun böyle devam etmesini kabul edebilir miyiz?''

''Ya kaçacak, ya hükümet olacak"

Bu seçimlerin önemli olduğunu yineleyen Bahçeli, şunları söyledi:
''Bu iktidarın bana vereceği bir şey kalmamış, bu iktidar üçüncü dönemi kendilerinin kurtuluşu için arıyor. Çünkü Sayın Recep Tayyip Erdoğan iktidardan uzaklaştığı gün adı gibi biliyor Yüce Divan'a gideceğini. Onun korkusu sarmış, ateş bacayı sarmış ve kaçacak delik arıyor. Ya kaçacak, ya hükümet olacak. Başka şansı yok. Ama nereye kaçsa da getirilecek, Yüce Divan'da bunun hesabı mutlaka verilecek. Şimdi iktidarını sürekli kılabilmek için bir yol takip ediyor. Nedir bu? Geçmiş dönemlerde olduğu gibi ileri demokrasi diyor, özgürlük diyor ama baskılar artıyor, basın mensupları cezaevlerinde çile dolduruyor, bugün 67 tane gazeteci yazdığı kitaptan, yazdığı makaleden dolayı cezaevinde. Ama her gün yandaşları beslemeler ise televizyonlarda sürekli olarak gösteri yapıyor ve Recep Tayyip Erdoğan'ı daha da abartarak anlatmayı kendileri için görev kabul ediyor.''

''Şimdi seçimler yaklaşıyor, paketler yine ortaya çıkacak'' diyen Bahçeli, ''Yoksulluğu ortadan kaldıracağı yerde, yoksulluğu istismar edip, yoksul kalmalarını temin ederek geçici bazı imkanlarla vatandaşımızı oyalıyor. Arkasından da iktidar olmak için oy sözü alıyor. Söz veriyorsan paket eve geliyor, söz vermiyorsun paket bir başkasına gidiyor. Bu ülkeye eziyettir'' ifadelerini kullandı.

''Böyle bir dönemde bu hayat çekilmez'' diyen Bahçeli, ''Bu da böyle devam edemez. Buna bir yol bulmak lazım. 12 Haziran'da bir iktidar değişikliğine karar vermek lazım. 12 Haziran'da bu Adalet ve Kalkınma Partisi'ni nadasa çekmek lazım ve yerine yeni bir iktidarın doğuşuna fırsat vermek lazım'' şeklinde konuştu.

Hilal Kart projesini de anlatan Bahçeli, ''Hilal kart, yoksulun hilalle kucaklaşması ve devletçe korunması demektir. İşte Milliyetçi Hareket Partisi buna söz veriyor ve bunu başaracak bir kadroyla iktidara talip oluyor'' dedi.

 

'Adalet ve Kalkınma Partisinin bu yönetimine bir 'dur' demek lazım'

Bahçeli, Pazar ilçesinde belediye önünde toplanan vatandaşlara yaptığı konuşmada, 12 Haziran'da yapılacak seçimlerin önemine değindi.

Hükümetin geride kalan dönemde başarılı bir uygulama ortaya koyamadığını öne süren Bahçeli, ''Özellikle esnaflarımız, çiftçilerimiz, dar ve sabit gelirlilerimiz büyük bir sıkıntı içerisine düşürülmüşlerdir'' diye konuştu.

İşsizliğin çok yaygın bir hal aldığını iddia eden Bahçeli, ''Her dört kişiden bir tanesinin işsiz olduğu bir ülkede bulunuyoruz. Yoksulluk artmıştır ve bugün için açlık sınırının altında kalan milyonlarca insanımız bulunmaktadır. Gelir dağılımındaki adaletsizlik büyük bir fark yaratmıştır'' dedi.

İktidar partisinin üçüncü defa iktidara talip olmasının Türkiye'ye bir fayda sağlamayacağını savunan Bahçeli, şunları kaydetti:
''9 yılda bekleneni yapamayan, insanlarımızın sorununu çözemeyen bir iktidarın şimdi hangi sebeple bundan sonra üçüncü iktidarında bu sorunları çözeceğine, duymak veya inanmak oldukça zordur. Bu sebepten dolayı başta AKP'ye oy vermiş kardeşlerimiz olmak üzere Adalet ve Kalkınma Partisinin bu yönetimine bir 'dur' demek lazım. Sayın Başbakanın ortaya çıkıp gelişi güzel çıkıp konuşmaları, birçok kırıcı, argo konularda değerlendirmeler yapmaları ve buna benzer davranışları, artık toplumu tahammül edemeyecek bir noktaya getirmiştir. Başarısızlığını yoksulu azarlamayla ortadan kaldırmak mümkün değildir. Hele hele bugün bir gazete de inşallah doğru değildir, ama bir vatandaş iki tane bakana yaklaşıyor, geçim darlığından şikayet ediyor. 'Körsün ama iş bulmuşsun, daha ne istiyorsun' diyor. Böyle bir terbiyesiz üslup olabilir mi? Engelli bir kardeşimize, biraz daha iyi yaşayabilme arzusuyla bir bakan geldiği vakit, ondan bir dilekte bulunmasının karşılığı onun özrünü yüzüne vurarak azarlamak mı olmalı? Hele hele bu Sağlık Bakanı ise çok utanç verici bir durum.''

Bir iktidar değişikliğine ihtiyaç olduğunu savunan Bahçeli, ''Bu iktidar değişikliği Türkiye'de bir huzursuzluk, istikrarsızlık, kargaşa getirmez. Belki de Türkiye'yi biraz daha rahatlatır. Geleceğe daha soğukkanlı bakmamızı sağlar. Bugünkü tahribatın hafiflemesine yol açabilir. Böyle bir durum karşısında da yeni bir iktidarın doğuşuna imkan tanımalıyız. Onun için de 12 Haziran bir fırsat olmalı'' dedi.

Bu arada Bahçeli, Pazar Belediye Başkanı Adnan Özmen'i makamında ziyaret etti. Bahçeli, burada bir basın mensubunun Eurovision Şarkı Yarışması'nda birinci olan Azerbaycan ekibinin Türk bayrağı taşıması ile ilgili değerlendirmesini sorması üzerine, ''Gurur verici bir şey. Çok anlamlı buluyorum. İki devlet, bir milletiz'' dedi. Bahçeli'ye belediyede Tokat Kebabı ikram edildi.