99 milyon dolar rüşvet parası mı?

Kılıçdaroğlu, TÜRGEV’in banka hesabına 99 milyon 999 bin dolar yatıp yatmadığını sordu.

28 Ocak 2014 Salı, 22:37
Abone Ol google-news

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın işadamları Rıza Sarraf ve Ali Ağaoğlu ve bazı bakanlarıyla aynı karede göründüğü fotoğrafı gösterirken “MİT raporuna rağmen başçalan bu fotoğrafta. Dünyayı çamaşır makinalarıyla donatsan kirliliğini temizlemez” dedi. Bilal Erdoğan’ın yönetiminde olduğu TÜRGEV’le ilgili iddialara dikkat çeken CHP lideri, “TÜRGEV’in Vakıf Bankası’ndaki bir hesabına 26 Nisan’da 99 milyon 999 bin 990 dolar para yattı mı? Bu para bir rüşvet parası mıdır” diye sordu.

Kılıçdaroğlu, dünkü grup toplantısında tartışmalı davalarla ilgili olarak “Harddiskin sahte olduğu ortaya çıktı. O arkadaşların bir gün hapiste tutulmaları bir demokrasi ve hukuk ayıbıdır. Milli orduya kumpas kuruldu sözünün arkasında hâlâ duruyorsa, çözüm yeri TBMM ise gelin kardeşim. Haksızlığı bitirelim, adaleti sağlayalım” çağrısı yaptı. CHP lideri, MHP seçim bürosuna saldırıyı da kınadı. Başbakan Erdoğan’ın üzerinde oynanmış Mustafa Sarıgül’lü dosya fotoğrafını göstermesine karşı Kılıçdaroğlu, Erdoğan ve iki eski bakanı Erdoğan Bayraktar ile Suat Kılıç’ın işadamları Rıza Sarraf ve Ali Ağaoğlu ile aynı karede olduğu fotoğrafı gösterdi. Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları özetle şöyle:

İşte ‘kalpazanlık’ belgesi: Başbakanlık Personel Prensipler Genel Müdürlüğü’nün bir yazısı, altında Başbakan Tayyip Erdoğan yazıyor. 22 Ocak 2004’te yazmış. Adalet Bakanlığı’ndan bir yazı gelmiş, dokunulmazlık dosyası ile ilgili, o da TBMM’ye gönderecek. Erdoğan neyle suçlanıyor? Zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrakta sahtecilik fiillerinden ötürü dosyası var, dokunulmazlığını kaldırın diye. Ben kapı gibi belge gösteriyorum. Bunu biliyorduk zaten, ama kendi imzasıyla kendi sahtekârlıklarını parlamentoya bildiren bir Başbakan...

İşte fotoğraf: (Rıza Sarraf ve Ali Ağaoğlu ile fotoğrafı göstererek) 24 Kasım 2013. Bu fotoğraf, üzerine oynama yok. Rıza Sarraf, Ali Ağaoğlu, Suat Kılıç, başçalan Tayyip Erdoğan ve Emine Hanım var. Sayın Başbakan “Yahu o tarihte operasyon yapılmadı, bilmiyordum” diyebilir. 18 Nisan 2013’te MİT Başbakan’ın önüne üç sayfalık rapor koyuyor. “Rıza Sarraf’ın Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Muammer Güler ile mevcut ilişkisinin ortaya çıkması halinde, söz konusu hususların hükümet aleyhine kullanılabileceği değerlendirilmiştir” diye. Yani ‘benim haberim yoktu’ diyemez. Sarraf, hani bu bir bakana 700 bin liralık kol saati verdi ya, Başbakan ile aynı protokolde oturuyor.

TÜRGEV’in hesabına yatan para: TÜRGEV diye bir vakıf var. Erdoğan ailesinin kurduğu. Başında da Bilal var. ‘Benim oğlumla uğraşmayın’ diyor. Sevgili Recep Bey, biz senin oğlunla boşuna uğraşmıyoruz. Sen makamını kullanarak oğluna çıkar sağlıyorsun. Nüfuz ticareti yapıyorsun. Sen diyorsun ki ‘Şu ihaleyi sana vereceğim, rüşveti de oğlumun vakfına ödeyin’ diyorsun. “Bugüne kadar evladından hırsızlık öğrenen baba görmedim” diyordun. Hırsızlık babadan oğula geçer, evlattan babaya değil. “Efendim hayır işi yapıyoruz.” Ne demek hayır işi yahu? “Arsayı buna ver” diyorsun, bunun adı nüfuz ticaretidir. TÜRGEV’in de Vakıf Bankası’nda bir hesabı var. TR 20020001500158048013239675 No’lu hesap. TÜRGEV’in böyle bir hesabı var mı? Bu hesaba 26 Nisan’da 99 milyon 999 bin 990 dolar para yattı mı? Bu para neyin parasıdır? Bu para bir rüşvet parası mıdır? Bugün diyor ya, şu kadar çamaşır makinası sattık. Recep Bey bütün dünyayı çamaşır makinalarıyla donatsak senin kirliliğini temizleyemez.

Fezlekeleri gönderin: Fezlekeleri bekliyoruz. Şimdi Meclis’e göndermeyelim, bütün pislikler saçılacak. Yahu saçılacağı kadar saçıldı zaten. Adam gibi gönder, kimsenin yanında, yolsuzluk yapan kimsenin yanında durma. Yoksa bu başçalan unvanı senin yakana yapışacaktır. Alnına yazacağım senin bunu.

Adalet Bakanlığı boş: Bir savcının tuttuğu tutanağı açıkladık. Adalet Bakanlığı Müsteşarı telefon etmiş, “O müsteşar yerinde kalamaz” dedim. Meğer ortaya çıktı ki bakan da telefon etmiş. “Müdahale etmek için telefon etmedim, bilgi için” diyor. “Savcıyı değiştir” ne demektir, doğrudan müdahale etmektir. Adaet Bakanlığı şu anda boştur. Yolsuzlukları aklamaya çalışan biri vardır, onun adı de Bekir Bozdağ’dır.

Sarıgül dosyası: Fotoğrafla oynanmış, sahtekârlık yapılmış. Onların tayfasından o isimleri karalamışlar, flu yapmışlar. Bir başbakan bir fotoğraf gösterecekse oynamaz, büyütür gösterir. Eğer oynarsa sahte dijital veriler vardı ya, onları yapanın da o olduğu sonucuna varılır. Olay 2004’te. Parti içinde bir tartışma var, genel başkanlık yarışı var, şikâyetler, kavgalar var. Bunlar olur. Şimdi yok. Kavga dönemi bitti. Şikâyet yapılıyor. İçişleri Bakanlığı’na 9 Ağustos 2004’te. Mülkiye müteffişleri olayı araştırıyorlar, “İmar yasasına aykırı uygulamalar var, 27 yapıdan 5’i hakkında iddialar yerini bulmamıştır” deniyor. Danıştay’a gidiyor, Danıştay da bu 22 dosyadan, 21’i hakkında yapacak bir şey yoktur diyor, bir dosya için konu soruşturulsun deniliyor. Olay mahkemeye intikal ediyor. Beraat ediyor, 27 dosyanın tümü aklanmış oluyor.

Baykal’ın yolu: Sayın Baykal’la ilgili de bir iddia ortaya atılmıştı, İsviçre’de bankalarda hesapları var. Sayın Baykal ilgili yerlere başvurdu “Hesabım var mı” diye. Hiçbir hesabı yok. Çıktı toplumun karşısına, “Benim İsviçre bankalarında beş kuruş hesabım yoktur” dedi. Yahu kardeşim senin İsviçre bankalarında sekiz hesabın olduğu söylendi. “Dava açacağım” dedi, açtı mı? Niye dava açmadın sen? Neden Sayın Baykal’ın izlediği yolu izlemedin?

 

"1.5 milyon dolarlık rüşvetin belgesi"