ABD ve Türkiye arasındaki mutabakatta dikkat çeken YPG detayı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’li mevkidaşı Rex Tillerson ile Ankara'da bir araya geldi. Ortak basın toplantısında ilişkilerin normalleşmesi için mutabakata varıldığı açıklandı. Ancak, ABD ile Türkiye arasında anlaşmaya varılan mutabakatta terör örgütleri arasında YPG'nin geçmemesi dikkat çekti.

16 Şubat 2018 Cuma, 12:40
Abone Ol google-news

<video:927783>

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’li mevkidaşı Rex Tillerson ile Ankara Palas'ta bir araya geldi.

Görüşme sonra düzenlenen basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu, "Türkiye ve ABD uzun yıllardır stratejik ortaklığını derinleştirerek sürdürmüştür. Şimdi böylesine kritik bir aşamadayız. Ya bu ilişkileri tekrar yoluna koyacaktık ya da daha kötüye gidecekti. Dün akşamdan beri ortaya koyduğumuz irade ile esasen ilişkilerimizi tekrar normalleştirme konusunda bir mutabakata, anlayışa vardık. Bunu için atılması gereken adımlar var. Her iki tarafın da beklentileri var" dedi. 

"YAŞAMSAL GÜVENLİK KAYGILARIMIZIN CİDDİYE ALINDIĞINI DÜŞÜNMEK İSTİYORUZ" 

Çavuşoğlu, "Biz FETÖ ile mücadele konusunda ABD'nin YPG'ye verdiği destek konusunda ve PKK gibi terör örgütleri ile mücadele konusunda beklentilerimizi net bir şekilde dile getirdik. Yaşamsal güvenlik kaygılarımızın ciddiye alındığını düşünmek istiyoruz. Fakat bugüne kadar verilen sözler oldu konuştuğumuz konular oldu tutulmayan sözler de oldu  çözemediğimiz konular da oldu. O nedenle bundan sonra çözüm odaklı adımları nasıl atabiliriz. Konuştuğumuz konuların sözde kalmaması için uygulanabilmesi için birlikte neler yapabiliriz bunları da konuştuk" dedi. 

"MEKANİZMA OLUŞTURMA KARARI ALDIK" 

Çavuşoğlu, "Tüm bu konuları kapsayacak ve birlikte değerlendireceğimiz mekanizma oluşturma kararı aldık. Hatta mekanizmalar. Bir tanesi konsolosluk, genel konular, FETÖ konusu gibi. Konuları nasıl çözeceğimizi birlikte konuşacağız. Örneğin FETÖ konusunda delil var mı yok mu ilave delile ihtiyaç var mı yok mu bunları uzun kamuoyunda konuşmak yerine bu mekanizma içinde delillerin paylaşılması delillerin yeterli olup olmadığı konusundaki değerlendirmeleri de birlikte yapmamızda fayda var. Aynı şekilde Suriye konusunda da oluşturduğumuz mekanizma ile endişelerimiz nasıl karşılanacak hangi adımlar atılacak? Terör örgütleri ile nasıl mücadele edilecek? Irak'ın sınır bütünlüğünü nasıl sağlayacağız? Cenevre süreci ile beraber siyasi çözüme nasıl gideceğiz birlikte bu süreçte nasıl çalışacağız? Tüm bu konuları kurumlarımız, uzmanlarımız ile somut adımlar atarak artık sözler, vaatler değil, tutulmayan sözler de oldu, çözemediğimiz konular da oldu.  O nedenle  bundan sonra sonuç odaklı adımları nasıl atabiliriz? Konuştuğumuz konuların sözde kalmaması uygulanabilmesi için birlikte neler yapabiliriz? Bunları da konuştuk" diye konuştu. 

"BU MEKANİZMALAR, TOPU TACA ATMA DEĞİLDİR İLK TOPLANTI DA MART AYININ ORTASINDAN ÖNCE" 

Çavuşoğlu, "Bu çalışmalar bizim için önemli sonuçlar doğuracaktır. Bu mekanizmalar, topu taca atma değildir. Süreci savsaklama değil tam tersi anlaştığımız gibi sonuç alıcı mekanizmalar olacak. Her iki tarafın beklentilerini karşılayacak çalışmalar yapacak oyalama yok. İnşallah ilk toplantı da mart ayının ortasından önce gerçekleşecek bu konuda da mutabakatımız var" dedi. 

"İŞBİRLİĞİMİZ AÇISINDAN KRİTİK BİR ZİYARET VE GÖRÜŞME OLMUŞTUR" 

Çavuşoğlu, "Dün ve bugün yaptığımız toplantılar ikili ilişkilerimizin geleceği bakımından endişelerimizin karşılanması bakımından ve bölgesel konulardaki Suriye, Irak özellikle terörlerle mücadele konularında bölgesel konularındaki, işbirliğimiz açısından kritik bir ziyaret ve görüşme olmuştur" dedi. 

"İLİŞKİLERİMİZİN TEKRAR RAYINA GİRMESİ İÇİN ÖNEMLİ OLAN BU ZİYARET" 

Çavuşoğlu, "İlişkilerimizin tekrar rayına girmesi için önemli olan bu ziyaret ve toplantılar neticesinde birlikte geleceğe yönelik ortak adımlar atarız neticeler alırız. İnanıyorum ki iki müttefik gibi güveni yeniden tesis ederiz ve bu güven zemininde ikili işbirliğimizi bölgesel işbirliğimizi güçlendiririz" dedi. 

ÇAVUŞOĞLU: İLİŞKİLERİMİZİ NORMALLEŞTİRME KONUSUNDA ANLAYIŞI VARDIK - VİDEO

<video:927778>

"TÜRKİYE'NİN GÜVENLİ BİR BİÇİMDE SINIRLARINI KORUMASI TALEBİNİ TABİİ Kİ CİDDİYE ALIYORUZ" 

Çavuşoğlu'nun ardından sözü alan Tillerson, konuşmasına Çavuşoğlu ve Erdoğan'a teşekkür ederek başladı.

Tillerson, "Türkiye'nin güvenli bir biçimde sınırlarını koruması talebini tabii ki ciddiye alıyoruz. NATO ittifakında herhangi bir üyemizin böyle bir güvenlik endişesi olduğunda bunu ciddiye alıyoruz. Bu anlamda bu çalışmalarını gerçekleştirirken özellikle sivil  halka herhangi bir zarar gelmemesi için Türkiye'den bazı ricalarımız var. Tabi bu anlamda gerilim artmamasını sağlamaya çalışıyoruz. Suriye'deki hedeflerimiz konusunda başından itibaren Türkiye'ye son derece açık davrandık" dedi.

"HER ZAMAN SURİYE DEMOKRATİK GÜÇLERİNE SAĞLADIĞIMIZ DESTEĞİN KISITLI OLACAĞINI SÖYLEDİK" 

Tillerson, "Her zaman Suriye Demokratik Güçlerine sağladığımız desteğin kısıtlı olacağını belli bir misyona odaklı olacağını söyledik. Askeri hedeflerin daha ileriye taşınmasını engelleyecek bir destek olduğunu belirttik" dedi. 

"OHAL ÇERÇEVESİNDE TUTUKLU SAYISININ DA YÜKSEK OLDUĞU KONUSUNDAKİ ENDİŞELERİMİZİ DİLE GETİRDİK" 

Tillerson, "Tabii ki Türk demokrasisini de destekledik, desteklemeye devam edeceğiz. Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, basının bağımsızlığı konularında her zaman desteklemeye devam ediyoruz. Türkiye bu ilkelere sadık kalmaya devam ettikçe bizim ortaklığımız da ilerlemeye devam edecek. 2016 yılındaki darbe girişimini gerçekleştiren suçluların şeffaf bir biçimde yargılanma süreçlerinin de yerine getirilmesi gerekiyor. Türkiye'deki konsolosluğumuzun çalışanlarının tutukluluğu konusundaki  endişelerimizi dile getirdik. Aynı zamanda OHAL çerçevesinde  tutuklu sayısının da yüksek olduğu konusundaki endişelerimizi dile getirdik.  Türkiye ile ilgili bu davaların başarılı bir biçimde sonuçlanmasını ümit ediyoruz" diye konuştu. 

"SURİYE'YLE İLGİLİ ABD'NİN VE TÜRKİYE'NİN HEDEFLERİ ARASINDA AYRIM YOK" 

Tillerson, "Dün akşam yapmış olduğumuz görüşmelerde kritik öneme sahip konuların nasıl çözülebileceğine yönelik tekliflerimizi sunduk. Bunlar ortak basın deklarasyonumuzda da belirtilecek. Suriye'yle ilgili ABD'nin ve Türkiye'nin hedefleri arasında ayrım yok. Burayı DAEŞ'ten kurtarmak, mültecilerin geri dönmesini sağlamak, bağımsız ve demokratik Suriye'yi kurmak. Diğer terörist gruplara karşı da ortaklaşa çalışmalarımızı sürdürdüğümüzde bir koordinasyon gerçekleştireceğiz ve o bölgelerde kim daha egemen olacak ona karar vereceğiz. Bunları temizledikten sonra buraları önceden oraları yaşayan insanlara teslim edeceğiz. Önce Menbiç konusunu ele alacağız. Kuzey Suriye'nin tamamı üstünde çalışmaya devam edeceğiz. Cenevre sürecini destekleyeceğiz. Bu şekilde Türkiye'nin de güvenli bir şekilde sınırlarının kontrolünü sağlamış olacağız" diye konuştu. 

"AMERİKA BİR ŞEY TÜRKİYE BAŞKA BİR ŞEY YAPIYOR OLMAYACAK"

Tillerson, "Buradaki tartışmaların büyük bir bölümü kendimizi nerede bulduğumuz noktasında. Sayın Çavuşoğlu'nun da belirttiği gibi ilişkilerimizde bir kriz noktasındaydık. Biz bu noktaya nasıl geldiğimizi de konuşabiliriz ama bunu yararlı bulmuyoruz. Yapılacak çalışmalarımız var, bu noktadan sonra artık yalnız hareket etmeyeceğiz, Amerika bir şey Türkiye başka bir şey yapıyor olmayacak. DAEŞ'e karşı başarılı olacağız, Suriye'de başka terörist gruplar varsa onlara karşı da birlikte çalışacağız. Yapılacak çok iş var. Kollarımızı sıvamamız lazım. Hala Suriye içerisinde ciddi ve önemli bir konu var. Hedefimiz konusunda netleştik, anlaştık. Aşama aşama ilerleyeceğiz. Kağıda döküp uygulamaya geçeceğiz" dedi.  

"ABD, BURANIN BİZİM MÜTTEFİK KUVVETLERİMİZİN KONTROLÜ ALTINDA OLMASINI İSTİYOR"

Tillerson, "ABD, buranın bizim müttefik kuvvetlerimizin kontrolü altında olmasını istiyor. Başka herhangi bir gücün buraya tekrar girmesini istemiyoruz. Bu bizim tartışmalarımızın önemli noktalarından biri olacak. Menbiç kontrolümüzde olmalı" dedi. 

"FETULLAH GÜLEN İLE İLGİLİ ENDİŞELERİ DE DİNLEDİK"

Tillerson, "Dün akşam sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede Fetullah Gülen ile ilgili endişeleri de dinledik. Tabii ki bu bir örgüt. Bununla ilgili bize sunulacak tüm kanıtları inceleyeceğiz biz de kendi çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Yasadışı bir çalışma ABD'de gerçekleşiyorsa, bu konuda Türkiye'nin bize sunacağı her türlü  bilgiyi bekliyoruz. ABD'de bu konuda açık bir soruşturma yürütülüyor" ifadelerini kullandı.  

"YPG'NİN FIRAT'IN DOĞUSUNA GEÇMESİ KONUSUNDA DA EMİN OLMAMIZ LAZIM" 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Menbiç konusunda "Bizim endişelerimiz doğrudan bize yönelik oluşan tehditlerle ilgili yani YPG'nin bize saldırılarıyla ilgili. İnsanlarımız ölüyor. Endişelerimizi de kapsayan bu çalışma grubu ve bu çerçevede atılacak somut adımlar çok önemli. 2016 yılında ABD'nin Türkiye'ye verilmiş sözleri vardı bu sözler tutulmadı. Bir keresinde bizden bir heyet davet edildi, YPG'lilerin Fırat'ın doğusunda gittiğini anlatmak için. Fakat o ziyaretten tatmin olmadık. Sonradan YPG'lilerin gitmediğini öğrendik. Şimdi bu süreçte önce Menbiç'ten başlayacağız. Artık bundan emin olacağız. Atacağımız adımlar konusunda da YPG'nin Fırat'ın doğusuna geçmesi konusunda da emin olmamız lazım. Uygulamayı da birlikte görmemiz lazım. Buraların istikrara kavuşabilmesi için bu şehirleri kimin yöneteceği ve güvenliğini kimin sağlayacağı çok önemli. Münbiç yüzde 95 Arap şehriyse, YPG unsurlarının burayı yönetmesi veya güvenliğini sağlaması buranın hiçbir zaman istikrara kavuşmaması demektir. Sadece Münbiç için geçerli değil ama önce Münbiç'ten başlayacağız. YPG buradan çıktıktan sonra biz güvene dayalı güven oluştuktan sonra ABD ile bu konularda adım atabiliriz. Ama önce YPG'nin buradan çıkması lazım. Bu ABD'nin bize vermiş olduğu söz. Bu sözün nasıl tutulacağını uygulamada da bu çalışma içinde ele almış olacağız" açıklamasında bulundu. 

"TÜRKİYE'DEKİ TUTUKLAMALARIN, YARGI SÜREÇLERİNİN, TÜRKİYE'DEKİ OHAL İLE İLGİSİ YOKTUR" 

Çavuşoğlu, "Türkiye'deki tutuklamaların, yargı süreçlerinin, Türkiye'deki OHAL ile ilgisi yoktur. OHAL ile, FETÖ terör örgütüne karşı hızlı adımlar atmamız gerekiyordu. Yargı evrensel kurallarla yürür. Bağımsız yargı bu konuda kararlarını veriyor. Yargı yolu açıktır. Biz AİHM'e de bağlıyız. Oradan çıkacak kararlar da bağlayıcıdır" diye konuştu. 

"HAVA SAVUNMA SİSTEMİNE TÜRKİYE OLARAK ACİL İHTİYACIMIZ VAR" 

S-400 füze savunma sistemine ilişkin Çavuşoğlu, "Kullandığınız terminolojiye karşı olduğumu bildiririm. Tehdit ifadesini kullandınız bu doğru kelime değil. Bu konuyu sadece dün konuşmadık daha önce de konuştuk. Kongre'de çıkan bir yasa var. Onu bize izah ettiler. Diğer taraftan bir konu var ki hava savunma sistemine Türkiye olarak acil ihtiyacımız var. Bir yerden de karşılamamız lazım. Rusya bu konuda bize cazip teklifte bulundu. En son Paris'te bir ortak üretim ön anlaşması imzalandı. Bu konuda biz görüşmelerimizi Rusya'yla Kongre'den önce tamamladık. Sonrasında detaylar konuşuldu" dedi. 

"MÜTTEFİKLERİMİZİ ZARARA UĞRATMAK İÇİN ALDIĞIMIZ BİR KARAR DEĞİL BU RUSYA'YA KARŞI BİR KARAR"  

S-400 füze savunma sistemine ilişkin Tillerson, "Rus askeri araçlarının alınması öncelikli olarak belirlediğimiz konulardan biri. Uzmanları bir araya getireceğiz. Bu koşulları değerlendireceğiz. Dünyanın her yerinde attığımız bir adım sadece Türkiye'ye yönelik değil. Bu bizim dostlarımızı ve müttefiklerimizi zarara uğratmak için aldığımız bir karar değil bu Rusya'ya karşı bir karar. Ülkelere karşı endişelerimizi dile getiriyoruz, birçok ülke ilerlememe kararı da alıyor. Her vaka kendi içerisinde özel koşullara sahip. Net sonuç veremeyeceğim. Dikkatli değerlendirilecek konulardan bir tanesi. Burada tamamıyla kanuna uyacağız bu çerçevede dünyanın değişik yerlerinde uyguladığımız gibi burada da bu çalışmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.  

ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ MUTABAKATTA DİKKAT ÇEKEN YPG DETAYI

Ortak basın toplantısında ilişkilerin normalleşmesi için mutabakata varıldığı açıklandı. Ancak, ABD ile Türkiye arasında anlaşmaya varılan mutabakatta terör örgütleri arasında YPG'nin geçmemesi dikkat çekti. İşte o metin: 

"Türkiye Cumhuriyeti ve ABD, müttefik ve stratejik ortak olarak, birbirlerinin güvenliklerine ve savunmalarına karşılıklı ve tartışma bağlılıklarını teyit ederler. 65 yıldır NATO müttefikleri ve stratejik ortak olarak, İki halk, ilişkilerini, paylaştıkları hedeflerin ve çıkarların ilerletilmesi, ayrıca dünya genelinde demokrasi, hukukun üstünlüğü ve bireysel özgürlüklerin teşviki için hayati görmektedir. ABD, Türkiye'de 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen hain darbe girişimini kınar ve Türkiye'nin demokratik yollarla seçilmiş hükümetiyle ve Türk halkıyla tam dayanışma içerisinde olduğunu belirtir. İki devlet, uzun süreli müttefikliğinin ışığında, ikili ilişkilerde öne çıkan meseleleri çözme konusundaki vaadini teyit eder. İki taraf bu amaca yönelik olarak sonuç odaklı bir mekanizma oluşturulması konusunda anlaşmaya varmıştır. Söz konusu mekanizma en geç Mart ayı ortasına kadar hayata geçirilecektir. Ortak gündemin küresel bir gündem olduğu, bunun terörle mücadele, kitle imha silahlarının yayılmasına karşı koyma, Suriye ve Irak dahil Ortadoğu'ya kalıcı barış ve istikrar getirme, enerji güvenliğini sağlama, radikalleşme ve şiddete varan aşırıcılık ve İslam karşıtlığıyla mücadele gibi birçok kritik konuyu kapsadığı teyit edilir. Türkiye Cumhuriyeti ve ABD uzun süreli müttefikler olarak terörizmin her türü ve biçimiyle ortak mücadeleyle olan kararlılıklarını teyit ederler. Türkiye ve ABD DEAŞ, PKK, El-Kaide ve diğer tüm terör örgütleri ile bu terör örgütlerinin uzantılarıyla mücadele konusundaki kararlılıklarını tekrarlarlar. İki taraf, iki ülke halkını doğrudan hedef alan terör tehditlerine karşı meşru müdafaa hakkını tanırlar. Türkiye ve ABD Suriye'nin toprak bütünlüğü ve ulusal birliğinin muhafazasına olan bağlılıklarını teyit ederler. Bu amaçla Suriye içinde oldu bittiler yaratılmasına ve demografik değişimlere yönelik tüm girişimlere karşı kararlıklıkla dururlar. Suriye'nin dönüşümü ve istikrarlaştırılması konusunda eş güdüm içinde olmaya kararlıdırlar. Tükiye ve ABD Suriye krizi için yalnızca siyasi bir çözümün sözkonusu olabileceği ve bunun yaşayabilir bir siyasi dönüşüm gerektirdiğini hususunu teslim ederek, BM Güvenlik Konseyinin 2254 sayılı kararında belirtilen yerleşik parametreler ve Cenevre Süreci çerçevesinde bu sonucun elde edilmesi için işbirliklerini yoğunlaştırmayı kabul ederler."

Türkiye'nin Tillerson'dan isteğini Reuters duyurdu