Acıpayam'daki depremzedeler unutuldu!

Denizli’nin Acıpayam ilçesinde mart ayında yaşanan 5.5 şiddetindeki depremde evi yıkılan yurttaşlar, 8 aydır konteynerde yaşıyor. Kışa evsiz giren yurttaşlar hükümete tepkili: Sarayda yaşıyorsunuz. Gelin bizim yaşadığımız yeri de görün...

22 Kasım 2019 Cuma, 09:48
Acıpayam'daki depremzedeler unutuldu!
Abone Ol google-news

Denizli’nin Acıpayam ilçesinde geçtiğimiz mart ayında yaşanan depremde evleri yıkılan yurttaşlar, aradan geçen 8 ayda verilen sözlere rağmen evlerine kavuşamadı. Kışı konteynerlerde karşılayan depremzedeler, “Seçim bitti, devletimiz bizi unuttu. Verilen sözler lafta kaldı.” sözleriyle tepki gösterdi.

270 AİLE MAĞDUR 

20 Mart’ta yaşanan 5.5 büyüklüğündeki depremde evleri ağır hasar gören ilçe halkı, 8 aydır yaşam mücadelesi veriyor. Deprem de 6 bin 406 hane etkilendi. 44 yıkık, 303 ağır hasarlı, 275 az hasarlı bina tespit edildi. İlçede Oğuz, Ucarı, Kırca, Ovayurt ve Apa köylerinde depremzedelerden kimi evini kendi imkanlarıyla yaparken bir kısmı köylerini terk etti, bir kısmı 6. derece ağır hasarlı evlerde yaşamaya çalışıyor. Tehlikeli olmasına rağmen çaresizlik nedeniyle hasar görmüş evlerin içine girenler de var. 270 aile ise halen valiliğin dağıttığı konteynerlerde kalıyor. 21 metrekarelik bir odalı konteynerlerde 5-6-7 kişilik aileler yaşıyor. İlçe halkı, yerel seçim öncesi yaşanan depremde kendilerini ziyaret ederek evlerinin yapılacağı sözünü veren hükümet yetkilililerine karşı tepkili.



Depremzedeler, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ilçeyi ziyareti sırasında verdiği “konut yapacağız” sözünü hatırlatarak, “Aylardan beri kullanılan konteynerlerin çoğu eski. Delikleri nedeniyle içlerine yağmur suyu ve soğuk hava giriyor. Bazı vatandaşlar, kendi imkanlarıyla yaptıkları barakalara sığınmış durumdalar. Acilen konutlara, hayvanlarımızı barındıracak ahırlara, mahsullerimizi saklayacak depolara ihtiyacımız var. Sürecin biran önce hızlandırılması ve havalar soğumadan konutların tamamlanması gerekiyor. Söz verip seçimden sonra unutmak olmuyor” diye konuştu.

Demremzedelerden Yaşar Tan yaşadıklarını, “Kerpiçten bir göz evim vardı, depremde yıkıldı. Sağ olsunlar bir konteyner verdiler. Ben, eşim oğlum, gelinim ve 2 torunum burada yaşamaya başladık. Buraya gelip söz verdiler, “evini yapacağız” dediler, yapmadılar. Afet alanı ilan edeceklerdi onu da yapmadılar. Seçim bitti her şey bitti. Kendim ev yapayım desem durumum yok. Tarlamı satılığa çıkardım, alan yok. Hayvanlarımı bırakıp bir yere de gidemiyorum. Burada yaşamak mümkün değil” sözleriyle anlattı. Eşi Ümmü Tan ise, “Yazın sıcakta kışın soğukta burada yaşamaya çalışıyoruz. Soba kurmak yasak diye konteynerin önünü brandayla çevirdik, burada soba yakıyoruz. Sabah torunlarım okula gitmeden önce ellerini ısıtsınlar hiç değilse.” ifadelerini kullandı.



ÇİFTÇİ TARLASINI SATIYOR 

Ümmü Şakrak, zorluklar karşısında psikolojisinin bozulduğunu vurgulayarak, “8 aydır yaramıza bir merhem olan çıkmadı. Sözlerinin arkasında durmadılar, bol bol söz verdiler. Sonra ne arayan oldu ne soran. Burada yaşadıklarımız anlatarak bitiremeyiz. Hayvanlarımı sattım, tarla ve traktörü de satılığa çıkardım. Alan olursa kendimiz yapacağız evimizi. Ben cumhurbaşkanına yazmak istiyorum da okur yazarlığım yok. Saraylarda yaşayacağınıza gelin bir gün de bizim yaşadığımız yerlere bakın. Suriyeliler kadar değerimiz olmadı. Yazıklar olsun” diye konuştu.



‘8 SAAT DURAMAZSINIZ’

Depremzedelerin yaşadığı dramı daha önce defalarca TBMM’de gündeme getiren CHP Denizli Milletvekili Teoman Sancar, yetkililerin görevini yapmadığını söyleyerek, “Sizin sekiz saat kalamayacağınız konteynerde vatandaşlar sekiz aydır yaşıyor. 23.5 milyar lira para alındı imar barışından. 270 aile burada konteynerde yaşıyor. Şuraya biraz gönderin bu paradan, insanları kanteynere mahkum etmeyin. Burayı afet bölgesi görmüyorlar. Afet bölgesi ilan edilmesi için insanların ölmesi mi gerekiyor?” ifadelerini kullandı.