Ağar'ın yargılanmasına devam edildi

Mehmet Ağar'ın, ''Susurluk'' davası kapsamında, Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili ''cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu'' iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.

23 Aralık 2009 Çarşamba, 12:24
Abone Ol google-news

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya vareste tutulan sanık Mehmet Ağar katılmadı. Duruşmada, avukatı Abdulkadir Toluç, önceki celse katılma talebinde bulunan Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, güvenlik güçlerinin operasyonlarında ölü ele geçirilen İbrahim Yalçın Arıkan ve Nurten Demir'in yakınları Mualla Arıkan ile Kibar Demir'in avukatları hazır bulundu.

Katılma talebi kapsamında, elindeki bilgi ve belgeleri mahkemeye vermesi için önceki celse süre verilen Pervin Buldan, partisi hakkındaki kapatma davası nedeniyle hazırlığını tamamlayamadığını ifade ederek, yeniden süre istedi.

Arıkan ve Demir'in avukatları da katılma talebinde bulundu. Katılma taleplerinin gerekçesini açıklayan Avukat Selçuk Kozağaçlı, 1992-93 yıllarında, İbrahim Yalçın Arıkan ve Nurten Demir'in ''kolluk güçlerinin operasyon görüntüsü altında katledildiğini'' savundu.

O dönemde, dava konusu suç örgütünün faaliyette olduğunu kaydeden Kozağaçlı, operasyon nedeniyle yargılanan Ayhan Çarkın'ın da arasında yer aldığı kişilerin beraat ettiklerini anlattı.

Arıkan ve Demir'in ölümüyle sonuçlanan olayların ''çetenin tipik suç işleme biçimiyle örtüştüğünü'' söyleyen Kozağaçlı, ''Bir kolluk operasyonu gibi suç işleniyor. Üst düzey kamu görevlileri olayı örtbas ediyor. İki beraat kararına ilişkin soruşturmalar çete tarafından yapılmış ve deliller karartılmış. Mahkeme beraat kararı vermek durumunda kalmış'' diye konuştu.

Ağar'ın çok etkili bir kişi olduğunu ifade eden Kozağaçlı, Şemdinli'deki Umut Kitabevi'nde 2005'te meydana gelen patlamanın ardından bir polis memurunun kendi amirleri yerine Ağar'a telefon açarak yardım istediğini kaydetti. Ağar'ın, bunun üzerine, ''Demek ki, ortada o kadar adam yok'' dediğini söyleyen Kozağaçlı, 1990'larda İstanbul Emniyet Müdürlüğü yapan Necdet Menzir ve Kemal Yazıcıoğlu'nun, bazı kovuşturmaların sonuçsuz kalması üzerine ''Çaresiz kaldık'' dediklerini anlattı.

Ağar'ın, ''bin operasyon yaptığına'' ilişkin sözlerini anımsatan Kozağaçlı, dava başından bu yana 6. kez müdahillik talebinde bulunduklarını belirtti. Kozağaçlı, ''Daha 994 müdahillik talebi hakkımız var'' dedi.

Cumhuriyet Savcısı Kubilay Taştan, Buldan ve avukatına, elindeki bilgi ve belgeleri sunmaları için süre verilmesini, ''suçtan doğrudan zarar görme şartı gerçekleşmediği'' gerekçesiyle Mualla Arıkan ve Kibar Demir yönünden katılma talebinin reddini istedi.
Ağar'ın avukatı Toluç ise müdahillik isteminin reddini talep ederken, mahkemeye sunulacak belgelere göre tanık bildireceklerini kaydetti.

Bir süre baş başa değerlendirmede bulunan mahkeme heyeti, Buldan'a bilgi ve belgelerini sunması ve beyanda bulunması için yeniden süre verdi.

Arıkan ve Demir yönünden katılma talebini reddeden Mahkeme, Buldan'ın katılma talebinin ise daha sonra değerlendirilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Duruşmayı Hakkari Milletvekili Hamit Geylani de izledi.

 

Davanın geçmişi

Mehmet Ağar, Susurluk davası kapsamında, Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili ''cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak'' suçundan yargılanıyor.
Danıştay 1. Dairesi, Ağar'ın, ''cürüm işlemek için silahlı teşekkül meydana getirmek'' suçu yönünden lüzum-u muhakemesine, eylemine uyan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ''suç işlemek için örgüt kurmak'' başlıklı 220. maddesi gereğince yargılanmasına karar vermişti.

Danıştay İdari İşler Kurulu da 1. Dairenin kararını onayarak dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti.

Mehmet Ağar'ın ''vali'' statüsünde olduğu gerekçesiyle dosya Yargıtay 8. Ceza Dairesinde görüşülmüştü. Ağar'ın, isnat suç tarihinde ''Emniyet Genel Müdürü'' olduğuna işaret eden daire, ''görevsizlik'' kararı vererek dosyayı Ankara Ağır Ceza Mahkemesine iletilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti.

Dosyanın tevzi edildiği Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, ''görevsizlik'' kararı vererek dava dosyasını, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti.